Toplam yorum: 3.284.917
Bu ayki yorum: 6.423

E-Dergi

KY-249488 Tarafından Yapılan Yorumlar

27.09.2005

Bismillah..

Bazı insanlar vardır ki ifade edilmek istenileni öyle bir tarzda ifade eder, anlatır ki size o konuda diyecek fazla söz, itiraz edecek hal kalmaz..

Engin Noyan da işte böyle bir adam..Özellikle bu kitabında izah ettiği meselelerde Müslüman insnaların itiraz edebilecekleri pek açık kapı bırakmamış..

Özellikle Müslüman Hanımefendilerin üniversite okuma merakına değinmesi ve bunun ne derece luzümü üzerinde hoş bir şekilde durması okuyucuya bu konuda en baştan düşünmesini sağlama yönünde fayda sağlayabilir kanısındayım..Baş kısımda buna değinirken Müslüman Hanımın üniversite öğrenimi için başörtüsünü çıkarması/meşruiyyeti ile ilgili de bir iki izahata değinmesi kitabı bu konuda daha da vazgeçilmez yapardı..

Noyan'a teşekkürler..
27.09.2005

Gerilim dolu bir roman..Kriptolojiyi sevdiğim için romandaki en sevdiğim yerler de özellikle şifre ile ilgili bölümler oldu..Zaten bu romanı bu kadar ünlü yapan da bence yazarın şifrleri kurgulmasındaki dahiliğiydi..Bu olmasa geçirdiğim zamanı kesinlikle boş sayardım..Opus Dei ve Zion tarikatı ile ilgili bilgiler, Kutsal Kase, Şovalyeler bana genel kültür, günümüzdeki bazı sembolleri okuma ve iç yüzüne daha dikaktle eğilme açısından + oldu.Hristiyanlık Tarihi ve Hz İsa ile ilgili yazılanlar tarihi açıdan önemli notlar taşıyor..Sonunu nasıl bekliyordum bilmiyorum ama ufacık da olsa hayal kırıklığına uğradığımı söyleyebilirim.. Daha farklı da bitebilir miydi acaba?

Dan Brown'ın uslubu ise..Güzel, akıcı..Ne ki bence bunun yanında bir eleştiri olarak olay süregelip giderken tüm ayrıntısı ile geçmişteki başka bir olayı araya sıkıştırması bazen kopmaya neden olabiliyor,tempoyu düşürüyor, anlatılması gerekenler daha güzel bir şekilde verilebilir miydi acaba?

Eğer bir daha Dan Brown romanı elime geçer ise onu okumamdaki tek neden birçokları gibi Da Vinci Şifresi olacak, sizinki de öyle mi acaba? :)

Selamlar..
27.09.2005

Neydin Sen!?..

Bir rüzgar mıydın da şöyle bir esip geçtin? Yapraklarını döküp dallarını kırdın içimdeki duygu çınarının! Yüreğime ebediyyet arzusunun çekirdeğini bıraktın; bedenim alev alev tutuştu böylece.Sonsuz hayat az ötede diklip duran müşahhas bir varlık kadar yaklaştı ruhuma.

Neysin sen!..Bir ışık demeti miydin de Rabbim bu demeti çok güzel yarattığı nadide bir kalıp içinde sundu bana?...Bir ayna mıydın ki gözlerimi kaybettim içinde ve şimdi ne seni ne de kendimi görebiliyorum? Neden bir an, pencerelerine varana değin açtın bana gönlünü? Sonra bir başka diliminde zamanın esrarlı br havaya bürünerek kapılarını bile kapattın yüzüme?..

Yoksa mevcut değil miydin?..Kuru bir ısıran dalı mı sarstı beni? Ebediyete yönelik sevgi ve hasrete susamış kalbi, aslında mevcut olmayan seni, bu kuru ısırgan dalında hissedip de aşka mı geldi?...Şimdiye değin yaşadıklarım körebe oynayan bir romantizmin köpükleri miydi?

Neydin sen?... Gökten avuçlarıma düşen bir damla su mu? Kalbimin yangını bütün hücrelerimi sarınca buharlaşıp kayboldun. Sonu gelmez sandığım bir heyecen mıydın ki kendi ellerimle hazırladım sonunu? Yoksa bu gurbet gönlümle yıkılmaz bir kule olarak mı algıladım seni ve sen bir kuş tüyü gibi uçup kayboldun gökyüzünde?..

