Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
durana Tarafından Yapılan Yorumlar
işçinin, köylünün, emekçinin hakkını savunan; hakettiklerini alması için, sömürülmelerine engel olmak için çalışan ve hiçbir çıkar gözetmeyen kızıllardan, cahil halk yine de nefret eder. çünkü onlar kandırılmışlar. onlar, sömürüldüklerini bilseler bile patrona itaat etmekten vazgeçmezler. ancak onlara hakettiğini asla vermeyen patronu da sevmezler, ve hep ondan intikam almayı hayal ederler. ama iş başa düştü mü korkarlar. işte burada devreye devrimciler girer. işçileri örgütleyerek isyan çıkarır, hakkını aramasını öğretir. ancak işçiler arasında sivrilen bu devrimciler patronun dikkatini çeker hemen tedbirini alır. onlarla işbirliği içinde olan işçiler de tehdit edilir.
yabancısı olmadığımız, gerçek hayatın ta kendisi olan bu senaryoyu john steinbeck öylesine güzel işlemiş ki, usta romancılığına bir kez daha hayran kalacaksınız.
neveser, bilinen siyasi kitaplardan çok farklı. yazar; tarih, siyaset, felsefe gibi konuları işlerken, çok farklı bir üslub kullanmış. kendine özgü bu üslub, kitabı daha güzel, anlaşılabilir ve sürükleyici kılmış. anlatım dili oldukça sade. tarihteki birçok unutulmuş, ayrıntıda kalmış, ancak öğrenilmesi gereken bilgiler sizi şaşırtabilir. bütün bu konuların yanında, aşkı da başarılı bir dille işleyen bu eseri, bitirmeden elinizden düşüremeyeceksiniz.
okuduğum en güzel psikolojik roman. hasta çocuğun çaresizliği, ümitsizliği gerçekten acı verici. bir de aşk acısı yemiştir ki bu onu ruhsal çöküntüye sokmuştur. hastanede, dokuzuncu hariciye koğuşuna giderken, camdan bakarken gördüğü ağaçların sıhhatini bile kıskanan hasta çocuğu, aylarca hastanede bilinçsiz yatan, duvarların üstüne üstüne geldiğini hisseden, sevdiği kızın hayaliyle yaşayan, yalnız, çaresiz, umutsuz hasta çocuğun psikolojik çöküntüsü, her okuyucunun zihninde kalıcı bir hüzün bırakacaktır.
çukurova ve çevresinin yöresel özelliklerini, bölgedeki yaşamı anlatan, güzel bir kitap. anlatımı ve kullanılan dil sade ve anlaşılır olup, bence sürükleyiciydi. güzel fabrika kızı, peşindeki erkekler, yaşanan mütevazı aşklar, parasına güvenip çapkınlık yapmaya kalkan zibidiler, çok da yabancı olmadığımız konular. geçim derdi olan insanların sıkıntıları, birbiriyle dayanışmaları ustaca anlatılmış. okunması bence çok da gerekli olan bir kitap değil, sıradan bir kitap, ama zevk için okunabilir.
tehcirin çetin şartları altında, çocukların yolculuğu bitirmelerine şüpheyle bakılıyordu. nitekim birçok yetişkin ermeni bile salgın hastalıklardan, soğuktan hayatını kaybetmiştir. buradan da ne kadar doğru bir karar alındığını anlıyoruz. türk ailelerin yanına evlatlık verilen ermeni çocukların çektiği zorluklar, dışlanmaları, ama kültürlerini korumak için kendi aralarında verdiği gizli mücadeler konu ediliyor. tabi bir kısmı için geçerli. bugün bunların torunları kendi kimliklerini arıyorlar. verdikleri mücadele de kitapta yer bulmuştur. tehcir yüzünden yakınlarını kaybeden ermeni çocuklar devlete kin mi duyuyorlar, yoksa kendilerine kucak açan merhametli ailelerden ötürü türklere minnettarlar mı? dini inanışlarını nasıl korudular? ermeni kimliklerinden vazgeçmek zorunda mı bırakıldılar? korumak isteyenler neler yaptı? geçmişini inkar etmek zorunda bırakılan ermeni çocukların hikayesi, torunlarının kimlik arayışı, bence yaşanan herşeye rağmen üzücü. ermeni taşnakların yaptıklarının bedelini ermeni çocuklar çekmemeliydi.