Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
seladam88 Tarafından Yapılan Yorumlar
Dostoyevski'nin birbirinden güzel sözlerinin derlendiği kitap. Adından yola çıkarak okumaya karar vermiştim. Bu bile okumak için yeterli bence. Keşke biraz daha uzun olsaydı. Hepsi tek tek nasıl insanın içine işliyor belli değil. Dostoveyski'yi biraz da olsa daha yakından tanıma şansı verebilir.
Kitap yazarın dünyanın çeşitli yerlerinde yaptığı ve yayımlanmamış konuşmalarını içeriyor. 16 bölümden oluşuyor. Aslında bütün bölümler tek tek detaylı bir şekilde incelenmesi gerekiyor. Bunun içinde tamamen sakin bir kafayla okuyup, bu kitap dışında kendinizi hiçbir şeye vermemeniz gerekiyor.
Yaşamımızdaki tüm sorunları, sıkıntılar, tüm gerçekliğiyle adeta yüzümüze vuruyor. Biraz olsun kendinizi hesaba çekebilirsiniz.
Her şeyden bağımsız gerçekten etkileyici bir kitaptı. Şimdi bu kitabı önyargılarla okumaya başlarsanız belki de çok fazla tat alamayabilirsiniz. Ben okumaya başladığımda çok fazla bilgiye sahip değildim açıkcası. O yüzden hem okuması, hem tahlil etmesi daha bir kolay oldu. Dili çok akıcı olduğundan dolayı da hiç sıkılmadan rahatça okuyabilirsiniz.
Spoiler içerebilir.
Şimdi gelellim konusuna.
Hayatı sırf askerlik olan bir adamın düşüncelerinden dolayı (Beğenirsin veya beğenmezsin -ki o düşünceler çokta uzakta değil anlatılan o dönemin şartlarında)
askerlikten atılması, yargılama olmadan peşinen vatan haini ilan edilmesi vs. mahkeme sonucunda da beraat etmesi.
Şu bölümde adalet sisteminin çarpıklığına güzel atıfta bulunuyor
"Aynı suç, aynı sanık, aynı yargıçlar, aynı kanun kitabı ve önce idam sonra beraat. Burada mahkeme ilk önce suçlu buluyor sonra yargıtaydan dönüyor bu sefer beraat veriliyor. Bu ne yaman çelişki dedirtiyor. Ki bu duruma günümüzde de sıkça rastlıyoruz
Sabahattin Ali'nin romanlarından aldığım tadı hikayelerinden aldığımı söylersem yalan olur. Etkileyici hikayeler yok mu? Tabii ki var. Bu kitapta (Değirmen, Kırlangıçlar, Viyolonsel, Bir Delikanlının Hikayesi ve Komik-i Şehir) etkileyici hikayeleri olarak söyleyebilirim. Hele de son hikayesi Komik-i Şehir gerçekten asabımı bozdu, ağır sinirlendim. Makam ve mülk sahiplerinin bulundukları yerleri kaybetmemek uğruna neler yaptıklarını tüm çıplaklığıyla görebilirsiniz. Ama bütün olarak baktığımız zaman o tat biraz eksik kalıyor gibi.