Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Hıfsullah Altaçlı Tarafından Yapılan Yorumlar

Murat Yalçın, sade ve güzel bir ifade ile bizi, bizim insanımızı anlatıyor. "Üçgenin İç Acıları" öyküsünde olduğu gibi. “Altmışına varmadan öldü Kâni Dayı. "Şundan aşağı adam nasıl da gitti!" diye hayıflandı kadınlar. Bunu söylerken de bir elleri en yakındaki yüksek kapıları gösterdi hep.”
Okumasaydım, bir kaybımın olmayacağı kitaplardan oldu. Anlatımı ve yapısı ile konuya yabancı kaldığım ifadelerle dolu. “Kozmos ve Kaos”, “Yolculuk”, “Hera’nın Öfkesi” gibi öyküler dikkatimi çekti.
Elçin’in bu eserini severek bir çırpıda okudum. Tanıdık karakterler. Sade ve güzel bir anlatım. “Yüz yaşında bir ihtiyar varmış. Bir gün bu ihtiyar ormandan bir bağ odun getiriyormuş. Yükü öylesine ağırmış ki neredeyse ihtiyarın belini kıracakmış. Sırtındaki yük ihtiyarı öylesine perişan etmiş ki adam, odunları yere bırakıp Azrail’e seslenmiş, zaten yüz sene yaşamıştı bu yeryüzünde, yeterdi artık, Azrail gelse de canını alsa diye düşünmüş.
— Azrail! Ey Azrail!
Aniden Azrail ihtiyarın önünde peydahlanmış:
— Noldu? Beni ne diye çağırdın?
Yüz yaşındaki ihtiyar Azrail’i görünce ölümden korkup şöyle demiş:
— Yardım et de şu odunları sırtıma alayım diye çağırdım...” (s. 135)
Tanıtım yazılarına bakarak aldığım bir kitap. Pişman olmadım, ama okumasam da olurdu diye düşündüğüm bir kitap oldu. “Bizim Denizimiz Değil”, “Soneşik” öne çıkan öyküler.
Desenlerle, hikâyeler iç içe bir görüntü oluşturmuş. Bütün şiirsel anlatımlarda olduğu gibi okuru zorlayan ifadeler. “Gölgene Sığınır Kanatlarım”, “Islak Fotoğraflar” hikâyeleri güzel.