İlk kitabını okur okumaz ikincisine geçmek için büyük bi istek duydum.. Geriye sadece güldüklerimiz kalacak çünkü..
"Şu cümleyle başlayan bir sohbet, sonsuza dek sürebilir: "siz hangi burçsunuz?" "İnanmıyorum, sen hiç ikizler gibi değilsin, İkizler biraz dengesiz olur!" "Hayır, Terazi dengesiz olur.Benim annem Terazidir mesela." İş yükselen burç seviyesine düştüyse, o toplantıdan hayır beklemeyin bence. Çıkın, gezin, çay bahçesine falan gidin. Nasılsa iş yapılmayacaktır artık. "Biliyor musunuz, benim hem normal burcum, hem yükselenim başak!" "Ayy inanmıyoruuuuuum, benim kocam Başaaaaaak! Nasıl titiz, nasıl titiz." Yeteeeeeeeeeeeeer!!! Öfkem sebepsiz değil tabi. Burç konusunda azıcık eziğim. Balık burcuyum da. Böyle sohbetlerde "zavallı" muamelesi görmeye alıştım artık. Burcumu açıkladığım anda karizma sıfıra iniyor! "Ben hem öksüz, hem yetimim", ne bileyim "Bir bacağım takma" etkisi yapıyor çevrede. Herkes acıma, şefkat ve hayal kırıklığı dolu gözlerle süzüyor beni. Balık burcu en enayi burçtur. Duygusal, sulugöz, hatta "bulanık zekalı" olduğumuz bile söylenir. Gerçekle hayal dünyası arasındaki ayırımı yapamayan, kararsız, içine kapanık, kırılgan insanlar, astrolojik kaynaklara göre, bu burçtan çıkar...
Çok beğendiğim yazılarından bi tanesini paylaşmak istedim.. Bende balık burcuyum çünkü ve aynen böyle düşünüyorum.. Gülmek istiyorsanız okumanızı tavsiye ediyorum..