Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

BEYAZ MELEK NUR Tarafından Yapılan Yorumlar

15.07.2024

Her şeyden çabuk sıkılan, köyden nefret edip özgürlüğü için kaçıp duran bir Musa karakteri ile değişik olaylar yaşadık okuma sürecinde. Yeri geldi çok kızdım ona, yeri geldi hak verdim. Belki de yerleşik hayat onun özgürlüğünü kısıtlıyordu. Babasının ilgisizliği, sadece kendini düşünmesine çok kızdım. Kitapta konusu geçen köy enstitüleri, keşke o eğitim devam edebilseydi diyorum. Yurdumuz muhteşem bir şekilde olurdu diye düşünüyorum. Köy kadınlarının kaderinin durmadan çalışmak olduğu ve çoğu yükü kadının üzerinde olması.Yıllarca yaşanan bir konu.Ve bir konu daha; toplumsal bir alışkanlık haline gelen şiddet. Kadınların birey olarak bile kabul edilmemesi... ne kadar da üzücü... hele bir de kız çocuklarının okutulmaması çok daha üzücü bir durum. Murat karakterinin ailesi için yaptığı fedakarlıklara hayran kaldım. Eserin sonlarında yapılan röportaj da kader desek te aslının yanlış kararlarımız sonucu yaşadıklarımız olduğunu belirtmesi ne kadar doğruydu. Hayatımız seçimlerimizden ibaret.
25.07.2023

ZAN
Fantastik üzerine yazılmış eserin içerisinde bilimkurgu ve tasavvufa da yer verilmiş. Hatta siyaset ile ilgili kısımlar da yer alıyor. Biraz gönderme yapılmış gibi. Kitabın giriş kısmında her ne kadar 4000 yıl önce yazsa da; ahlaksızlığın, adaletsizliğin ve merhametsizliğin altın çağı bu dönemlerde gerçekte de yaşıyoruz. Onların Tanrının varlığını unuttuğu gibi bizlerin de yaratıcımız Allah’ı unuttuğumuz kesin ki bunca olay yaşanıyor... Altın ülke, kanunsuz topraklar, kimsesiz topraklar, gökkuşağı adası ve buhran ormanı derken büyü-teknoloji çağının yaşamdaki yerleri, mitolojik kısımlar, çocuksuz çiftin 40 yıl boyunca Tanrı’ya yalvarması, Tanrı’nın cevabı sonrası su gücünü kadına vermesi, karanlık enerjiyi de erkeğe vermesi sonucu oluşan iki ark sonrası insan ömrü içinde 200 yıl ömür biçilmesi. Ardından karanlık ark hoşgörü ve sevgi nidalarından kibrine yenik düşmesi sonucu yaşananlar... Eserin sonunda da Zan’ın sözleri İnsanlığımıza muhteşem bir gönderi olmuş.
11.01.2020

*Yazarımız eserini öyle bir özenle yazmış ki okurken hayran kalmamak elde değil. Benim tarzım olmayan bir eser olmasına rağmen ben bile sevdiysem, tarzı olan okurlar nasıl sever tahmin edemiyorum. Kitaba sanki koskoca bir dünya sığdırmış… Okumaya doyamıyorsunuz. Karakterlerin, yaşanmamışlık ve yaşanmışlıkta olan olayların içinde okuyucu da yer alıp onlar ile heyecanlanıp aynı anda onlarla bütün hisleri beraberce gerçekmiş gibi yaşıyor. Hatta rüyalarıma bile girdi kitabı bitirdikten sonra, ve karakterleri de özlediğimi itiraf etmek istiyorum. Onlarla bir bütün olmuşum. ;)
* Kitabı bitirdiğimde hemen yazarına yazdım. “Yaa oldu mu şimdi amaa.. Devam kitabı olacak değil mi?” dedim. Yazarı okuyucusu ile o kadar ilgili ki adım adım takip ediyor. Tüm sorulara yanıt vermesi, okuyucusuna değer vermesi beni çok mutlu etti. Yazarımızın eline yüreğine sağlık diyorum ve devam kitabını da dört gözle beklediğimi de dile getiriyorum. ;)
13.10.2019

Polis memurunun açıklama yaptığında Metin ve Gizem gibi bende şok oldum… Gamze’nin bu açıklamayı duyduktan sonra bayılması sonucu hemşirenin yapmış olduğu açıklama sonrası ağzım açık kaldı ve ben ikinci bir şok yaşadım… IV. Bölümü okurken gözyaşları içinde kendi hayatınıza şükrederken buluyorsunuz kendinizi… Kız çocuklarımızı nasıl eğitiyorsak namus konusunda, erkek çocuklarımızı da eğitmeliyiz. Başkasının evladına dokunmaması gerektiğini, namus kavramını erkek çocukta öğrenmeli. Erkek yapar elinin kiri sözü beni sinirlendiriyor. Sonrasında ise evlenirken el değmemiş kız arıyorlar. Herkes aşkı tende arıyor, aşkı cinsellik sanıyorlar… Aşk bu değil… Aşk sevdiğine dokunamamaktır… Aşk sevdiğine kıyamamaktır…
*Eserin son sayfasında, Mustafa’nın arkadaşının sesi kulaklarına geldiğinde söyledikleri sonucu istem dışı elimi alnıma koyup aman Allah’ım dedim.
(Buz gibiydi sözleri. Titriyordu içi… )Yüreğim paramparça oldu,
13.10.2018

(Duru’nun, yolda giderken annesine inat olarak yaptığı davranış çok çılgıncaydı…) “Şu senin siyah jaguarın etkisi olabilir mi acaba? Aç mı geziyorlar bilemem ama çıplak gezdikleri kesin, senin dikkatini çektiklerine göre…” dediğinde Hakan yankılı bir kahkaha patlatmıştı.
(Bende Hakan gibi bir kahkaha patlattım konuşmanın ardından ) (Kitabın arka kapağında yazdığı gibi, eser gerçekten de önyargılar ile dolu.)
12. Bölüm ve ben ilk sayfayı okuduğumda öyle bir şok oldum ki sayfayı 2 defa okudum. Dedim ki neler oluyor Erdem nasıl böyle bir işe kalkışır. Okurken gözlerim dört açıldı
Kitap güzeldi, bir dizi zevkinde okudum, gayet keyifli ve eğlenceliydi. Ancak son satırlar var ya, o satırları okurken gözlerim doldu, yüreğim burkuldu adeta… Yüreğine sağlık canım, ilk eserin olmasına rağmen güzeldi.