Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Funduka Ayşenur Atakul Tarafından Yapılan Yorumlar

Kurmaca edebiyata olan sevgim, tıpkı kapakta gördüğümüz ip yumağı gibi düğüm düğüm bir hikayenin açılışıyla doruğa çıktı.
Her düğüm bir başkasıyla çözülürken, zaman içinde ileri geri giderek Seher'in 'ev' arayışına ortak oluyoruz.
Seher küçük yaşta önce annesinin terk edişi sonra dedesinin ölümüyle o evden diğerine sürükleniyor. Bölük pörçük anılarıyla, güvensizlik duygusuyla, adını bir türlü koyamadığı evsizlik hissiyle her türlü yolla mücadele ediyor. Sonunda bir terapide tetiklenen intihar düşüncesiyle Hristiyanlar için hac yolu olan Porto-Santiago arası yürüyüşe çıkıyor.
Yazarın kendisinin de yürüdüğü bu yolu Seher'in hikayesini çözerek biz de yürüyoruz.
Yol çok güzel.
Ve sabah. Seher'in deyimiyle "sabah ne güzel kelime.."

2021 Duygu Asena Roman Ödülü kazanmış bu kitabıyla tanıştığım yazarın diğer kitaplarını da okuyacağım.
Sarı Yüz ~ Yellow Face terim olarak beyazların Asyalıvari makyaj ve kostümle sahne almasını ifade ediyor.
Kitabın adı da buradan geliyor.
Görünmezlik duygusuyla kıvranan beyaz yazarımız Juniper Song, bir türlü istediği çıkışı yapamıyor. Derken arkadaşının ölümüyle hayatının fırsatını yakalıyor. Konusu Çin-Amerika savaşı olan çalıntı bir eserle kariyerinin zirvesine ulaşıyor. Biz bu kitapta Juniper'in zirveden çakılışını okuyoruz.
Edebiyat dünyasının arka kapısını kırıp içeri dalan yazarımız ırkçılık, sektör eleştirisi, linç kültürü gibi konulara ustaca değiniyor.

Kurmaca yönü kuvvetli olan kitabın, dili gayet günlük konuşma seviyesinde, hızla akıyor. İçinde bulunduğumuz şu günlerin toplumsal konularına da değinip bir çok politik gönderme de yapıyor.

Rebecca F.Kuang ' dan okuduğum bu ilkkitabı orijinal konusu sebebiyle sevdim. Karakterin toksik duygularından nefret ettim. Ama hangimizin hayatında gerçek bir Juniper Song yok ki?
Dune evreni Frank Herbert'in o müthiş zihninden 1965 de çıktı.Yazar kitaba hazırlık süresince 200den fazla kitap okuyup 6 yıl boyunca Arapça çalışmış.
Kitap günümüzden 20.000 yıl sonrasını anlatıyor. Gezegenlerde kolonileşmiş hanedanlıklar, imparatorluk, gelişmiş öngörü yeteneği olan Bene Gesseritler ve hepsinin odak noktası olan Arrakis yani Dune;
Caladan okyanus gezegeninden gelen genç Paul Atreides ile büyük bir değişim yaşıyor.
Paul Fremen halkıyla beraber tüm evreni ilgilendiren baharatın kontrolünü ele alıyor.

Kitabın akıcılığı harika. Çevirisi de beklentimin üstünde. Ancak yazara duyduğum hayranlık bambaşka. Yaşadığı yıllarda böyle bir teknolojiyi hayal etmesi ve mantık hatası bırakmayacak şekilde böyle bir kurgu oluşturması takdire şayan.
Kitap sonunda 'Ekler' bölümü var. Burada yaklaşık 60 sayfada bize gezegenlerin ekolojisini, Dune dinini, Bene Gesseritlerin hedefleri, hanedanlık üyeleri ve geniş bir terminolojiyle kurduğu evreni açıklıyor.
Haritası da bonus.
Paul Muad'Dib Atreides. Kitabı bitirdim ama zihnimde Paul'ü bitiremiyorum.
Büyük Cihat'tan 12 yıl sonra, Paul başından beri kaçındığı konuma geliyor. Dune 'un imparatoru aynı zamanda dini bir önder. Artık silahlarla değil siyasetle süren bir savaşta komplolar, entrikalar, hainler hükmediyor. Tüm bunların içinde kendi doğrularından asla şaşmayan Paul ailesini korumak için zor kararlar alıyor.

İlk kitabın temposu burada biraz düşüyor. Ağır ilerleyen bir gerilim filmi gibi ilerliyoruz. Sonundaysa hiç beklemediğimiz bir finalle yazar aklımızı alıyor.

Okumaktan çok keyif aldığım Dune evrenini bilimkurgu seven arkadaşlarıma tereddütsüz öneririm
Şermin Yaşar ile tanışma kitabımdı.
Kitap kısa hikayelerden oluşuyor. Dili çok akıcı. Hikayeye başladığınızda sonunu tahmin ettiğinizi düşünüyor; ama asla beklemediğiniz sonlarla karşılaşıyorsunuz.
Bazı hikayeleri bitirince uzun uzun halıya bakıp düşündüm. Kalbim kırıldı ama çok güzel kırıldı.
Çok ince, çok zarif insanların 'böyle bitmesin'li hikayelerini çok sevdim.
Uzun kitaplardan yorulmuş zihinler için, uzun zamandır okumaya ara verenlerin geri dönüşü için nokta atışı bu kitabı tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.