Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
Albagubra Tarafından Yapılan Yorumlar
Bilim felsefesi alanında yayınlanmış sıradışı eserlerden biri. Özellikle ikinci bölümündeki çalışma oldukça çarpıcı argümanlar sunuyor. Bilim felsefesiyle ilgilenenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap.
McLellan ideoloji kavramını tarihsel gelişimi ve farklı dönemlerde içerdiği anlamlar itibariyle ele almış. İdeolojinin marksist ve marksist olmayan düşünce gelenekleri açısından taşıdığı değerler karşılıklı incelenmiş. Son olarak da bilim-ideoloji karşıtlığını irdeleyerek epistemolojik bir çalışma ortaya koymuş. Tabii Feyarebend ve Habermas'ın düşünceleri üzerine tahlillerle birlikte. Sonuçta ise ilgi çekici bir değerlendirmeyle ideolojinin hayatımızdaki yerinin nerede olduğunu tespit ediyor, "ideolojinin sonu mu sonu olmayan ideoloji mi" başlığı altında.
Mardin, ideolojinin ideolojisini yapmaktan kaçındığı için, ideoloji-modernite arasındaki bağlantıyı ve ideolojinin "tarihselliği"ni çözebilmemize imkan tanıyacak bir eser oluşturmuş. Kitabın yazılış tarihi de dikkate alınacak olursa Mardin aslında, çatışt(ırıld)ığı gözlemlenen "ideoloji"lere ve "ideolojik" kamplaşmaya prim vermemiş olduğu için ayrıca takdir edilesi bir entelektüel.
Esra Yüksel Acı, sivil toplum örgütlerinin "sivil toplum" kavramı karşısındaki durumunu değerlendirerek, kavramın yeni içeriğini küresel kapitalist düzen çerçevesinde netleştiriyor. Sivil toplum örgütlerini, pek çok "az gelişmiş ülke"de toplumları küresel sistemle entegre eden bir yapı olarak değerlendiriyor. Sivil toplum örgütlerine eleştirel bir bakış açısı ortaya koyan, akıcı ve zihin açıcı bir eser.
Medeniyetler Çatışması tezi hep dünyayı büyük bir savaşa sokmanın meşrulaştırılması gayreti olması yönüyle eleştirildi. Eleştirilerin derinliği bu görüşte kilitlenmekteydi. İsmet Özel'in Kalın Türk kitabıyla yeniden ifade etmiş olduğu Medeniyetler Çatışması tezi eleştirisi, daha önceki eleştirilerin tamamen ötesine geçen belki de tek eser. Hele Türk ve Türkiye eksenli bir eleştiri olması dolayısıyla "gerçek" bir bakış açısını da ortaya koymuş oluyor. Dolayısıyla İsmet Özel gerçekçi olarak imkansızı istemenin harikulade bir örneğiyle yeniden karşımızda. Önce medeniyet kavramının içini yeniden dolduruyor, sonra da dünyada kaç tane medeniyetin yaşadığını, kaç tane medeniyetin ise yaşamadığını belirginleştiriyor. Türkiye'de siyasal İslam adı altında yürütülen faaliyetin Batı Medeniyetinin bir parçası olduğunu da zihinlere yerleştiriyor. Bunların ötesinde soğuk savaş, kapitalist düzen ve pek çok kavramı netleştirerek zihinleri yoruyor. Ama dediği gibi çoğu zihin yormaya gelmez, en azından zihinlerin meşgul edilmesi de bir fayda. Bu noktada, ayrıntıya girmeyen ama meseleleri temelden ele alan bir metin.