Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
EBRU say Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitabın konusu dikkatimi çekti ve aldım.Okumaya başladığım gün 25.sayfada bıraktım. Başlamamla bırakmam bir oldu yani :)
Bir kitap bu kadar mı karışık ve anlamsız olur.Kitapları yarıda bırakmama gibi bir takıntım olmasına rağmen dayanamadım ve yarıda bıraktım.
Evine hizmetçi olarak başvuran ve göreve kabul edilen genç Alman Kızı Saffie’nin hayat hikayesini anlatıyor.
Ev sahibi Flütçü Raphael genç hizmetçiye aşık olur ve evlenmek ister. Genç kız bu evliliğe karşı koymaz ve çok kısa bir zaman zarfında evlenirler. Bu evlilikten meydana gelen Emil annesi Saffie ve babası Raphael yaşamlarına devam ederken hayat istenilen gibi sıradan gitmez.Saffie eşinin flüdünü tamir etmek ettirmek için gittiği dükyanda dükyan sahibi Andras’a aşık olur.Saffie hem eşiyle hem aşık olduğu sevgilisiyle yaşamını ikili yaşar ve bu ikili yaşama da oğlunu da şahit eder.Mutlu yaşadığı günler gelip geçer ve Alman Kızı Saffie’nin eşi bu beraberliği öğrenir. 5 yaşındaki oğluna bu yasak aşkı bir tren yolculuğunda itiraf ettirmek ister. Çocuğuna bu yasak aşkı itiraf ettiremeyeceğini anladığı zaman duygularına engel olamaz ve oğlunu trenden atar…. VE EMİL ÖLÜR….
Olaylar bu konu özet kadarla sınırlı kalmıyor.Psikolojik travmalardan, zamanın siyasi ve politik akışlarından,savaşlardan ve savaşların insan üzerine etkisinden de bahsediliyor.Yazarın konuya bakış açısı ve olayları kaleme alış biçimi insanı okurken yormayan cinslerden…Okumaktan pişman değilim ve herkese tavsiye ederim.
Birbirinden bağımsız küçük öyküler. Fakat her hikayede farklı saplantıların bulunduğu olaylardan bahsediyor.İnsanı şaşırtan “yok daha neler” dedirtecek olaylar var. Ben zevkle okudum herkese tavsiye ederim.
Kitabın konusunu ve dilini çok akıcı buldum ve her sayfasını sıkılmadan okudum. Bu kitapta tek can sıkıcı şey kitabın sonunun açık olmaması ve istenilen gibi bitmemesi....Ben açıkçası kitabın şöyle kurgulanacağını düşündüm.Noel gecesi olması sebebiyle kesilecek olan şeyin bir HİNDİ olduğu ve zenci aşçıyla evin hanımının arasında yılbaşı yemekleriyle alakalı geçen konuşmaları asansörde maruz kalan kişinin kendi üstüne alındığı ve kendisinin bir yılbaşı yemeği haline getirmeyi hedeflediklerini düşünmesiydi.Halbuki konuşmalar sadece bir Noel hindisi üzerine olmasıydı. Bu ayrıntıyla ilgili açıklama kitapta yer almıyor...Acaba asansörde kalan kişi boştan yere mi intihar etti.Gerçekten Noel yemeği bir hindiden mi ibaretti. Ayrıntıları ben kaçırmış olabilirim .Bu konuda ayrıntı bilgileri yakalayan kişiler yorum yazabilir mi lütfen…
Bir Katilin Öyküsü….Adı : Jean Baptiste Grenoille...
O dünyanın en pis kokan yerinde (balıkçı hali) kokusuz olarak doğmuş olan çöpün,çamurun, kokuşmanın, içinden gelen sevgisiz büyümüş, sıcak bir insan ruhu olmadan sırf inatçılığından ve iğrentisinin verdiği güçle yaşayan ufak,kamburu çıkmış topallayan herkesin sırt çevirdiği bir kişi….
Doğduktan sonra annesinin idamıyla süt annelerinin yanında kısa sürelerle barınıp sevgisiz büyümüş.En belirleyici özelliği çok iyi koku alması.kötü kokuları katlanabiliyor fakat iyi kokulara karşı zaafı var.Güzel kokuları katlediyor.Amacı dünyada eşi benzeri olmayan gerçek insan kokularından oluşan kimsenin yapmayı beceremediği kendisinin bu alanda bir ilk olacağı parfümü yaratmak. Bu parfümü yapabilmek için 25 tane eşi benzeri olmayan güzellikteki genç kızları öldürüp kendi yöntemleriyle kokularını derilerinden alıp kullanması ve bu şekilde dünyadaki en etkileyici parfümü yaratması.
enteresan ve güzel bir öykü