Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
kitapperver itc Tarafından Yapılan Yorumlar
Kahramanlık öykülerin öne çıktığı bir çalışma olmuş. Vefa borcunu minnet hissini yitirmemiz gereken isimlerini unutmamız gereken tarihi kahramanlarimiz olduğunu bir kez daha hatırlatmış. Türk tarihinde cok fazla kahramanımız var bu sonraki nesiller için bir onur olmali ve şeref madalya gibi taşımalı. Maalesef artik her seyi tükettiğimiz gibi vefa borcu ve minnet duygusunu da tükettik. Aidiyet duygumuz ipi çözülmüş balon gibi uçtu gitti. Oysa bir zamanlar sadece vatan, Türklük Müslümanlık ve bağımsızlik icin savaşan Aidiyet duygusu derin köklü ağaç olan bu insanları unutmamak icin yazilan bu kitap küçük bir çalışma. Çünkü bizim kahramanlarımız çok büyük ve biz ne yazarsak yazalim karşılarında küçük kaliyor.
Karşılaştırmalı okumaya muhtaç bir eser. Özellikle sadece Cemal Paşanın yakinlarindan alinan bilgiler yapilan röportajlar eserin objektifliğini düşürür nitelikte. Günümüzde tarih alaninda cok fazla kaynaklara ulasmak artik mümkün bu da tarih anlayışa yeni bir bakis açısı getiriyor. Bu yüzden bu kitap tek başına okunabilecek bir kitap değil,ama yine de hikayecesi anlatimin baskın olduğu kolay okunabilen bir kitap.
Kızına Hürriyet adını verecek kadar özgürlüğe hasretti, Kızına Türkan adını verecek kadar Türklüğe sevdalıydı. Esaret halkında bir babanın kızlarına ve eşine yazdıkları mektupların bazılarına şahit oluyoruz. Mektupların her biri nasihat ve altın öğüt değerinde. uzakta da olsa kızlarının eğitimini, sağlığını düşünen bir baba, vatan memleket sevgisini her şeyinde üstünde görerek bunu bir görev gibi kızlarına aşılamaya çalışıyor. Benim en sevdiğim hatıratlar serisi de Malta Anılarıdır. Bu anılara genellikle esir tutulan son dönem Osmanlı bürokrat, aydın ve askerlerin ailelerine yazdıkları mektuplardan okuyoruz. Öğüt almak için bile arada bazı satırlar tekrar tekrar okunabilir.
Kitap içerisinde çok fazla teknik mevzu bulunmakta. Bunun sebebi de bir tür savunma olduğu ve içinde finansal konular dönüyor oluşundan dolayı bu teknik konular mecburi olarak bulunmakta fakat mesai sonrası gelen rüşvetçi tüccar tayfanın, gıdaya müdahalenin devlet tarafından nasıl sert bir şekilde kontrol edilmesi gerektiğinin göstergelerini barındırıyor. Bugün ise gıda maddeleri için herhalde bu kadar sert tedbir söz konusu değil gibi.
Dönemin iaşesi ve iktisat tarihi hakkında bilgisi olmayan için havada kalacak bilgiler. Ama bu yazınların savunma amaçlı yazıldığını unutmamak lazım.
Yayınevinden çıkan bütün kitaplar çok iyi kalitedeler. Özellikle yazıları görsellerle destekleyip okumayı daha zevkli hale getiriyorlar. Kalite olarak aldığım her kitaptan memnum kaldım. Ahmet İhsan'ın kitabına gelecek olursak 1895-1930 arası Ankara'ya yaptığı seyahatlerden bahsetmiş. Şehrin yapısı, ekonomisi zaman içinde nasıl değiştiğini anlatıyor. Tabi değişen sadece Ankara değil. Kitabın başında yazılar eski kelime ağırlıklı olsa da sonraki yıllarda dilde sadeleştirmeye gidildiği çok iyi anlaşılıyor. Yapılan yollar ve ekonomik kalkınma sayesinde şehrin değişimini gözler önüne seriyor. İstanbul-Ankara arası yolculukta Bilecik- Eskişehir -Bursa da uğrak yerleri olduğu için kısmen o şehirlerden de bahsediyor.