Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

seymaninkitapdunyasi Tarafından Yapılan Yorumlar

Genç ve olağanüstü yakışıklı Dorian Gray, ressam Basil Hallward’ın çizdiği portresiyle tanışır. Lord Henry’nin “gençlik ve haz her şeydir” düşüncelerinden etkilenen Dorian, genç kalmak uğruna ruhunu feda etmeyi diler. Dileği gerçekleşir: Kendisi hiç yaşlanmazken, yaptığı her kötülük portrede iz bırakmaya başlar.

-Zamanla Dorian acımasız, sorumsuz ve vicdansız bir hayata sürüklenir. Toplum içinde kusursuz görünür, ama gizlediği portre giderek çirkinleşir ve korkunçlaşır. Suçluluk duygusundan kaçmak için daha da karanlığa gömülür. Roman okura, güzellik, gençlik, ahlak, sanat, vicdan gibi olguları sorgulatır.
-Peki sizce, “Güzellik insanı iyi yapar mı, yoksa kötülüğü daha mı görünmez kılar?”
"Herkes öyledir. Dışardan göründüğü gibi değil ki hiçbir şey.
Herkes her şeyi bilecek olsa oturduğumuz evlerde, mahallelerde duramayız. Herkes bir şeyler saklıyor işte. Biz kimiz ki, ne yalanımız olacak? Bırbirimizle ne alıp veremediğimiz var? Koca dünyada küçücük insanlarız, bakınca herkes işinde gücünde. Ama şu kadarcık insanın bile birbirine bin tane yalanı var."
-Kitapta, Fransız devriminin kaotik atmosferi, insan doğasının çelişkileri, adaletsizliğe karşı adalet ararken insanların nasıl zalimleşebildiği anlatılıyor.
-Okunması kolay, insanı yormayan klasiklerden biri. Ben keyifle okudum.
-Distopik edebiyatın en sarsıcı örneklerinden biri. Özgür irade, ahlakın ve insan olmanın değerini sorgulayan, şiddet ve dil aracılığıyla okuru hem rahatsız eden hem de düşündüren bir roman.
Roman genç Alex'in hikayesini anlatır. Alex ve çetesi, şiddet ve suçla dolu bir hayat sürer. Yakalandığında devlet, onu
"düzeltmek" için Ludovico Tekniği denilen bir yontem uygular:
șiddete duyduğu isteği mide bulantısıyla bağdaştırarak yok etmeye çalışır. Ancak bu yöntem, onun özgür iradesini de elinden alır.
Sizce Alex'in özgürken kötü olması mı, yoksa özgür iradesinden mahrum bırakıldığında "iyi" olması mı daha insanca? bence insanca olan taraf, kötulügü seçebilme ihtimali olsa bile ozgürluğünü koruması. Ama tabii ki bu da ahlaki açıdan rahatsız edici bir ikilem yaratıyor. Burgess bu noktada okura şunu düşündürüyor "Kötülüge bu kadar meyilli biri bile özgür iradeye sahip olmalı mı?"
-Kitapta altını çizdigim çok fazla yer oldu. Ben çok sıradan alelade şeylere bile farklı bir perspektiften bakan, zihnimi sorgulamaya iten, beni durup düşündüren kitapları okumayı seviyorum. Bu kitap da tam böyle bir kitap. Benim için keyifli bir okumaydı..