Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
umut deniz Tarafından Yapılan Yorumlar
Çağımızın önemli sosyologlarından Anthony Giddens, bu kitabında sosyolojinin geçmişle hesaplaşmasını yapmaktadır. Öncelikle Marx, Durkheim, Weber ve Parsons'un sosyolojiye katkılarını ortaya koyup bu çerçevede sosyolojinin gelişim evresini açığa çıkaran Giddens, ardından eleştirel perspektifiyle sosyolojinin çağımız konk-jonktürüne uyarlamasını yapmaya girişmektedir. Tam anlamıyla sosyolojik bir sosyolojiyle hesaplaşma kitabı!
"Sosyal Bilimleri Açın" Portekiz'de 11 bilim insanı tarafından gerçekleştirilmiş bir sempozyumdan çıkan ortak bir bildiri. Bu kısa ancak oldukça zengin içeriğe sahip ortak bildiri sosyal bilimler tarihinin evrelerinin genel hatlarına kısaca değinmekle birlikte sosyal bilimlerin kuruluş ve gelişim süreçlerine eleştirel bir yaklaşımda da bulunmaktadır. Bu çerçevede de, yeni bir sosyal bilim anlayışınının gerekliliğinin ve aciliyetinin nedenlerini açığa çıkararak alternatif bir sosyal bilim inşasının kuruluşunun teorik çerçevesini çizmeye çalışmaktadır. Bildirinin oluşturulmasının başında Uluslararası Sosyoloji Derneği eski Başkanı Immanuel Wallerstein da var. 4. basımı yapılan kitap, halen güncelliğini ve özgünlüğünü korumaktadır.
İktisat'ın başta eğitim ve kitle iletişim araçları aracılığıyla bir ideoloji olarak konumlandırıldığı kapitalist çağımızda iktisata alışılagelen perspektiflerden bakmayan bildirilerden oluşan bu kongre kitabı iktisat ile ilgilenenler için oldukça zihin açıcı. Nitekim iktisat'ın yalnızca kaynakları ellerinde bulunduran mutlu azınlık ile ilgili olmadığı açıktır. Ancak kaynaklardan yoksun olan mutsuz çoğunluk iktisat'ı birilerinin işi olarak görmeye devam ettiği sürece iktisat ideolojik manüplasyonlarla içerimlenmiş bir tahakküm aracından öteye gidemez. Bu çerçevede kitaptaki bildiriler, toplumsal tabanın temel gereksinimlerini kaynağına alan sosyal bir perspektiften oluşturulmuş. Tavsiye ederim.
Bu kitap, genel olarak feminizmin tümüyle özel olarak ise postmodernizm ile feminizm arasındaki ilişkilerle teorik bir hesaplaşmayı hedef edinmiştir. Acar'ın "Diyalektik feminizm" anlayışı ile de marksizm ile feminizmin yıllardır mutsuz olduğu söylenen birliktelikleri sanırım artık sona erdi ve mutlu bir çift olmaya başladılar. Özel/Kamusal Alan düalizmi bağlamında liberalizmin ataerkil karakterinin eleştirisi ve sınıf kavramsallaştırması bağlamında kuramsal çerçevesini inşa edev Acar, bu kitabında ev içi emeğin nasıl kavramsallaştırılması gerektiğine de uzunca değinmiştir. Bununla birlikte postyapısalcı teorilerin yapısökümcü anlayışlarını da yapısöküme uğratmıştır Acar.
Bu kitap, özgünlüğü ve analitikliği çerçevesinde feminist teori ile ilgilenenlerin başucu eseri olmalıdır.
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin birçok sekter ortodoks sol fraksiyon tarafından pohpohlanıp sovyet iktidarının mutlak ve kutsal olarak konumlandırılıp dokunulmaz kılındığını biliyoruz. Ancak bu kitap retoriğin pratiğe yetmediği realitesinden hareketle Sovyetler Birliği sosyalizminin gerçekliğine analitik ve eleştirel bir perspektifle bakıp "sosyalizm" denilenin "bürokratik devlet kapitalizmi" olduğunu ifade ediyor. Bu anlamıyla da sovyet tarihi ve sosyalist teori ile ilgilenenler için oldukça önemli.