Bir şiir miydin?.. İçimi doldurdun gizemli mısralarınla, intizarınla...Şimdi her mısra boşluğa asılıp kaldı yapayalnız!...

Bir masal mıydın, kuşların geceleyin ruhuma anlattığı? Bir efsane miydin, çağların ötesinden kopup gelen? Yoksa bulutların kulağıam fısıldadığı bir nağme miydin?

Seninle farkına vardım içimin üsra köşelerinin. Karanlıklar içinde bırakılmış onurumuzu kurtarmak için bilendim seninle. Kıskacına sıkıştığım fasit bir daireyi sathi endişeler çemberini kırdım sayende. Sayende yeniledim adımlarımı. İnce bir alev gibiydin; ama o alev bir yığın dinamiti ateşleyecek güçteydi.

Nerdesin şimdi?..hangi tomurcukta, hangi iklim ve mekanda?Bugünde mi dünde misin? Hayalde mi düşte misin? dağalra bakıp seni hatırluyorum, yollara bakıp seni! Dünyamı menekşe renginle bürüyüp kayıplara karışmasaydın, dağlar bana acıyarak bakmaaycak, yollar gözümün yaşını silmeyecekti? Sana bir yabancı gibi uzaktan seslenemk yerine, yüreğimde ağarlayacaktım seni.Aaaah bir kaldırabilseydim simsiyah peerdeleri!..Yolları yumak yumak sarabilseydim avuçlarımda! Dağları devirebilseydim!...Hepsinden daha da önemlisi çıkarabilseydim sırtımdan hicran gömleğini? Vuslatı yudumlayabilseydim!...

Aaaah, ah!..

Bazen bir yağmur damlasının, bir çiçek yaprağının, bir rüzar perisinin bakışlarında buldum o mağrur, dimdik ve tavizsiz tavrını. Sesin bazen ıssız bir köşede yankılandı defalarca, yılmadan ve dikkatle dinledim seni...

Başka söze ne hacet..
27.09.2005

“Şu bir gerçek ki, bir peygamber iki tür yaşar: Birincisi Fiziki varlığıyla, ikincisi misyonuyla. Bir peygamber iki kez öldürülebilir: Birincisi fiziki varlığını ortadan kaldırarak, ikincisi misyonunu ortadan kaldırarak.

Eğer peygamberin fiziki varlığı ortadan kaldırılmış fakat misyonu yaşıyorsa, o gerçekte yaşıyor demektir. Çünkü peygamberi peygamber yapan bedeni değil mesajıdır. Fakat, eğer ortadan kaldırılan misyonu ise, işte peygamber asıl o zaman ölmüş ve öldürülmüş demektir.

Birincisini genellikle peygamber düşmanları yapar, fakat ikincisini peygambere dost olduğunu söyleyenler yaparlar. Bu nasıl dostluktur ki, dost oldukları peygambere onun düşmanlarından daha beter fenalık ederler?”

Aşırı Yücetltmeci peygamber tasavvuru, İndirgemeci/Aşağılayıcı Peygamber Tasavurru ve nihayet Kur'an'ın Peygamberi..

Akademik bir kitap..Alanında mutlaka okunması ve değerlendirilmesi gereken bir kitap..Sizin Paygamber Tasavuurunuz nasıl? hangisine daha yakın, hangisine kapı açıyor?

Eline bir de not defteri ve kalem alarak okuyup,bu kitabı değerlendirmeli..Tamamen Kur'an rehberliğinde, Kur'an'ın bak dediği yerden bakmalı,Rasul sav'nin misyonunu öyle anlamalı..
27.09.2005

Kitabı okuyunca nasıl klasik olduğunu anlıyorsunuz.Bu klasiklerin olayları verme sırası, tasvirleri,okuyucuyu öyküye bağlaması ve sürükleyiciliği gerçekten roman okuruna keyifli dakikalar geçirtiyor..Savaş ve Barışta da Çarlık Rusyasının tarihinin bir bölümü,yapılan bir savaş, halkın durumu ve roman kahramanlarının yaşadıkları piskolojik durum, çelişkileri,ilişkileri, hayalleri güzel bir uslup ile anlatılmış..Tolstoy'un hayata bakışı ve Allah inancı romanda göze çarpan unsurlardan bir diğeri..Klasiklerin içinde gerçekten önemli bir yeri var Savaş ve Barış'ın..