Toplam yorum: 3.285.323
Bu ayki yorum: 6.849
E-Dergi
Cansu Özmen Tarafından Yapılan Yorumlar
Annie Ernaux, kendi yaşamından aldığı bir deneyimi neredeyse cerrahi bir soğukkanlılıkla ama aynı zamanda derin bir duygusal açıklıkla anlatıyor. Bir kadının yalnız bırakıldığı zor bir süreci, toplumsal baskıları ve beden üzerindeki kontrol mücadelesini çarpıcı bir sadelikle işliyor. Ernaux’nun dili süssüz ama etkisi yoğun çünkü okuru sarsıyor çünkü anlattıkları gerçek, kişisel ve politik! Kitap kısa ama yankısı geniş, kitap bittiğinde uzun süre zihinde dolaşıyor, etkisinden çıkılmıyor.
Énard, tarihin gölgesinde unutulmuş bir İstanbul hikâyesi kurarken, Doğu ve Batı arasındaki kültürel etkileşimi oldukça estetik ve şiirsel bir dille işlemiş. Michelangelo’nun İstanbul’a gelişinden hareketle kurgulanan roman; sanatın, mimarinin ve politik entrikanın iç içe geçtiği incelikli bir anlatı. Kitap, İstanbul’un sisli sokaklarında dolaşan bir ressamın ruh hâlini taşıyor. Énard’ın betimlemeleri, şehrin hem fiziksel hem metafizik havasını neredeyse dokunulur hâle getiriyor. Tarihsel gerçeklik ile kurmaca arasındaki sınırın bir araya geldiği bu kitap, hem bir sanat yolculuğu hem de bir medeniyetler buluşması hissi yaratıyor.
Alper Canıgüz’ün kendine özgü kara mizahıyla ilk tanıştığım kitap oldu. Beş yaşındaki bir çocuğun deha seviyesindeki zekâsıyla dünyayı okuması, hem komik hem de şaşırtıcı. Roman; absürd öğeler, polisiye atmosfer ve topluma dair keskin gözlemler ile dolu. Karakterlerin sivri dili, olay örgüsünün akıl almaz sürprizleriyle birleşince ortaya çok eğlenceli ama aynı zamanda düşündürücü bir okuma çıkıyor. İnsan ilişkilerindeki çarpıklık, yetişkin dünyasının tuhaflığı ve masumiyetin kırılganlığı bir çocuğun gözünden anlatılınca daha da çarpıcı bir hâl alıyor.
Seriyi tamamlamaya devam :)
“Detaylar”, adından beklenebileceği gibi büyük hikâyelerin değil, küçük anların izini sürüyor. Yazar, gündelik hayatta çoğu zaman fark etmeden geçtiğimiz küçük kırılma noktalarını anlatıyor. Karakterlerin iç konuşmaları, yaşadıkları ilişkilerin gölgeleri hayatın sakin akışında birer birer ortaya çıkıyor. Küçük ayrıntıların aslında hayatın ritmini belirleyen büyük işaretler olduğunu hatırlatıyor.
Nilgün Marmara’nın şiirleri, dünyanın ağırlığını omuzlarında taşıyan bir ruhun ince kırılganlığını kelimelere sızdırıyor. Bu kitap, onun içsel devinimini, varoluş sancılarını ve hayata karşı keskin duyarlılığını en çıplak hâliyle sunuyor. Şiirler birer itiraf gibi; bazen meydan okuyan, bazen usulca içine kapanan… Kısa dizelerinde bile yankılanan derin bir yalnızlığa dokunuyoruz. Maalesef bir karanlık romantizm, hatta zaman zaman ince bir isyan hissi var. Bu şiirler, sarsan ama aynı zamanda kendine çağıran bir iç ses gibi işliyor insana.