Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

cr7hy8 Tarafından Yapılan Yorumlar

25.10.2025

Orhan Kemal bu eserinde, kadınların toplum içindeki yerini ve sınıf farklarının insan ilişkilerini nasıl etkilediğini ustalıkla işler. Zeliha’nın yaşadığı haksızlıklar ve çevresinin onu “el kızı” olarak görmesi, insanların önyargılarını açıkça gösterir. Roman boyunca yazar, karakterleri yargılamaz; onların iç dünyasını, umutlarını ve çaresizliklerini bize göstererek düşündürür.

Eserin dili sade, olaylar akıcıdır. Diyaloglar doğal olduğu için karakterler çok gerçekçi hissedilir. Yazar, toplumun içinden çıkmış biri olarak, anlattığı insanları tanır ve onları samimi bir dille okura taşır.

Sonuç olarak El Kızı, sadece bir aşk hikâyesi değil, aynı zamanda insan onurunun, emeğin ve kadın mücadelesinin romanıdır. Orhan Kemal bu eserinde, hem bireyin iç dünyasına hem de toplumun çarpık yapısına ayna tutar. Bu yönüyle El Kızı, Türk edebiyatında toplumsal gerçekçiliğin önemli örneklerinden biridir.
25.10.2025

Bay Mercedes, Stephen King’in zekice kurgulanmış bir gerilim–polisiyesi.
King bu romanda, canavarların sadece “doğaüstü” değil, insan kılığında da var olabileceğini gösteriyor.
Korku unsuru şeytanlardan değil, bir insanın psikopatlığından geliyor — bu da romanı çok daha rahatsız edici kılıyor.

Kitabın temposu baştan sona yüksek, özellikle açılış sahnesi (kalabalığın arasına dalan araba) okuru anında içine çekiyor.
O sahne öyle sinematik ki, King’in film gibi yazdığını hissediyorsun.
25.10.2025

Orhan Kemal’in Cemilesi bence hem sade hem de çok güçlü bir roman.
Küçük bir fabrikanın içinden koca bir toplumun fotoğrafını çekiyor. Cemile karakteri, sadece bir kadın ya da işçi değil — onurlu, ezilmeye direnen bir insanın sembolü.

Romanın değeri sadece bireysel hikâyede değil, aynı zamanda işçi sınıfının gerçek yüzünü göstermesinde.
Yoksulluğu, adaletsizliği, patron baskısını anlatırken bile yazar “acıdan” değil, insanın direncinden söz ediyor.
Bu yönüyle Cemile, hem hüzünlü hem umut dolu bir roman.

Benim gözümde Cemile, Türk edebiyatında en içten kadın portrelerinden biri.
Orhan Kemal, ne kahramanlık destanı yazmış ne de aşk masalı — sadece hayatı olduğu gibi, dürüstçe anlatmış.
Ve belki de bu yüzden, Cemile yıllar geçse de gerçek kalabilen bir hikâye.
15.09.2025

Bence bu kitap, Dan Brown’un en iddialı işlerinden biri – hem sürükleyici bir gerilim sunuyor hem de “Gelecek, geçmişi etkileyebilir mi?” gibi derin soruları masaya yatırıyor. Langdon serisini sevenler için tanıdık bir zevk: Şifreler, simgeler ve zamana karşı yarış var, ama bu sefer aşk unsuru (Langdon’ın yeni ilişkisi) ve bilimsel spekülasyonlar daha ön planda. Brown’un araştırmacı tarafı yine parlıyor; noetik bilim gibi niş bir alanı popüler kurguya yedirmesi etkileyici. Ancak, klasik eleştiriler geçerli: Karakterler biraz arka planda kalıyor, aksiyon odaklı ilerliyor ve bazı twist’ler tahmin edilebilir olabilir. Yine de, soluksuz okunacak bir başyapıt – özellikle bilim ile mistisizmin kesişimini sevenler için.
15.09.2025

Bence bu kitap, Baykurt’un toplumcu gerçekçi üslubunun en samimi örneklerinden biri. Gurbetçi Türklerin Almanya’daki günlük mücadelelerini –işçi kamplarından aile dinamiklerine, Alman-Türk kültürel uyumsuzluğuna kadar– öyle doğal ve içten betimliyor ki, okuyanı hem güldürüyor hem hüzünlendiriyor. Adem’in Ren’e açılması metaforu, yalnızlığın ve dostluğun ne kadar evrensel olduğunu vurucu bir şekilde yansıtıyor; nehir, sanki bir sırdaş gibi, akıp gidiyor ve dinliyor. Baykurt’un mizahı da cabası –bazı sahnelerde Kemal Sunalvari bir absürtlük var, ki bu da kitabı daha akıcı kılıyor.
Eğer gurbet, göçmenlik veya 70-80’ler Türkiye’sinin Avrupa macerası ilginizi çekiyorsa, mutlaka okuyun. Benim için Baykurt’un en dokunaklı kitaplarından; insanı hem düşündürüyor hem de umutlandırıyor, çünkü iyiliğin her yerde meyve verdiğini hatırlatıyor.