Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Cansu Özmen Tarafından Yapılan Yorumlar

01.06.2025

Bazı kitaplar vardır, ilk cümlesiyle yüreğine bir ilmik atar. Saç Örgüsü işte tam da öyle.
Üç farklı kıtada, üç kadının hayatı bir saç örgüsü gibi örülüyor bu romanda. Hindistan’da kast sistemine başkaldıran Smita, İtalya’da ailesinin işini sırtlayan Giulia ve Kanada’da güçlü görünmeye çalışan Sarah… Farklı coğrafyalarda yaşasalar da hepsinin yükü ortak: kadın olmak, direnmek ve tekrar ayağa kalkmak. Kitaptaki üç ayrı hikâyenin nasıl tek bir noktada buluştuğunu görmek hem şaşırtıcı hem ilham verici.

Saç Örgüsü, hayata, dayanışmaya ve kadınlara dair unutulmayacak bir roman.
29.05.2025

Hikmet Hükümenoğlu’nun Körburun’u, İstanbul açıklarında hayalî bir adada geçiyor ama yazar anlatımıyla adayı gerçek kılıyor. Meral, Hayri, Neriman Abla ve adanın Türk-Rum halkı zamanla iç içe geçen hayatlar yaşıyor. 80’li, 90’lı yıllara uzanan romanda sadece bireylerin değil, Türkiye’nin de dönüşümüne tanık oluyoruz. 6-7 Eylül, 1964 Tehciri, darbeler… Her şey karakterlerin yaşamlarına dokunuyor.

Yetmişe yakın karakterin olduğu kitapta hiç kimse fazlalık değil. Yazarın da dediği gibi: “Rolleri ne kadar küçük olursa olsun, karton karakter olmasınlar diye çok uğraştım.” Seher’in, Niko’nun, Neriman Abla’nın, Meral’in ve daha nicelerinin hikâyeleri içimize işliyor.

Su gibi aktı, her satırına değdi. Atmosferi, dili, ruhuyla çok güçlüydü. Keşke dizisi ya da filmi çekilse…
29.05.2025

“Çocuk yetiştirmek değil, çocukla birlikte büyümek…”

Selçuk Şirin bu kitabında öyle teknik, sıkıcı akademik laflarla değil; tam tersine sade, anlaşılır ve içten bir dille sesleniyor. Hem bir akademisyen, hem bir baba, hem de bu ülkenin çocuklarını önemseyen bir insan olarak yazmış bize bu kitabı.

Çocuklar fırsat bulduklarında, potansiyellerini ortaya koyabilirler. Ama bunun için önce biz yetişkinlerin, özellikle de sistemin onlara uygun ortam sağlaması gerekiyor. Kitapta da eğitim, oyun, aile içi iletişim, hatta beslenme ve uyku düzenine kadar birçok konuya değiniliyor.

“Ne yapabilirim?” diye soran anne-baba, öğretmen, eğitimle ilgilenen herkes için…
29.05.2025

Kitap tam anlamıyla bir iç döküş. Hani insan annesini kaybettikten sonra keşke demeye başlar ya Fournier bunu sayfalarca “keşke” demeden anlatıyor. Sessizce, sakin sakin ama insanın adeta burnunun direğini sızlatarak.

Annesine biraz sitemli, ama bir o kadar da sevgi dolu. O kuzeyli kadın, sert duruşunun arkasında kırılgan bir kalp taşıyor. Yazar da bunu fark etmiş ama geç kalmış, tıpkı çoğumuzun bazı şeyleri geç fark etmesi gibi.

Bölümlerden oluşuyor kitap, kısa kısa ama hepsi de bir o kadar anlam dolu. Tüm anılar bir kabulleniş ve sevgi dolu bir yüzleşme ile, tatlı bir hüzünle, pişmanlıklarla anlatılıyor.
03.05.2025

“Cennetin Doğusu”, Steinbeck’in insan ruhunun karmaşasına tuttuğu dev bir aynadır. Kıskançlık, sevgi, kötülük ve özgür irade… Hepsi bir arada, bir nehir gibi akar roman boyunca. Trask ve Hamilton aileleri ve bu ailelerin çevreleri üzerinden verilir tüm duygular, düşünceler. Karakterler canlı, çatışmalar anlam yüklüdür.
Habil ve Kabil’in hikâyesi modern bir sahnede yeniden yazılırken Steinbeck okuyucuya “timshel” kelimesiyle bir mesaj bırakır ve akıllarda şu soru kalır: “İyiliği seçmek elimizde mi, yoksa kader çoktan yazıldı mı?”