Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
şahime yiğit Tarafından Yapılan Yorumlar
Bu tarz kitabları okuduklarımın alışkanlık haline gelmesi için genelde yavaş yavaş, sindire sindire okumayı tercih ediyorum. Sindire sindire okuduğum çağımızın en büyük hastalıklarına şifa olacak nitelikteki bir kitaptı.Kesinlikle okunması gereken bir kitap okumanızı tavsiye ederim.
Kitapta kullanılan dipnotlar çok hoşuma gitti.Genelde dipnotlar alışılmış sistemde yazılır.Bunun dışına çıkan nadir yazarlar elbet var bu kitapta olduğu gibi.Okurken dipnotları için ayrı bir çalışma yapılmış hissi veriyor okuyıcuya sanırım öylede olmuş.Bu tercih yayınevinin mi mütercimin mi bilmiyorum ama okuyucu için güzel bir tercih olmuş.
İbrahim Kalın eserlerini akademik olarak kaleme alsa bile nev’i şahsına münhasır oluyor.Bu nedenle eserlerini büyük bir keyifle okuyorum."İslâm ve Batı" kitabı okuduğum ilk andan itibaren bende ders kitabı intibası bıraktı.Kitap birkaç kişide de aynı intibayı bırakmış.Bu konuda da yalnız olmadığıma sevindim
Ders kitabı niteliğinde olduğu halde akıcı bir üslupla kaleme alınan kitapta, İslâm ve Batı'ya dair konular ana hatlarıyla anlatılmış. Kitabı okurken okuduğum satırlarda Avrupa Tarihi dersine hazırlanıyomuşum hissine kapılarak okusam da benim için güzel bir tekrar mahiyetinde oldu.
"Kalp, ibadet suyuyla sulanan bir ağaç, meyveleri ise sezgi ve idraktir"
Kalbi Allah'a bağlamak ve O'nun rızasını kazanmak için neler yapılması gerektiğini ikna edici bir dille anlatan.İnsanoğlunun kendi nefsini nasıl aldatıp kandırdığını ve onun bu aldatışlarından kurtulmak için ne yapmak gerektiğini örneklerle anlatılan "Gelin Tacı" Allah'a hakkıyla kulluk etmenin yol ve çarelerini gösteren en özlü tasavvuf eserlerinden biridir.
İbn Ataullah el-İskenderi'nin kitabında verdiği öğütler, havada kalan sözler değil, insanın içine işleyen, sadrına dokunan öğütler olmuş.Okuyan her okuyucuya hem dünyasını, hem de ahiretini güzelleştirecek reçeteler sunmuş...
Gelin Tacı kitabı uzun zaman önce okuduğum, okurken her satırında orijinal kitabını okumak istediğim, masamdan kaldıramadığım nadir eserlerden biri oldu
İnsanda ne var?
İnsana ne verilmemiştir?
İnsan neyle yaşar?
Sorularının cevaplarını bulabileceğiniz bir kitap. Üç sorunun cevabını kitaptaki ilk hikayede bulabiliyorsunuz.Benim hoşuma giden ilk hikaye olmuştu, yıllar sonra elime aldığımda yine ilk hikayede kayboldum.
İnsanda ne var?
İnsanda her şeyin özü olan sevgi var.
İnsana ne verilmemiştir?
İnsana neye ihtiyacı olduğunu bilme yetisi verilmemiştir. Çünkü insan gaybı bilmekten acizdir.
İnsan neyle yaşar?
İnsanlar sadece kendi hayatları için kaygılandıkları, kendilerini kolladıkları için yaşar sanırdım, oysa onları yaşatan tek şey sevgiymiş. İnsan kendisine varlığını hatırlatan, onun var olmasını sağlayan sevgisi ile yaşar...
Kitabı elime alıp kapağındaki resme ilk baktığımda, bilinmez bir kör kuyunun içinde karanlık dehrizlere doğru yol alıyorum.Cümleleri üşüşmüştü zihnime öylede oldu. Başlarda karanlık bir dehrize doğru yol aldığım yolculuğumda, modern çağımızın sorunu toplumsal duyarsızlık ve yozlaşmaya karşı kaleme alınan " Beni Kör Kuyularda" kitabının her satırında gerçeklerle tekrar tekrar yüzleştim.Hasan Ali Toptaş acıyı parayla satan, düşen birine bir tekme daha atan, menfatçilere, hiçbir şey olmamış ve her şey yolundaymış gibi davranan, yeter ki bize dokunmayan yılan bin yıl yaşasın zihniyetindeki insalar için bir eleştiri kitabı olarak kalame almış bu manidar eseri. Eğer kötülük çarkının dişlisi olup, başkalarının acılarını görmezden geliyorsak, başkalarının acılarından haz alıyorsak, onların acılarına karşı dilsiz, sağır ve kör olduysak bizler taşlaşmış kalpleriz demektir...
İşte o zaman vayy geldi bizim halimize...