Toplam yorum: 3.284.986
Bu ayki yorum: 6.492

E-Dergi

el çevito Tarafından Yapılan Yorumlar

16.01.2006

Tatil boyunca Gülse Birsel'in kitaplarını okudum.. Çok beğeniyorum kendisini ve çok başarılı buluyorum.. Gülmek, hayatın sıkıcılığından uzaklaşmak için mükemmel bi tercih.. Onunda hayat görüşü var ve bende öyle düşünüyorum.. Hayat kısa, bir tek güldüklerimiz yanımıza kar kalacak..
"Evler niye dağılır? Ben size söyleyeyim. Evler kendi başlarına yaşayan birer organizmadır. Ve kendi kendilerini dağıtırlar.'Bunu buraya kim attıııı?' diye seslenirsiniz. Kimse cevap vermez. 'Bu bardağı sen mi buraya koyduuuun?' diye bağırırsınız. 'Yoooo ben koymadım!' 'Koltuğa kim çiklet yapıştırdııııı?' cevap yok. Evde yaşayan herkes inkâr edince, geriye tek açıklama kalır: Ev kendi kendini dağıtmakta ve kirletmektedir. Bulaşıklar, giysi dağları, yastıklar, eski gazeteler, boşalmış bardaklar, dolmuş kültablaları, kağıt topları, hepsi de bu alçak organizmanın işbirlikçileridir!
Onun yazılarından bi tanesini paylaşmak istedim.. Hayata bide bu açıdan bakmak ve gülmek için okumanızı tavsiye ediyorum..
02.12.2005

Tek kelimeyle harika...
Fizikçi Leonardo Vetra'nın burnuna yanan et kokusu geldiğinde, bu kokunun kendisinden çıktığını biliyordu. Başını kaldırarak, üstünde beliren siyah figüre dehşet dolu gözlerle baktı. "Ne istiyorsun!"
Kulak tırmalayıcı ses, "La chive," diye cevap verdi."Şifre."
"Ama...bende..."
Sıcak beyaz nesneyi Vetra'nın göğsüne iyice bastırarak, ağırlığını yeniden aşağı verdi. Kor nesneyle temas eden etin çıkardığı cızırtı duyuldu.
Vetra ıstırap içinde feryat etti."Şifre yok!" Şuurunu yitirmeye başladığını hissediyordu.
Siyah figür, ona ters ters baktı. "Ne avevo paura. Ben debundan korkmuştum."
Vetra bilincini kaybetmemek için mücadele verse de, üstüne çöken karanlık gittikçe artıyordu. Tek tesellisi, saldırganın peşinden geldiği şeyi asla bulamayacak olmasıydı. Yine de kısa süre sonra siyah figür bir bıçak yüzünün etrafında gezindi. Dikkatle. Ustalıkla.
Vetra,"Tanrı aşkına!" diye çığlık attı. Ama artık çok geçti.
Gerilim dolu, soluk soluğa okunacak bi kitap.. Okunmalı kesinlikle...
01.12.2005

Acaba toplum olarak neden yavaş ilerlediğimiz, kendimizi neden tam olarak ifade edemediğimiz, neden bulunmamız gereken seviyenin altında oluşumuz hakkında herhangi bir fikri olan var mıdır? Eminim vardır...
Hepimiz her yerde vatanı kurtaracak o sihirli formülün hep bizim elimizde olduğundan bahseder dururuz.
Her ne sebeple olursa olsun veya hangi sonucu doğurursa doğursun, bu şekilde hareket etmemizin bizi istediğimiz noktaya ulaştırması imkansız görünüyor.
İyi kullanılmayan zamanların bugün bizi etkilediği, yarın yine bizi ve çocuklarımızı derinden etkileyeceği, apaçık ortada.
*Erişmek istediği hedefi olmayanlar çalışmaktan zevk almazlar.
*Dayan ve üstele... Bu acı, adım adım senin iyiliğine dönüşecek.
*Eğitim kafayı geliştirmektir, hafızayı doldurmak değil.
Beğeniyle okunacak hayata yön veren sözleri içeren kitap..
Tavsiye ediyorum..
25.11.2005

Bu kitapta hayatımızın en temel tutumunun sırrını çözümleyeceğiz. Şimdiye kadar kalbimiz arzularla doluyordu. Ummadığımız bir anda kimi isteklerimizle yüzleşiyorduk. Kimi olaylar, hiç yaşanmayacağını sandığımız anda başımıza geliyordu.
"istemek,arzulamak,dinlemek, dua etmek" aynı olguya işaret ediyor. Aklımızla, kalbimizle, dilimizle, vicdanımızla veya halimizle sürekli istiyoruz. Nefsimiz, ruhumuz, sevdiklerimiz, diğer canlılar veya tüm evren adına istiyoruz. Kimi zaman tek başımıza, kimi zaman da meleklerle ve diğer varlıklarla aynı dili konuşarak korolar halinde istiyoruz. Bazen kimden istediğimizi bilmeden, bazen de istediğimizi yaratabilecek Kudreti tanıyarak istiyoruz.
Başımıza gelenler, bu isteklerin Yaratıcının izin verdiği sınırlar içerisinde gerçekleşen yansımalarından oluşacaktır. Hiçbir isteğe dayanmayan hiçbir sonuç yaşanmayacaktır.
Eğer bir gelecek yaşanacaksa, birilerinin onu istemesi sağlanacaktır. Gelecekte bekletilen rollerin dağıtılması sırasında kalplerde yaşanan arzular ve dilekler dikkate alınacaktır. İstemenin Esrarı bu müthiş süreçte önemli roller üstlenebilmemizin kapısını biraz daha aralamamıza yardım edecektir.
Beğenerek okuyacağınız bi kitap olur umarım...
25.11.2005

Kitap, üç aşamalı bir çalışmanın ilk basamağını oluşturuyor.
Bu ilk kitapta "Ne?" sorusuna yanıt veriliyor. Türkiye'ye Türk insanının yaşamına genel bir bakış açısıyla baktığımız zaman 'ne' görüyoruz? Kitabın içeriğini bu sorunun yanıtı oluşturuyor.
Bu kitapta yer verilen mış gibi eğitim, adalet ve trafik gözlemleri tesadüfen oluşmuyor.
"Mış Gibi" Yaşamlar kitabıyla, insanımızın yaşamıyla ilgili "Ne?", "Niçin?" ve "Nasıl?" sorularını düzenli bir biçimde ele alıp inceleyen bir kitap dizisinin ilk adımı atılmış oluyor.
Doğan Cüceloğlu'nu her zaman başarılı bulmuşumdur. Okumanızı tavsiye ediyorum.. Beğeneceksiniz..