Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

kitapperver itc Tarafından Yapılan Yorumlar

17.08.2024

yeğenlerim çok severek dinlediler. kitabın güzel bir hikayesi var.
14.08.2024

Sabiha Sultan hakkinda yeni seyler öğrenmek için merakla aldığım bir kitap oldu. Ama kaynakçası beni hayal kırıklığına ugratti kitapta her alintiyi sadece Şahbaba'dan yapmış. Sabiha Sultan'in yasayan torunlariyla röportaj yapmasi bilgi aktarimi açısından daha verimliydi. Hatta bir yerde keşke sürekli ayni kitaptan alinti yapacaği yerde torunlarla daha cok soru cevap yapsaymis dedim çünkü asil hikayeler o Sabiha Sultan'in torunlarindaydi.
14.08.2024

Son dönemde beğendiğim nadir akademik kitaplardan biri. Tembelliğin devletin her kademesine nüfus etmesi, geleneksel toplumda ve kaderci anlayışla birlikte gevşeklik ve Tembelliğe neden olmasi sonraki yüzyıllarda hastalığa çare arar gibi tembellik icinde çözüm bulmak istenmesi. Tabi ülkemizde grand ideoloji olmadığı icin yazar bir yerde ermeni sevicilikten vazgecmemis.
09.08.2024

Enver Paşa yaptıklarıyla, söyledikleriyle, duruşuyla belkide son yüzyılın en konuşulan şahsiyetlerinden biri. Herkes kendi gözüyle anlatıp durdu bu yüzden ortaya binlerce Enver Paşa çıktı. Biz bütün hikayeyi hep onun gözünden dinledik. Peki ya hikayenin diğer Kahramanı Naciye Sultan...
Enver Paşanın sevgilisi, ruhu, cicisi, her şeyi..
Şimdi hikayeyi Naciye Sultandan dinliyoruz. Bir Padişah torunu, bir nazlı Sultan nasıl olurdan başlayarak çok sevilen bir aşık olarak devam ediyor. Toz pembe başlayan hayatını griler, siyahlar ziyaret ediyor. Korkular, ayrılıklar, ölümler, sürgünler peri masalını gerçek bir hikayeye dönüştürüyor.
Enver Paşa yıllardır sert eleştirilere maruz kalsada herkesin elini öptüğü bir sevdası var. Paşa da olsa aşk küçültmüyor, yüceltiyordu. İlber ortaylı'nin dediği gibi "hırslı bir subayın kariyer evliliği gibi gözükebilir ama doğrusu çocukluktan henüz çıkan sultanı bu genç subay çok sevdi."
Ve çok sevildi.
09.08.2024

Son döneme özel ilgim olduğu icin bulabildiğim bütün hatıraları okumaya çalışıyorum. Her hatirattan da ders çıkarılacak bir şeyler mutlaka vardir. Tibbiye okullarin alet edavet, egitim konusunda yetersiz olmasi, doktorluk mesleğinin usta çırak iliskisi icinde öğretilmesi ama genellikle yabanci kökenli Türk öğrencilere öğretmekte isteksiz olmasi, savaş dönemi tarim ve bugday cenneti olan Türkiye'de bugday bulunamaması ve ucuz diye Avusturya'da alinmasi gündeme gelmesi.. ilk göze carpanlar bile bugün için ders niteliğinde.