Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

KY-268996 Tarafından Yapılan Yorumlar

01.11.2011

sibğetullah rumuzlu arkadaşın yorumunu ibretle ve üzülerek okudum. Meal okunmasını tavsiye etmiyor. Asırlarca önce yazılmış tefsirlerden yararlanılmasını öneriyor. Bence o tefsirlerde okunmalı, çağımızda yazılan meallerde okunmalıdır. Okuyucu, aklı sayesinde doğruyu eğriyi ayırdebilir. Gerçi aklın Kuran'ın anlaşılmasında yeterli olmayacağını savunurlar. Ama nedense dini sadece mezardakilerin anladığı iddia edilir, ve sadece onlardan öğrenilmesi gerekiyor!

Biz müslümanların en büyük hatası sorgulama ve analiz yapmamamızdır. (Din öğretilmez; din analiz edilir, sorgulanır, iman edilir ve uygulanır.)

Sonrada bunların sorgulanmasından men ediliyoruz. Aynen sibğetullah rumuzlu arkadaşın yaptığı gibi. Din konusunda sorgulama yapmak insanın ayağını kaydırır, insanı doğru yoldan çıkarır vs. vesveseleriyle insanları soru sormaktan, araştırma yapmaktan alıkonuluyor.

Aslında en büyük sorgulamayı Allah yapıyor ve bunu insanların da yapılmasını emrediyor. Allah, müşriklerin ilahı ile kendi ilahlığını, rabliğini tartışmaya, sorgulamaya açıyor. Kuran'ın yüzlerce ayetinde Allah soruyor: "... onların mı gücü yeter, yoksa Allah'ın mı", "...onlar mı yaratır, yoksa Allah'mı"... şeklinde pek çok örnek vardır Kuran'da.

Lütfen yorumlarda bulunurken dikkat edelim. Bir yazarın herhangibir eseri oluşturuncaya kadar sarfettiği emeği, zamanı bir düşünün. Yazarın 11 ciltlik Tebyinül Kuran ve Meal çalışması bulunmaktadır. Nereden bakılırsa bakılsın en az 20-25 yılın emeğini, birikimini bir çırpıda silip atamazsınız. Bunun Kuran'daki karşılığı hakkı örtmektir. Konu dünya ve sonraki yaşamımızla ilgili ise doğruyu bulmak için ambargo konmadan tüm eserlerin incelenmesi gerekmektedir diye düşünüyorum. İşte o zaman gizlenenler, çarpıtılanlar, yanlışlar ve gerçekler ortaya çıkacaktır.
08.10.2009

Yazar İsmail KAZDAL'ın bu eseri yayınevinin sunuşunda belirtildiği gibi Kuran tercümelerinin mealidir. Kuran tercümelerinin en önemli problemi Kuran'ı, Kuran dışı kaynaklarla açıklamalarıdır. Oysa ki Kuran kendi kendini yine Kuran ayetleri ile açıklıyor. Yani ne bir zümreye/ruhbanlık sınıfına ne de bir şahsa bizi mahkum etmiyor.

Bilindiği üzere ayetler sadece yazılı kuran ayetleri olmayıp çevremizi saran tabiat kanunları da, birer ayettir, Allah'ın koyduğu yasalarıdır. Musa'ya, İsa'ya, ve diğer elçilere gelen mesaj ne ise Muhammed'e aynı içerikte gelmiştir. Elçi Muhammed'e ne iletilmişse bize de aynı mesaj gelmiştir. O dönemlerde olanlar günümüzde de olmalıdır. Yani Musa'nın yaptığı gibi bugünde Kızıldeniz asa ile yarılabilmeli, İsa'nın yaptığı gibi ölüler bu günde diriltmeli, İbrahim'in yaptığı gibi bugün de ateş serin olmalı. Çünkü “...Allah'ın kanununda asla bir değişme bulamazsın, Allah'ın kanununda kesinlikle bir sapma da bulamazsın.”(35Fatır 43. ayet). Din, Mitoloji, efsaneler, olağanüstülükler üretmez yaşanan sorunlara çözüm sunar.

Yazarın meali, Kuran'ın anlaşılması açısından düşünen insanlara ufuk açacak, düşüncedeki zincirleri kıracaktır kanaatindeyim. Bu açıdan bakıldığında ihtiyaç duyulan büyük bir eksikliği kapatıyor.