Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Funduka Ayşenur Atakul Tarafından Yapılan Yorumlar

Han Kang'dan okuduğum ilk eser.
İlk bölüm gayet akıcı. Yazar merak duygusunu bu bölümde diri tutuyor. Anlatım çok gerçek. Öyle ki ; yazar soğuğu anlatınca kalkıp hırka giydim. Yazar uykuyu anlatınca gözlerimi açamadım. Okuyanı bu kadar etkisi altına alan bir betimlemeyi uzun zamandır okumamıştım.
İkinci bölümse çok dikkat istiyor, kafa karıştırıyor. Rüya mı, gerçek mi ayrımıyla boğuşurken Jeju Adası'nda yaşanan katliamın ağırlığıyla yüzleşiyorsunuz.
Kapak fotoğrafında da gördüğünüz o uçsuz bucaksız kar imgesi kitap boyunca sizlerle. Şansım varmış, ben Ankara'ya lapa lapa kar yağan bir zamanda okudum.
Okuduktan sonra yazarın röportajlarına ve Jeju Adası hakkında yzılara göz atmanızı tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
Binbaşı Halil Sadi'nin Birinci Dünya Savaşı'nda cephede yaşadıklarını anlatan bu kitap oğluna yazdığı bir mektupla başlıyor. ilk sayfadan itibaren "insandan geriye ne kalır?" sorusuna cevap arayan Halil Sadi bize dönemi farklı bir bakış açısıyla sunuyor.
Kitabın ilk yarısı kahramanın iç monologlarını içeriyor. Bu kısım okurken sabır istiyor; zira burada anlatım çok edebi. İkinci kısımda ise kitap akıyor.
Halil Sadi'nin Leylasına ve Yusufuna geri dönme umudunu bir an olsun kaybetmediği bu acılarla dolu hikayeyi siz kitapseverlere önerir, keyifli okumalar dilerim.
İmam Gazali'nin İhyau Ulûm'id-Din eserinin bölümlerinden biri olan Dilin Afetleri ; kişiye 20 bölümde konuşmanın usulünü anlatıyor.
Bolca hadis-i şerif ve sahabelerin sözleri içeren eser, Gazali'nin açıklamalarıyla çok donanımlı bir hale geliyor.
Benim için kaynakça önemli. Sayfa altlarında her alıntının kaynağı verilmiş.
Her yaştan ve bilgi seviyesinden okurun anlayacağı açıklıkla yazılmış.
Ben okurken keyif aldım, sizlere de tavsiye eder iyi okumalar dilerim.
Tarık Tufan'ın tüm kitaplarını okudum ama bu kitap benim için bambaşka.
İlk sayfayı açtığınız an karşılaştığınız cümle size hiç de mutluluk verici şeyler okumayacağınızı garanti ediyor.
Bazı bölümlerini tekrar tekrar okudum. Uzun uzun düşündüm. Gözümde bir film gibi canlandırdım.
Pek çok satırın altını çizdim.
Çok sevdim, tavsiye ederim. keyifli okumalar.
"Beni yaralarım değil, dilimi lal eden gururum öldürecek."
"İnsanın cehennemi ihtiraslarının doymadığı yerde başlıyor."
"Aşktan nasibi olan insan yedi kat toprağın altından bile çıkıp maşukuna kavuşur. Aşkın üzerini örtmeye ne toprağın gücü yeter, ne taşın."

Tarık Tufan, yine şaşırtmıyor.
Orhan'ın hayatını tepe taklak eden aşkını, Saklıkuyu'da gömülü kalan hatıraları, bir sofrada birbirine bağlanan hayatları nakış nakış işlemiş. Sonuna kadar merak duygusunu diri tutan anlatımıyla, insanın kalbini delip geçen cümleleriyle bu kitabı siz kitapsever arkadaşlarıma öneriyor, keyifli okumalar diliyorum.