Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

HacerSC Tarafından Yapılan Yorumlar

08.06.2025

"Senin olan şey, çıkıp geliyor ve seni buluyor."

"Sırlarımı söyledim dağlara dumanlara

Ben yazarken ağladım, okurken de sen ağla"

"İnsan, tükenir."

Kısa kısa bir çok insanın hayat hikayesine dahil oluyoruz.  Yoksulluk, yoksunluk, ölüm ve yalnızlık gibi kavramlar karakterler üzerinden az sayfa sayısına rağmen derinlemesine işlenilmiş. Karakterler o kadar ustalıkla anlatılmış ki her bir karakter geçmişinizde şimdinizde zaten tanıdığınız kimseler gibi hissediyorsunuz.  Ne kadar hüzünlü konular olsa da yazarın usta kalemiyle göz yaşınız akacakken gülümserken buluyorsunuz kendinizi. 

İlk hikaye kitaba adını verirken Geçtiğimiz Kırk Gün bölümünde yazarın gerçekliğini okuyorsunuz içiniz yana yana...
19.05.2025

Beşinci kitapta zaman ilerliyor Huşu Ağacı'nın çocuğu  Güneş'i Psikiyatri Uzmanlığı'nı alırken buluyoruz. Dünün çocukları büyüyüp genç olurken büyükler ihtiyarlayıp bu dünyadan göçüp gidiyor. Aileye Kartal, Cesur, Sevinç, Samir ve İbrahim Hoca'nın da katılmasıyla yeni hayat hikayelerine dahil oluyoruz. 

Niyet etmek ve teslimiyet sonunda kavuşulan huzur. Manevi yönden kendimizi sorguluyoruz karakterler ile birlikte. Okudukça hiçbir şey için geç olmadığı olması gereken zamanda olduğunu bir kez daha hatırlatıyor yazarımız.

Kitaba dair naçizane birkaç eleştirim ise,

️Çok fazla tevafuk var. Herkes bir şekilde birbiri ile bağlantılı çıkıyor.

️ Güneş ve Kartal ilk başta birbirine çok uzakken çok hızlı bir şekilde yakınlaşıyorlar.

️ Sayfa sayısı arttırılıp biraz daha detaylandırılabilirdi.


Öte yandan serinin diğer kitaplarında da olduğu gibi bir solukta biten anlam arayışımıza katkıda bulunan şifalı yolculuktu.
14.05.2025

Kendini yalnız ve mutsuz hisseden zihni acaba'larla dolu Nora kediside öldükten sonra bir gece yarısı kendiside yaşamına son vermeye karar verir.  Kendisini sayısız kitapların  bulunduğu bir kütüphanede bulur.  Kütüphanecinin kendisine verdiği ilk kitap 'Pişmanlıklar Kitabı'dır. Sonrasında kök yaşamından farklı seçimler yaptığı sayısız diğer yaşamlarında buluyor kendisini. 

Nora ile birlikte okuyucuda kendi pişmanlıklarını düşünmeden edemiyor. Yaptığım seçimler farklı olsaydı daha başarılı, daha zengin, daha popüler ve en önemlisi daha mutlu olur muydum?sorularını kendine sorarken buluyor. Her bir seçim onlarca iyi-kötü farklı sonuçlar ortaya koyar. Kitabın sonuna doğru pişmanlıklarımız olasılıklar çerçevesinde yeni kapılar açmaya devam edecek ve esasen kusursuz bir yaşam olmadığını anlayacağız.
Karakterin felsefe okuması dışında kitapta derinlik yok gibiydi. Kitabın çıkış noktası ilgi çekici olsa da anlatım zayıf kaldı benim için.
10.05.2025

Çamlıpınar Belediye Başkanı Şemsettin Bilen bir festival düzenlemek ister. Bu düşüncesini ilçenin ileri gelenlerinin de içinde bulunduğu bir toplulukta danışır. Tam da bu nokta da festival de neymiş bizim bir şenliğimiz var diyen çeşitli sesler çıkar. El birliği ile Festival & Şenlik hazırlıklarına başlanır. Yer yer karakterler kısaca anlatılmış. Şemsettin Bilen ile siyasetin inceliklerine de yer veren yazarın ağzından olan kısımlarda Mustafa Kutlu ile sohbet ediyormuşçasına geçiyor hikaye. 

Kutlu okurken aslında geçmişimizden dostluklarımızı, mahremiyetimizi, dayanışmamızı nasıl da kaybettiğimizi görüyoruz ve yer yer gülerken yer yer hüzünleniyoruz tam da bu toplumsal olarak kaybolan duygularımız için. 

Uzun betimlemeler yapılmadan ama kişileri ve olayları yeterince anlattığı bir solukta biten bir hikaye.
10.05.2025

"Kelimelerimize ve kavramlarımıza gereken özeni göstermediğimiz takdirde, bu kavramları oyuncak edenlerin elinde oyuncak olmaktan kurtulamayız "
"Her bildiğini söyleme, her söylediğini bil."
"Hayatımızı gereksiz yere karmaşıklaştırmak, bu çağda en mahir olduğumuz işlerden biri."
Yazar, İnsan zihni, kelimeler ve düşünce, celbedilmiş toplumsal söz yitimi, gündelik (!) zihin kontrol yöntemleri, bilimle uğraşmak isteyen gençlere minik hatırlatmalar, evrim ve inanç  gibi konuları 'Bize Dair', 'Bilim ve İnanca Dair' ve 'Kaosa Dair' olmak üzere üç bölümde toplamış.

Yabancı dil öğreniminde Türkiye sisteminin eksik ve yanlış noktalarına değinerek dil bilgisi öğrenimi ile detayda boğularak ana noktayı nasıl da kaçırdığımızda ifade ediliyor. 

Değişmeden öğrenemeyiz, öğrenemeden değişemeyiz. Yaşadıkça değişiriz. Öğrenme dediğimiz şey ise tamamen değişmeden ibarettir.