Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Ömer MÜFTÜOĞLU Tarafından Yapılan Yorumlar

01.11.2003

Hz. Peygamber'in hayatıyla ilgili olarak yapılan çalışmaların şüphesiz hepsinin yararı vardır. Ancak Hz. Peygamber'in hayatından bir kesitin, bir ayı, günü nasıl geçirdiğinin lokal incelemesi tarzında eserler okuyucu için çok daha yararlıdır. Genel hatlarıyla bilinen Peygamber hayatının özel anlarının da müslüman okuyucu tarafından bilinme hakkı vardır. Ancak bu konuda ne yazık ki yeterince çalışma yapıldığı söylenemez. Sayın Ali Çelik'i tebrik ediyor, bu çalışmasının bir başlangıç olmasını ve devamını beklediğimizi belirtiyor, Hz. Peygamber'i bize bu yönüyle tanıtan bir çalışma yaptığı için Yazarı kutluyorum.
09.07.2002

Kitap, doçentlik çalışması olarak sunulmuş ve yazarı bu eseriyle doçent ünvanı almış. Bu ayrıntının bilinerek kitabın okunması yararlı olur.
Kitabın tamamında yazarın Kur'an'a olan hakimiyetini ve ayetleri bir bütünlük içinde siyak-sibak ilişkilerini de göz önünde bulundurarak peşpeşe kullanabilmesini gıptayla görmek mümkün.
Kur'an'da dengeyi ifade eden kavramları, dengenin karşıtı olan kavramları ve dengenin unsurlarını ayrı bölümler halinde ele alan ve bu bağlamda ilgili kur'an lafızlarını büyük bir ustalıkla ve günümüz kavramlarıyla kendi dilimizde açıklayan yazar, Türkçe'de aynı kelimeyle karşılanan değişik Kur'an lafızlarının farklarını da göstermek suretiyle konuya derinlemesine ilgi duyan sonraki araştırmacılara da ışık tutacak bilgiler ve kaynakça sunuyor.
Kitapta insan fıtratının doğal açılımının İslam olduğunu belirten yazar, aslında islam ve insanın birbirlerinin açılımları olduğunu savunuyor ve bu anlamda dengeli bir hayatın, islami prensiplere uygun bir hayat olduğunu söylüyor.
İlahiyat tahsili yapmakta olan herkesin mutlaka ve meraklıların da kaçırmadan okuması gerekli diye düşündüğüm kitabın, bir kaç imla/dizgi hatasından arınmış bir halde yeni baskılarının yapılmasını arzulamak, kitabı okuyup bitirenlerin ortak dileği olacağından kuşku duymayarak Sayın yazarının başka eserlerini de sabırsızlıkla beklediğimizi belirtmek istiyorum.
11.04.2002

Bir Süryani'nin kaleminden "yüksek lisans tezi" olarak yazılmış "Süryani Tarihi"ni okumaya başlamadan, yazarın taraf olabileceği ve olayları anlatırken objektif davranamayacağı endişelerini taşıyordum. Kitabı okuyup bitirdikten sonra bu endişelerimin haklılığı ortaya çıktı. Özellikle Türkiye Süryanileri anlatılırken Sultan II. Abdülhamit'e ve onun politikalarına karşı son derece tarafgir yaklaşımlar sergileniyor. Birinci Dünya Savaşı yıllarında bölgedeki Kürt azınlıkla birlikte Osmanlı ordusuyla savaşmış bu insanlarin daha sonra göçe zorlandığı da iddia edilmekte. Bu iddianın arkasından ise, zorunlu göçler sırasında, kitabın 20. sayfasında "onbinlerce" Süryaninin öldüğü yazılı. Ardından ilerleyen sayfalarda "onbinler" ifadesi yerine "binler" nitelemesi kullanılıyor.
Yine 1960'lı yıllarda baslayıp devam eden göçlerin sebepleri ise bir türlü belirlenemeyip faturanın Türk halkına çıkartılması yönünde zorlamalar yapılıyor.
Bütün bunların yanında bakir bir alanı gücü yettiğince doldurmayı amaçlayan bir kitap. Bilimsellik degerinin tartışılması gerekirken okuyucusuna azınlık bir toplumun yaşam biçimini anlatması bakımından dikkate değer.
11.04.2002

Batılıların "gelenek" adı altında, aynı seylermiş gibi değerlendirdiği "sünnet" ve "bid'at"in, başlangıçta tanımlarını vererek ayırt edilmesini ve doğru anlaşılmasını hedefleyen çalışma, özellikle Hz. Peygamber'in az anlaşıldığı ve sünnetinin hafife alınma çabalarının yoğunlaştığı bu günlerde okuyucusuna çok şeyler verebilecek türden. Sayın Yazarının titiz bir çalışma yapmasının yansıması olanca gücüyle kitapta hissediliyor. Bununla birlikte bu iki temel başlığın ayrı ayrı kitaplar halinde çalışıabileceği ve böylece anlatılmak istenilenlerin daha serbestçe sergilenebileceğini de, Sayın yazara, -kabul buyurursa- "bir öneri" olarak sunmak isterim.
Bugün "din" olarak yaşanan ve insanımıza çare olarak sunulanların ne kadarının din olduğunu sorgulayan bireylerin bu çalışmayı mutlaka görmelerini öneriyorum.
06.04.2002

İsrailogullarinin bugunkü durumunu anlamak için onlarin geçmiş hayatlarını çok iyi bilmek gerekir. Kur'an'ın israilogulları ve onların peygamberleriyle ilgili anlattıkları bir hayli çoktur. Özellikle Hz. Musa, Kur'an'ın kendisinden en çok bahsettiği peygamberdir. Firavun, Onun din işleri veziri Haman ve aynı zamanda israilogulları soyundan birisi olan zengin nüfus planlamacısı Karun karşısında bir Hz. Musa ile Firavundan kurtulduktan sonra kendi toplumu karşısında 40 sene mücadele veren Hz. Musa'yı anlatan bu çalışmanın özellikle bu günlerde çok önemli olduğunu ve mutlaka okunması gerektiğini belirtiyorum.