Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

HacerSC Tarafından Yapılan Yorumlar

21.09.2025

Gizem, tutku ve yanlış seçimlerin bedeli…

Üniversite öğrencisi Taryn More evinin önünde ölü bulunduğunda, ilk bakışta intihar gibi görünür. Fakat ilerleyen soruşturmada işin rengi değişir ve olay cinayet boyutuna taşınır.

Mitoloji göndermeleriyle zenginleşen kitapta; Abelard & Heloise, Jason & Medea, Romeo & Juliet gibi çiftler üzerinden kadın–erkek ilişkilerine de farklı bir bakış açısı sunuluyor.

Dedektifler Frankie ve Mac’in araştırmaları, Taryn’in hocası Jack Dorian’a kadar uzanıyor. Kitabın son çeyreğinde ipuçları birer birer birleşiyor, ama okur ne sürekli yönlendirilerek sıkılıyor ne de tamamen ters köşeye bırakılıyor. Her şey yerinde ve dozunda işlenmiş.

Açık söylemek gerekirse, “Tess Gerritsen okuyorum” hissi çok yoğun değildi ama akıcılığı sayesinde kitap bir solukta bitti. Tek sıkıntı ise baskı hatalarıydı; okurken moral bozabiliyor.

Akıcı, sürükleyici ve düşündürücü
Polisiye sevenlere kesinlikle tavsiye ederim.
21.09.2025

İlkokuldan beri bize “çok çalışırsan başarırsın” öğretisi aşılandı. Oysa hayat eşit şartlarda bir yarış değil. Behçet Hoca, Kalk Çalış Başarısız Ol kitabında kişisel gelişim klişelerini sorgulayarak başarının sadece çalışmak ve inanmakla gelmediğini; şans, çevre, aile gelir düzeyi, doğru zamanda doğru yerde olma gibi faktörlerin belirleyici olduğunu vurguluyor. Örneğin ailenizin gelir düzeyinden bir üst basamağa çıkma ihtimali sadece %7. Doğduğunuz ayın bile spor ya da akademik başarıya etkisi olabiliyor. Kitap, başarısızlığın hayatın sonu değil, öğrenme fırsatı olduğunu samimi örneklerle anlatıyor. Özellikle dezavantajlı koşullardan gelenlere gerçekçi bir yol haritası sunuyor. En önemli mesajı ise şu: “Eşit şartlarda yarışmadığını bilerek çabala; düşersen de kalkıp devam et.” İlham verici, düşündürücü ve kesinlikle okunması gereken bir eser.
18.09.2025

Modern zamanların en çok dile getirilen şikâyetlerinden biri, hiçbir şeye yeterince zamanımızın olmaması… Daha çok yetişmek için hızlanıyor, hızlandıkça da derinliği kaybediyoruz. Bu yüzden anlam arayışına giriyoruz. İşte bu noktada kitap bize, yavaşlamayı; karmaşık sandığımız şeyin aslında hayatın kendisi değil, bizim bakışımız olduğunu fark ettiriyor.

Hayatın özü, büyük olaylarda değil; küçük ve sıradan görünen anlarda saklı. Karşıdan karşıya geçmek isteyen yaşlı birine yardım ederken ya da hastane koridorunda sevdikleri hakkında bilgi bekleyen birini görürken… İşte o anlarda anlam kendini gösteriyor.

Kemal Sayar, okuyucuya öğüt vermeden, insan ruhuna dokunan samimi bir yol arkadaşı sunuyor. Her Şeyin Anlamı Var, insanı düşündüren, durduran ve kalbine dokunan bir kitap.

“Hayat bitmek bilmez bir çabadır.” (s.58)

“Mutluluk, biraz da biz başka şeylerle meşgulken yolda bulduğumuz bir duygu halidir.” (s.59)
19.08.2025

Hüzünsüpüren - Nilüfer Açıkalın



Okurken kimi zaman insanın içini burkan, kimi zaman da “evet işte ben de böyle hissetmiştim” dedirten satırlara denk geldiğiniz küçük öykülerden oluşan bir kitap. Yazar, özellikle sıradan görünen anların içindeki kırılganlığı çok iyi yakalamış.


Bazı öyküler iki  üç sayfadan yüzeysel ile. Bazıları ise daha güçlü daha derin öykülerden oluşuyor. Günlük hayatın küçük ayrıntılarına çok güzel yer verilmiş olsa da duygusal açıdan çok farklılık yoktu.



“Hüzün dediğin şey, süpürsen de köşede kalır. Yalnızlığın tozu gibidir, görmezden gelirsin ama oradadır.”


“İnsan en çok kendi suskunluğunda boğulur. Söylemediklerin, söylenenlerden ağırdır.”


"İnsan yeterince yaşlandığında yeterince yaşamış sayılmıyor. Öte âlemin almayı unuttuğu atıklar misali boşlukta salınıp duruyor."
06.08.2025

Alex Michaelides’in Sessiz Hasta adlı ilk romanı, psikolojik gerilim türünde etkileyici bir eser. Ressam Alicia Berenson, kocasını öldürdükten sonra konuşmayı tamamen keser. Altı yıl sonra psikoterapist Theo Faber, Alicia’nın sessizliğini çözmek için onun yattığı Grove akıl hastanesinde çalışmaya başlar. Roman sadece cinayetin gizemini değil, Alicia ve Theo’nun geçmişlerine, travmalarına ve duygusal kırılganlıklarına da odaklanır. Başlangıcı oldukça sürükleyici olan kitap, orta bölümlerde yavaşlasa da son sayfalarda temposunu artırarak merak uyandırıcı bir final sunar. Ancak sonu bana çok çarpıcı gelmedi; satır aralarındaki ipuçları sonucu tahmin etmeyi mümkün kılıyor. Antik Yunan mitolojisi ve "Alcestis" tablosu gibi kültürel göndermeler hikâyeyi zenginleştiriyor. Elif adlı Türk karakter dikkat çekici. Ancak yer yer kullanılan müstehcen dil rahatsız edici olabilir.