Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

HacerSC Tarafından Yapılan Yorumlar

02.08.2025

Yeşil Mürekkep, Osman Balcıgil'in kaleme aldığı yazılarını hep yeşil mürekkep ile yazan Sabahattin Ali'nin hayat hikayesini detaylarıyla anlattığı biyografi romanıdır.Ali'nin hayatı ile beraber çiçeği burnunda Türkiye'nin siyasi olayları, dünya savaşları ve sonuçlarına da değiniliyor.Molla Pertev, Nazım Hikmet, Nihal Atsız, Aziz Nesin ve nicelerinin isimlerini de göreceksiniz satır aralarında. 
1928 de Almanya'ya gönderilmesi ile başlayıp ölümüne kadar hayatı boyunca yaşadığı tüm zorlukları, aşklarını, sevinçleri ve hüzünlerini anlatırken hangi şartlarda o muhteşem eserlerin çıktığını öğreniyor daha bir hayran kalıyorsunuz Sabahattin Ali'ye.
İlk Almanya'da yaşadığı bir olay sonucunda haksızlığa uğruyor sonrasında ardı arkası kesilmeden devam eden hedef gösterilmeler, açılan davalar ve tüm bunların karşısında her koşulda gerçekleri söylemesi, yayınlarında ifade etmesi sonunda defalarca cezaevine girmiş yazar.Ve sonucunda bestelenen şiirleri ve o çok okunan kitapları çıkmış ortaya. 
15.07.2025

Kitap Yeni Zelandadan gelen Viki adlı bir yabancının dedesinin Gelibolu'da Çanakkale Kahramanı olan Osmanlı teğmeni olduğu iddiasıyla başlıyor. Victoria ile Beyaz Halanın karşılaşması ve aile büyüklerinden (birinin babası diğerinin dedesi) gelen mektupları okumaya başlamalarıyla  iç yüzü aralanıyor meselenin. Gelibolu'nun Beyaz Hala'sı seksenbeş yaşında, hiç evlenmemiş, çok güzel İngilizce konuşabilen, kültürlü bir kadın olarak Uzuner'in tüm kitaplarında görmeye alışık olduğumuz oldukça donanımlı ve güçlü kadın karakter olarak yer almaktadır.

Teğmen Ali Osman Taylar ve Alistair John Taylor'un savaş zamanı yazdıkları mektuplar savaşın taraflarının gözünden tüm gerçekleriyle görmemizi sağlıyor. Teğmen Ali Osman'ın üzücü olayları anlattığı mektupları ailesine bilhassa annesine göndermek istemeyip saklamak istemesi Anzak askerinde  ise böyle bir endişenin olmaması yazarın kültürler arasındaki farkı ortaya koymak için yaptığını düşündüğüm hoşuma giden ince bir anlatımdı.
02.07.2025

"Ölünür o al bayrak için be, ölünür."

"Allah'tan korkmayanın korktuğu çok şey vardır."

"Al bayrağın gölgesi düşmedikçe üstüne, toprak bize küskün kalır."

Batı Trakya da yaşamını sürdüren Türklerin Yunanlar tarafından uğradıkları zulümlerin anlatıldığı okuyanın yüreğini dağlayan bir  eser. Genç Muhsine'nin uğradığı işkenceler ile başlayıp devamında geçimlerini sağladıkları ekili alanları, hayvanları hatta eşleri, dostlarını en önemlisi kimliklerini nasıl da ellerinden almaya çalıştıklarını anlatıyor.

Öyle ki türlü türlü oyunlar ile "bu topraklar sizin değil siz bu topraklarda sığıntısınız, siz Türk değil müslüman rumlarsınız" demeye cüret eden bir halk.

Gümilcine köyünde geçen bu eser keşke kurgu olsaydı. Ancak anlatılanların eksiği var fazlası yoktu. Ve hala Türklere yapılan Zulümler devam etmekte...

Ha şimdi bir mucize olacak bu eziyetler bitecek diye diye okuyursunuz ancak hiç bir şey değişmiyor tam da şuanda yaşananlarda  olduğu gibi...
29.06.2025

Neredeyse 50 yaşına yaklaşan Nathan Fransa'da doğup büyümüştür ancak artık burada yaşamak istemiyordur.Daha önce hiç gitmediği daha da önemlisi tanıdık kimseyle karşılaşma ihtimalinin neredeyse hiç olmadığı Küba'ya yerleşmek istemektedir. Vize alamayacak kadar kötü olan siciline rağmen umutlu ve olumsuzluklara öfkelidir.Portekizli gezgin olan Bay Canevi ile tanışmasına vesile olan öfkesi zamanla kendini tanımasını ve başka bakış açıları kazanmasını sağlayacaktır.

Nathan'ın Bay Canevi ile olan sohbetleri adeta bir terapi gibiydi. Nathan gibi bende bir sonraki buluşmalarını heyecanla bekledim. Buluşmalar arasında Nathan ile birlikte iç hesaplaşma yapmaktan kendinizi alıkoyamıyorsunuz.Görüşme sayısı ve zamanının sadece bir sayıdan ibaret olduğunu esas olanın geçirilen zamanın kalitesi olduğunu hemencecik anlayıveriyorsunuz.

Az kişi ve sınırlı mekanlarda geçmesine rağmen oldukça akıcı ve sanki başından ayrılamayacağımız bir görsel izliyormuşçasına kitabı okumuyor adeta izliyorsunuz.
08.06.2025

Sultan Beyazid'in son zamanlarında Şehzade Ahmet, Şehzade Korkut ve Şehzade Selim'in taht için verdikleri mücadele anlatılıyor kitapta.  Mücadelenin yanı sıra içinde bulundukları roller ve neler hissettiklerini de anlıyoruz. 


Sonlara doğru gelindiğinde Şehzade Selim Sultan babası hakkın rahmetine kavuşmadan 41 yıllık saltanatına son vererek kendisi Sultan olmuştur. Olmuştur olmasına ama ne bedeller ödemiştir... 


Tarihe uygun, akıcı ve anlaşılır bir şekilde kurgulanmış. Ve Tarihe ilgisi olmayanların da çok rahat okuyabileceği bir kitap haline gelmiş.