Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Yunus Emre Yücebaş Tarafından Yapılan Yorumlar

Bu kitabı ilk olarak 2017 senesinin yaz ayında okumuştum. İçinden birtakım hikayeleri beğenmeme rağmen, ilk cilt kadar doğruluk ve güzelliğine mazhar olamamıştım. Daha sonra, 2018 sonbaharında derin bir tahlil için tekrardan kitabı okumaya başladım. Bir sene sonraki bu ikinci okuyuşumda çok daha iyi kavradım kitabın yapısını. Kitap, tema olarak kudretini üç ana şeyden almıştır: Gerçek hikâyeler, yazarın yaşadığı gerçek bir iki hikaye ve kurgu olan, teşhis ve intak etrafında oluşmuş birtakım hikayeler. Bir iki küçük tenkit dışında,genel manada beğendiğim bu güzel eserde Platon'dan Büyük İskender'e, Büyük İskender'den Eyyubi'ye kadar pek çok insanın hakkında birtakım ince bilgilere mazhar olmak kabil. Bu bakımdan eserin salt hikmet ve fazilet değil, aynı zamanda genel bilgi eseri olma özelliği de taşıdığı düşünülebilir.
İnsanların hep basit gördüğü ve aman diyerekten geçtiği bu gibi kitaplar da aslında çok ağır şeyler olur. Bazen buradaki yorumlara bakınca da şaşırıyorum. Zira sanki çok basitmiş gibi yazmış kimisi. İçindeki bilgilere ihtimam ve itina ile bakıldığında insan bunca kural arasında boğulur ki bunları günümüzde ekseriyet uygulamamaktadır zaten.
Eserin yazarını az çok tanımaktayım. Kendisi, yazışmalarımızda, özgün olmaya çalıştığını vurgular. Eserin, yazım dilinde çok fazla devrik cümle olduğu ve çok fazla durumlar ile maddeler arasında benzeşim olduğu için eser, edebi bir dile sahip olmuş olup okuyucuya haz vermektedir. Yer ve mekan pek belirgin olmamaktadır. Bunun haricinde, belirtmek gerekir ki eser, her ne kadar tür ve teması aynı olmasa dahi Mehmet Rauf'un Eylül Romanındaki bir aşkın etrafında dönen psikolojik iklimi, Necip'in iklimini hafiften bir ölçüde andırmakta gibi. Tenkit bakımındansa, kapakta yazarın isminin yazmaması, ayrıca muhtevaya vecize misali yazılmış olunan yazıların, daha ince punto ile hazırlanmaması tenkit edilebilir. Nihai olarak, genel manada şunu söylemek lazımdır ki ilk kitaba göre çok iyi de çok fena da sayılacak bir eser olmamaktadır.
Hayatımda, nice tema ve türde, nice kitap okumuşumdur. Standart insanların aksine, bir kitabı, yazarının gençliği yahut da özgün oluşu gibi sebeplerden dolayı yerme huyum pek olmaz. Ama bu kitap için maalesef iyi bir yorum yapamayacağım. Nitekim, argonun kağıtlara ölçüsüz biçimde sirayet ettiği, aynı vecizenin başka sayfalarda tekrar ettiği, noktalama kaidelerine münasip bir yol izlenmediği hakeza bir eseri methetmem kabil olmamaktadır. Bizim toplumumuzda, kitap çıkaran kimi gençleri ergen diye küçümserler velakin bu kitabın yazarının genç bir kişi değil, orta kuşaktan bir zatı muhterem olduğunu da beyan etmek isterim.
Methedilecek yönleri de tenkit edilecek yönleri de mevcut olan bir kitap. Öncelikle belirtmekte fayda var ki kitabın ismi ile muhtevası arasında bir uyum eksikliği göze çarpıyor. Bunun dışında, yazarın sanki karşı tarafı eğitmek amacı güdüyormuş gibi bir hitap şekli kullanması da ne kadar sağlıklı tartışılır. Velakin kısa paragrafsal yazıların bile kıymete binebileceğini gösterip ufuk açması bakımından da umut verici bir kitap.