Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
catgoesmeow Tarafından Yapılan Yorumlar
Diktatörlük ve insanları manipüle etmek üzerine yazılmış en başarılı kitaplardan biri olmalı 1984. Attığınız her adımdan, aldığınız her nefese kadar, hatta düşünceleriniz de dahil sizi siz yapan her şeyin takip edildiği, değiştirilmeye zorlandığı distopik bir dünyayı anlatıyor George Orwell. İktidarın sürdürülebilmesi ve daha da güçlenmesi için itaat etmelerinden başka herhangi bir şey beklenmiyor Okyanusya halkından. Bizi birbirimizden ayıran şey, düşüncelerimizdir. Okyanusya'da herkes aynı düşünüyor. Çünkü Büyük Birader onların yerine her şeyi düşünüyor ve yapıyor.
Kitap bize 1940'ların sonunda yazılmış bir esere göre fazla ilerici fikirler sunuyor. Bu yüzden Orwell'ın zihin yapısından etkilenmemek mümkün değil. Sizin gerilmenizi sağlayacak ve bence biraz da tanıdık gelecek. Günümüz dünyasında benzerlerini gördüğümüz bir sistemin içine çekileceksiniz kitabı okurken. Yani sözün özü, 1984 için mutlaka vakit ayırmanızı tavsiye ediyorum.
Merhamet zulmün merhemi olamaz!
"Ben bir insandım." Sonradan edindiğimiz her şeyden münezzeh bizler birer insandık; inançlarımız, dillerimiz, milletlerimiz ile birbirimizi ayırdık. Bir şeyleri üstün tuttuk, bazılarını aşağıladık... Zulmettik, zulmedildik. Ama sadece insandık.
Huzursuzluk kitabı, aslında görmezden geldiğimiz, şu ya da bu sebeple ötelediğimiz insanların tıpkı bizler gibi acı duyabilecek, onurlarını koruyabilecek, en önemlisi yaşamak isteyecek insanlar olduğunu yüzümüze vuruyor. Bu kitap beni derinden etkileyen güzel bir yer edindi kendisine. Okuyun, mutlaka okuyun.
Son günlerde acaba Osmanlı Dönemi'nde güncel bir roman yazılsa nasıl olurdu, diye çok düşünmeye başlamıştım. Onun üzerine bu kitabı okumak tam anlamıyla bu konuya dair bütün merakımı giderdi.
Puslu Kıtalar Atlası, bahsettiğim dönemlerde geçiyor ve içinde bulundurduğu macera unsurları insanı bir miktar heyecanlandırıyor. Farklı tebaalardan insanların hayatlarına dokunarak, Bünyamin ile sonu belirsiz, gizemlerle dolu bir maceraya atılıyoruz.
Bünyamin'in ne zaman başı sıkışsa babasından kalan kitabı onu bi pusula gibi yönlendiriyor. Sanırım kararsız kişiliğimden dolayı kitabı okuduğum süre boyunca öyle bir atlasa sahip olma düşüncesi aklımdan hiç çıkmadı.
En çok önerilen yazarlardan ve kitaplardan birini tanımış olmak beni oldukça mutlu etti. Tavsiyemdir, hayatınızda bir kez bile olsa böyle bir yolculuğa çıkmalısınız, en azından bu kitabı okuyarak.
İlimdışı unsurlar, bu kitapta tarihin içine doğal bir şekilde yerleştirilmiş. İlk sayfalarda fazlaca yer alan denizcilik terimleri beni kitabın devamı konusunda şüpheye düşürmüştü. Fakat ilerlemeye devam ettikçe belki de daha önce duymadığım kelimelere alışmaya başladım.
1900lü yılların başında geçen hikaye, tahtelbahir gemisinde yaşanan birkaç tuhaf saati konu alıyor. Başlarda bunun sıradan bir denizcilik romanı olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak sayfaları çevirdikçe artan gerilim okumaya devam etmenizi sağlıyor. Neticeyi size merak ettiriyor. Bir gerilim filmini aklımda izlemiş gibiyim.
Puslu Kıtalar Atlası ile tanımıştım Sayın Anar'ı. T1AMAT, onun biraz altında kalıyor gibi aslında. Ama okunur mu? Elbette!
Bazı sayfalar mors alfabesi nedeniyle anlamsız harflerle dolu. Olmasa da olurmuş sanki. Akışı kesmediği için(okuyormuş gibi yapıp geçiliyor, çünkü başka çaresi yok) sorun olmayabilir ama o sayfaların varlığını sorgulyorsunuz bir yerde.
Bu kitaba bir şans verin. İyi okumalar.
Öğrencilerin, eğitimcilerin, çocuk sahibi olan ve olacak ebeveynlerin kısaca herkesin mutlaka okuması ve okuduklarını özümseyerek hayatına uyarlaması gereken bir kitap. Size çok şey katacak.