Kitaptan, PKK nın nasıl biteceği ile ilgili bölüm;
"PKK’nın dağ kadrosu 3 bini geçmez, farz edelim 4 bin olsun, 11 bölgeye dağılmış durumdalar, kabaca her şehre 350 terörist düşer... Bunlara karşı, 22-25 yaşında, 5 bin veya 7 bin kişilik özel birlik oluşturulmalıdır. Gerilla harbi’yle eğitilmelidir. Eşlerine her türlü ekonomik güvence, çocuklarına en üst seviyede eğitim sağlanmalıdır. Operasyon yetkisine sahip, tek bir komutana bağlanmalıdır. Emirlerinde, helikopter, uçak olmalıdır. Her mangada doktor bulunmalıdır. Asla sabit durmayıp, gece gündüz hareket halinde olmalıdır. Ne zaman, nerede oldukları asla bilinmemelidir..."
Sivil birisi bile böyle mükemmel bir tespit ve çözüm yapabiliyorken, mesleği askerlik olan bizim anlı şanlı (!) paşalarımız, subaylarımız 30 yıldır maalesef bu gerçeği hala farkedemediler. Ya da milletin sakalı, örtüsü ile uğraşmaktan ve darbe planları hazırlamakla meşgul olduklarından dolayı bu işlere vakit mi ayıramadılar? 30 yılda onbinlerce vatan evladı şehit düştü. Genelkurmay, kaymakam beyin yazdığı çözüm önerisi ile dönemin iktidarına gitseydi, hangi iktidar partisi buna karşı çıkardı? O yüizden ben hiç bir siyasiye çok fazla kızamıyorum, neticede onlar çıkıp çarpışacak değiller. Askerin isteyip de alamadığı bir dönem oldu mu hiç? Hele şu bordo berelileri ise hiç anlamış değilim. Yahu bunların görevi 30 Ağustos törenlerinde helikopterden bayrak sallamak mıdır? Maalesef acı ama ordumuzun durumu bu. Umarım herhangi bir ülke ile savaşa girmeyiz, Suriye bile tozumuzu atar gibime geliyor. Hele başbakanı ise hiç anlamış değilim. Yahu sen hangi orduya güvenipte İsrail'e posta koyuyorsun? Vallahi İsrail bize hiç benzemez, öyle kırmızı çizgi falan dinlemezler. Yazacak çok şey varda; söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.
Özetle, sayın kaymakam bey ellerine sağlık mükemmel tespitler ve çözümler yapmışsın. Herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap.