Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Hıfsullah Altaçlı Tarafından Yapılan Yorumlar

Ermiş’te her insanın kendinden bir şeyler bulacağı bölümler var. "Vermek’e Dair" başlıklı bölümde, yazar, “Siz önce kendinizin bir veren ve bir verme vasıtası olmaya layık olup olmadığınıza bakın. Çünkü hakikatte, hayattır hayata veren, oysa siz, kendilerinin veren olduğunu farz edenler, sizler sadece birer şahitsiniz.” diyor. Her kitaplıkta olması gereken bir eser.
Genç yazarın, ikinci öykü kitabı. Uzun cümlelerle kurulu, anlaşılması zor öykülerden oluşmuş. "Sonrası" başlıklı öyküyü beğendim.
"Bir gün," dedi, "ihtiyacım oldu iplik eğirdim ve çarşıya götürüp sattım. Elime iki dirhem gümüş girdi. Fakat her ikisini de bir elime almadım; birini bir elime aldım, diğerini öteki elime. Gümüş bir elimde çift olursa yolumu keser diye korktum. Zira ben öyle bir yoldayım ki, bu yola kıl bile sığmaz. Anlayacağın ekmeğim nerede, ne zaman verilir, ne bilirim, ne de hesap ederim. Yani sana verilecek ne akçem bulunur, ne de tokluk garantisi...
On iki yıldır canım taze hurma yemeyi arzuluyor. Ama ben yemiş değilim. Çünkü ben bir kulum, kulun arzu ile işi ne? Benim hâlim böyle... Bana sorarsan memleketine geri dön." "Yokluktaki Varlık" Öyküsünden (s. 15) Yazarın diline ve eline sağlık. Bu öyküler okunmalı.
Edebiyat severler için okunması gereken bir denemeler toplamı. Aşağıdaki satırlar, "Çocukken Haftalar Bana Asırdı" denemesinden; “Zamanı, çocukluk yıllarımızdaki gibi yeniden yavaşlatmak için neler vermezdim! Bir dağ köyünde değirmenci olmak mı gerekir bunun için, bir duvar ustası mı, yoksa fakir bir marangoz atölyesinde kalfa mı? Bunları yapmak isterdim. Yeter ki yaşamıyor gibi yaşamaktan kurtulayım! Zaman yavaş aksın, vakit geçmek bilmesin, sıkılayım... Sonra onu renklendirecek, neşelendirecek çareler arayayım kendi kendime. Tanıdığım, sevdiğim insanlarla halleşecek vaktim olsun, yüzlerine bakayım doya doya. Güneşin güneş, yağmurun yağmur olduğunu fark edeyim. Sevinci sevinç gibi, üzüntüyü üzüntü gibi yaşamaya hakkım olsun. Uzun, upuzun hayaller kurayım gelecek üstüne...”
“Gidenlerden Âtiye, Kalanlara Hediye”, “Bir İklimde Yanan”, “Aşkın Sıratı” başlıklı öykülerin kurgusu iyi. Öykülerin içeriğindeki cinsellikle ilgili bölümlerden dolayı; edebi heveslerle aldığım bu kitabı, edebiyatın edepli olması gerektiği düşüncesiyle tamamlayamadım.