Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
HacerSC Tarafından Yapılan Yorumlar
Herkes tarafından çok sevilen hemşire Sofia Suarez'in evinde ölü bulunmasıyla başlayan soruşturma ve seneler öncesinde yaşananları da açığa çıkaracaktır. Jane Rizzoli bu vaka ile uğraşırken diğer tarafta annesi Angela Rizzoli ise mahallesinde yaşanan tuhaf olayları ve araştırmalarını anne Rizzoli gözünden görüyoruz.
Arka kapağı okuduğumda yıllar sonra Isles&Rizzoli serisinden bir kitap okuyacağım için oldukça sevinmiştim ancak eskisi kadar karakterlere ve aralarındaki iletişime yer verilmemişti. Tıbbi detaylar oldukça azdı. Daha çok herhangi bir polisiye okur gibiydim. Sonuna doğru heyecan artsa da beklenilmedik değildi.
"Meğer insan karşısındakinin çektiği acıyı, ancak o acının içinden geçerken tam manasıyla anlarmış."
Serinin dördüncü kitabı Zeynep'in Derviş Dede'nin yas sürecini tamamlamak üzereyken Çolpan ile tanışmasıyla başlıyor. Çolpan ve Asfar'ın hayat hikayesine dahil oluyoruz. Çolpan ve Asfar üzerinden evliklerin zamanla dönüşümü ve bu süreçte yapılan yanlışları ele almış. Özellkle aileye yeni üye geldikten sonra ki durumu çiftimizin kendi ağızlarından çok net bir şekilde vermiş yazar. Geçmiş travmalarımızın ilişkilerimizi nasıl etkilediği hangi konuda eksik büyüdüysek o konuda fazlalaştığımızın ve bu defa da bu şekilde hayatımızı zorlaştırdığımızı anlamamıza yardımcı oluyor Çolpan. Öte yandan Güneş'in ergenlik dönemi duygu durumu ve akran zorbalığına da değinilmiş.
Yine hızlıca biten kendimize çokça dersler çıkarabildiğimiz bir yolculuktu.
"Sınırlar taarruz değil, savunma silahıdır."
Hayır diyemeyenlerin neden hayır diyemediklerinden başlayarak sınır ne demek nasıl sınır konulur ile devam eden herkesin rahatlıkla anlayabileceği bir kitap. Eğer sınırlarını korumakta zorlanıyorsanız verilen örneklerde kendinizi görüyor gibi olacaksınız. Çözüme dair yeterli olmadığını düşünmekle beraber tanımlayıcı yönlerinin kuvvetli olduğunu düşünüyorum.
Sadece öğrenmek için öğrenseniz dâhi öğrendikten sonra artık aynı kişi değilsinizdir. Hakikati keşfetmek ya da keşfettiğini düşünmek insanı kaçınılmaz olarak değiştirir. İnsan kendi bilgisine karşı direnemeyen varlıktır."
"Koşmadan deneyimlenemez, durmadan tefekkür edilemez. Koşmak müşehadenin, durmak derinleşmenin kaynağıdır."
"Bugün yazılan eserlerin ya da makalelerin acaba yüzde kaçı 300 yıl sonra okunur ? Yüzde kaçı 1500 yıl sonra okunur ? "
"Kitap sabit materyaldir. Değişken olan sizsiniz. "
Yazar öğrenme sürecini altı ana bölüm ve alt başlıklara ayırarak genel geçerden uzak, deneyimleriyle birlikte ele almıştır. Çoğu kimseler tarafından savunanın aksine evli olmanın ebeveyn olmanın ilim öğrenmeye engel teşkil etmediği bilakis farkı bakış açısı katarak katkı sağladığından bahsedilmiş. Ayrıca yazar tarafından verilen tavsiyeler ve teknik bilgiler anlaşılır ve oldukça kıymetli.
"Gördüklerini görmezden gelmek bu toplumda erdem sayılan bir alışkanlık"
Adı olmayan bir ülkede bilinmeyen bir zamanda meydana gelen patlamalar etrafta bulunan silahlar ve mermiler... Bu durum yazarın dikkatini çeker ve farkındalığı arttırmak adına bu konu üzerinde kitap yazmaya başlar. Ancak kitabını sonlandıramadan ortadan kaybolur. Kitabın ortasına kadar aynı karakteri ikinci kez okumuyoruz. Hatta sonra o karakterlerden bir daha bahsedilmiyor bile. Ve karakterler bize isimleriyle değil meslekleriyle uğraşlarıyla veriliyor. Ahmet değil de yazar, Ayşe değil de doktor gibi. Yazarın Notu kısımlarında verilen sosyal mesajlar ve karakterlere dair düşünceler ile aslında yazar bazı sonuçları biz okuyuculara bırakıyor.
16 yıl önce yazılmış yarı ütopik bu kitabı okurken şimdiki zamanla arasında benzerlikler bulunması insanı oldukça ürkütüyor.