Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

diablo023 Tarafından Yapılan Yorumlar

13.02.2026

1942 de yazılan bu novella john steinbeck in nazi işgali altındaki avrupaya verdiği bir direniş selamıdır adeta.Kitaptaki albay lanser bütün olacakların farkında olsa da asker olduğu için emre uyar kitabın girişindeki yorgun hali de onun profesyonelliğine ve işini sıradanlaştırdığına bir göndermedir.Ben kitabın girişinde Başkan orden karakterinin manda zihniyetli olduğunu hissetsem de sonrasındaki direnişçi ruhu 180 derece ters biçimde gelişir kitaptaki üzüldüğüm karakterse teğmen tonder oldu şair yürekli temiz delikanlı seven bi abimizdi bir diğer düşüncemse kitaptaki ingiliz hayranı yüzbaşı bentickin nazi sempatizanı ss subayı loft tarafından azmettirrilerek öldürüldüğünden yana 1 puanı da askerlerin emir komuta zincirininin dısinda konuşması oldu koca albayla teğmen sohbet eder mi binbaşı huntera da kimse saygı gösterip adam yerine koymuyor
13.02.2026

İnsanın kendi içindeki yalnızlığının yolculuğuna çıkaran bir kitap. Zihnimizde ki yüklerin, duyguların ve düşüncelerin sadece bir yere gitmekle hafiflemediğini, onları her adımında beraberimiz de götürdüğümüzü anlatan bir eser. İnsanın evi neresi bu soruyu okurken kendinize soracaksınız. Ruhsal ve psikolojik çözümlemeler ayrı bir güzellik katmış kitaba. Zaman zaman tekrara düşülmüş olsa da güzeldi. Umut dolu kitaplara, keyifli okumalar...
28.01.2026

En son hangi kitabı okuduğumda içimin bu denli titrediğini hatırlamaz olmuştum. Bende bu duyguyu yeniden uyandıran bir kitap oldu. Gülbahar'a mı, Memo'ya mı, Ahmet'e mi, Yusuf'a mı.. Hangi birine üzüleyim? "Korku" ve "aşk" kelimelerinin tam anlamıyla her renginin tanımı var bu kitapta. Sonuna doğru yaklaştıkça ilk başta kavrayamamıştım. Meğer Anadolu'da bir kadının bir erkeğe saçından bir tutam vermesi, o erkeğe olan sevgisini gösterirmiş.. Bunu bilerek okuyunca daha net anlaşılıyor. Yaşar Kemal okumak isteyenlere mutlaka tavsiye ediyorum.
28.01.2026

Son zamanlarda popüler olan kitaplara temkinli yaklaşmışımdır hep. Acaba çok mu abartılıyor, çok mu köpürtülüyor diye. Yine son zamanların çok okunan kitaplarından olan Bahçıvan ve Ölüm isimli kitabını da bu yüzden ertelememe sebep oldu ta ki bu zamana kadar. Burası spoiler değil zaten kitabın başından sonuna biliniyor; yazarın bu kitabı kansere tekrar yakalanmış babasının kanser süreci, ölümü, aile arası özellikle yazar ile babası arasındaki ilişkilerini, anılarını yad etmesi üzerine kurulu. Dili akıcı, sade, hızlı okunabilecek bir kitap. Yazarken duygusal sömürü yapmadan gayet içinden geldiği gibi kaleme döktüğü hüzünlü bir kitap olmuş. Kitapta yer yer Bulgar kültürü ile benzer ortak yönlerimiz de dikkat çekiyor. Kitabın ana fikri de sevdikleriniz ile her anın kıymetini bilin olur sanırım.
28.01.2026

Aslında pek incelemeden almışım bu kitabı okurken onu fark ettim. Stephen King ve yeni kitap görünce otomatik aldım arka kapakta okumadım bazı yazarların ismini görmem yetiyor sanırım bu kitapta o şekilde oldu. Kısa öykülerden oluştuğunu okumaya başladıktan sonra fark ettim bazı hikayeler çok tatmin edici değildi ama bazıları gerçekten çok iyiydi. Favorilerim Beşinci Basamak ve Çıngıraklı Yılanlar oldu. Özellikle Çıngıraklı Yılanlar’ı okurken Medyum ve Hayvan Mezarlığı’nı okurken hissettiğim gibi gerilimi hissettim. Ama mesela Bir Acayip Willie, Kırmızı Ekran, Türbülans Uzmanı filan yani çokta anlam veremediğim zevk almadığım hikayeler oldu. Ya da İki Yetenekli Serseri’de daha gizemli etkili bir şeyler bekliyordum e bu mu yani oldum. Bunları da göz önünde bulundurunca ortalama bir kitap olarak ele alabiliyorum bu kitabı anca.