Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220

E-Dergi

BEYAZ MELEK NUR Tarafından Yapılan Yorumlar

12.11.2025

Yazarımızın eserini keyifle okudum. Sanki ikimiz de kahvelerimizi almış kitaplarla dolu odada cam kenarında keyifle sohbet ediyoruz, o anlatıyor ben dinliyorum ruhuma şifa olacak cümleleri. Evet bu eser tekrar tekrar okunacak bir baş ucu kitabı, ruhunuza şifa olacak satırlar yer almış her bir sayfasında. Zaten yazarımızın varlığı bile biz okurlarına şifa oluyorken eserleri ile de kat be kat iyileştirici özelliğiyle hem bize hem çevremize etki ediyor. İçerisinden muhteşem ötesi notlar çıkardım ve her birini özenle yazdım. Umarım sizlere de faydası olur. Ancak sadece notlar ile yetinmeyip kitabı da alıp okursanız daha da iyi olur sizler için. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Sevgiyle.
 
“Anlaşılmak... Çünkü her kalp, duyulmak ister.”
09.07.2025

Yıllardır her bir eserini büyük bir aşk ve büyük bir merak ile okuyorum.Kendisi gibi eserleri de benim için çok değerli. Yeni eserinde de Müjgan benim yüreğimi öyle bir dağladı ki ağlamamak elde değildi. Öğrendiğim gerçekler gelince ardı sıra, hem şaşkınlık hem üzüntü yaşadım. Ve ki eser bitti, ben de bittim. Dört gün geçti etkisi halen devam ediyor. Sonrasında roman okuyamadım çünkü etkisi geçmeden başka bir esere odaklanamazdım. Ahhh be Müjgan, yüreğimi çok acıttın... Onca olan şeye senin yüreğin nasıl dayandı... Yorumu yazarken bile gözlerim doldu.Samet bir bozuk saat için çıktığı yollarda karşılaşacağı kişileri ve öğreneceği sırları bilse yine çıkar mıydı? Diyorum... Eser için ne kadar yorum yazsam az gelir. Değerlendirme için bütün puanları versem yine de yetmez.On numara beş yıldız. Ve yazarımızın eserini özellikle evde okudum, duygularıma hakim olamayacağımı biliyordum.Eserle, Müjgan ve yazarımız ile baş başa olmak istedim. Gözlerim ile değil yüreğim ile okudum ve hayran kaldım.
11.01.2025

️Bosna'dan İstanbul'a bir anne-kız öyküsü... İki zamanlı yazılan bir eser. Boşnakların yaşadığı acıları ve bir soykırım hikâyesini yüreğim acıyarak okudum. Sırpların o insanlara yaptığı işkenceler, kadınlara tecavüz etmeleri, dinlerinden dolayı insanları genç, yaşlı, kadın ve çocuk ayırımı yapmadan öldürüp toplu şekilde gömmeleri kabul edilemez gerçeklerden... Faris komutanın eşi Hana, Emina ve kızı Azra'yı Sırplardan korumak için Serdar, Yusuf ve Raşit'i görevlendirmesi sonrasında güvenli bölgeye gitme çabaları ve bu yolda yaşadıkları olaylar yüreğimi parçaladı. Kimse öyle bir sonu yaşamamalı... Okuma süresince ben de hep bir umut diyerek okumaya devam ettim. Ve ilk başlarda savaş sonrası yazılan kısımlarda Emel ve Serdar kim ve aradaki bağlantı nedir diye merak ettim. Mavi tavşan oyuncağı ve akılda kalan acı anılar... Yazarımızın bu eserini de diğer eserleri gibi etkilenerek okudum ve tavsiye ediyorum.
31.07.2024

Avukat Aysun Kara karakteri ile farklı hayatların içerisinde beraber yol aldım. Kimi çok üzüldüm, okuduğum satır ile şok oldum ve o kısmı bir daha okudum kahroldum... Bu kadın cinayetleri ne zaman son bulacak? Taksi şoförünün hikayesinde güçlünün güçsüzü eziyor oluşu ve sindirilmiş insanların haklarını aramayı akıl edemeyişleri de ayrı üzücü bir konu. Boşanmalar sonrası ayrılıklarda çocukların silah gibi kullanılmasını ise ben halen kabul edemiyorum. Neden diye sorguluyorum çoğu zaman... Eserde geçen bir konu daha, bayramlarda şeker toplamaya çıkan çocukların kaçırılışı... nasıl bu kadar kötü olabiliyor insanlar... bayramın, mutluluğun tadını çıkarmaya çalışan çocukların hayatlarını çalarak ellerine ne geçiyor... bu kadar mı vicdansız olunur... çocukların oyun alanlarının kalmaması, tacizler, çocuk mafyaları bitmeyecek mi? Avukat Aysun'un pes etmeden büyük çabalar göstererek büyük bir azim ile bu konulardaki mücadelesine de hayran kaldım. Yazarımızın emeğine yüreğine sağlık.Sevgiyle.