Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Cansu Özmen Tarafından Yapılan Yorumlar

04.12.2024

Yazarı bu kitapla tanıdım, kalemi çok güzel. Okurken kitabın içindesiniz sanki.
03.12.2024

“Bütün hayatını bir çukurda yaşayarak geçirirsen gidebileceğin tek yön yukarısıdır.”

Stanley Yelnats (adı ve soyadı hem düz hem de tersten aynıdır) geçmişten beri ailesinin peşini bırakmayan bir lanetten muzdarip bir çocuk. Stanley de lanetin getirisi olarak yanlış zamanda yanlış yerde bulunarak işlemediği bir suç yüzünden tutuklanır. Bu suç, ünlü bir beyzbol oyuncusunun ayakkabısını çalmasıdır. Yeşil Göl Kampına gönderilir. Bu kamp kötü çocuklar içindir. Herkesin bir lakabı vardır kampta. Stanley’in lakabı da Mağara Adamı olur. Sıfır ile bu kampta ve sonra birçok olay yaşarlar. Kertenkelelerin, soğanların, “Foşurtu”nun olaya dahil olmasıyla roman mutlu son ile biter. Ayrıca kitapta iki öykü var. Birisi Stanley’in öyküsü diğeri de Kate Barlow ve soğan satan Sam’in öyküsü. Ve bu iki öykü de birbiriyle bağlantılı. Kitabı okudukça bu hikayenin düğümlerini de çözmeye başlıyorsunuz. Kitap ayrıca sinema filmine de uyarlanmış. Kitabı okuduktan sonra filmi de izlemenizi tavsiye ederim.
02.12.2024

Diana ilkokula giden, gelişimi yaşıtlarına göre biraz geç ilerleyen bir kız çocuğu. Anne ve babasının şiddetini kimse ispat edemiyor. Ona hiç kimse ulaşamıyor, onu düştüğü bu durumdan kimse kurtaramıyor. Diana’nın anneannesi, küçük teyze, öğretmen hanım, sosyal hizmet görevlileri, müdür, abi Arthur, zaman zaman anne ve baba. Bu karakterlerin konuşmalarından öğreniyoruz olayları. “Ben çok sakarım.” Bu cümle aslında Diana'nın kendisine yapılan şiddeti saklamak için anne ve babasıyla yaptığı ağız birliğinin açıklaması. Kitap boyunca bir gölge gibi gezinen Arthur romanın sonunda “Aynı çocukluğu yaşamadık.” dediğinde aslında açıkça ifade edilmeyen şiddetin boyutunu maalesef tokat gibi çarpıyor yüzümüze. “Beni ağlama hakkından yoksun bıraktılar!” cümlesini okuduktan sonra kaç çocuğun bu durumda olduğunu düşündüm, acaba aynı acı ile şu an yaşamına devam eden kaç çocuk var ya da vardı?... Maalesef ki her aile mükemmel değil, her çocuk da mutlu değil!
Okuduktan sonra etkisi uzun sürecek...
02.12.2024

Yeryüzü denilen bir gezegenin en büyük kara parçası olan Anakara'da geçiyor roman. Anakara'nın bilge şairi Bendag, en büyük şairlerinden Moottah ve en iyi polisi Gamenn arasında üç hikaye etrafında birleşiyor.

Kitap içinde şiir olmayan bir şiir kitabı gibi adeta! Her satırda, paragrafta, karakterlerin konuşmalarında bir şiir okumuş gibi oluyorsunuz.15 yılda yazılmış olduğunu öğrendiğimde daha da etkilendim. O kadar büyük bir sabır ve emekle yazıldığı belli ki bu yüzden insanda okuduktan sonra muhteşem bir etki bırakıyor. Kitabın ilk bölümlerinde biraz sıkıldığımı itiraf etmeliyim ancak hikayeyi, karakterleri çözümlemeye başladıktan sonra bu yolculuk o kadar keyifle geçti ki… Hüzünlendim, sevindim, hayal kırıklığına uğradım zaman zaman…

Okuyacak olanlara ütopik romanlar arasında benim için zirvede olan bu romanı tavsiye ediyorum. Hayatımızdan şiir eksik olmasın.