sibğetullah rumuzlu arkadaşın yorumunu ibretle ve üzülerek okudum. Meal okunmasını tavsiye etmiyor. Asırlarca önce yazılmış tefsirlerden yararlanılmasını öneriyor. Bence o tefsirlerde okunmalı, çağımızda yazılan meallerde okunmalıdır. Okuyucu, aklı sayesinde doğruyu eğriyi ayırdebilir. Gerçi aklın Kuran'ın anlaşılmasında yeterli olmayacağını savunurlar. Ama nedense dini sadece mezardakilerin anladığı iddia edilir, ve sadece onlardan öğrenilmesi gerekiyor!
Biz müslümanların en büyük hatası sorgulama ve analiz yapmamamızdır. (Din öğretilmez; din analiz edilir, sorgulanır, iman edilir ve uygulanır.)
Sonrada bunların sorgulanmasından men ediliyoruz. Aynen sibğetullah rumuzlu arkadaşın yaptığı gibi. Din konusunda sorgulama yapmak insanın ayağını kaydırır, insanı doğru yoldan çıkarır vs. vesveseleriyle insanları soru sormaktan, araştırma yapmaktan alıkonuluyor.
Aslında en büyük sorgulamayı Allah yapıyor ve bunu insanların da yapılmasını emrediyor. Allah, müşriklerin ilahı ile kendi ilahlığını, rabliğini tartışmaya, sorgulamaya açıyor. Kuran'ın yüzlerce ayetinde Allah soruyor: "... onların mı gücü yeter, yoksa Allah'ın mı", "...onlar mı yaratır, yoksa Allah'mı"... şeklinde pek çok örnek vardır Kuran'da.
Lütfen yorumlarda bulunurken dikkat edelim. Bir yazarın herhangibir eseri oluşturuncaya kadar sarfettiği emeği, zamanı bir düşünün. Yazarın 11 ciltlik Tebyinül Kuran ve Meal çalışması bulunmaktadır. Nereden bakılırsa bakılsın en az 20-25 yılın emeğini, birikimini bir çırpıda silip atamazsınız. Bunun Kuran'daki karşılığı hakkı örtmektir. Konu dünya ve sonraki yaşamımızla ilgili ise doğruyu bulmak için ambargo konmadan tüm eserlerin incelenmesi gerekmektedir diye düşünüyorum. İşte o zaman gizlenenler, çarpıtılanlar, yanlışlar ve gerçekler ortaya çıkacaktır.