Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

la rage Tarafından Yapılan Yorumlar

08.12.2006

Murat Bardakçı çok sevdiğim ve beğendiğim bir tarihçidir. Bu kitabını da yıllar önce, ilk baskısından alıp okumuştum. Ben Murat Bardakçı'nın tarafsızlığından asla şüphe etmem. Atatürkçülüğünü de asla sorgulamam. Ama bu kitapla ilgili düşüncelerine katılmıyorum.

Bu kitapta anlatılanlar ve açıklanan belgeler(genelde mektuplar) bize alternatif bir tarih anlayışı sunmuyor. Vahdettin'e isteyen hain desin, isteyen aciz ve korkak desin. Bana kalırsa da öyle. Ama bu sözlerden rahatsız olanlar da var. Onlara daha söyleyecek bir şeyim yok. Bir gerçek var ki, Vahdettin yanlış ve silik bir padişahtı. Türk Milleti yok olmanın eşiğine geldiğinde bile İstanbul'daki sarayında oturmayı seçti. Kötü niyetli olup olmaması önemli değil. Türklüğün ve Osmanlı Hanedanı'nın şerefini yerlere sermesi yeterlidir. Atatürk de, Anadolu'da kelle koltukta mücadele ederken, İstanbul'da oturan padişah için ''HAİN'' ve ''SOYSUZ'' gibi kelimeler kullanmakta, bence haklıdır.

İslamcıların habire öne sürdüğü, Atatürk'ün Vahdettin sayesinde geniş yetkilerle Anadolu'ya gittiği veya Vahdettin'in ona altın verdiği gibi iddialar gülünçtür. Hiçbir tarihi belgesi de yoktur; aksini kanıtlayan ise onlarca belge ve tanık vardır. Her şeyin başında bizzat Atatürk'ün Anadolu'da çektikleri vardır. Vahdettin'in Sevr Antlaşması'nı ve Mustafa Kemal'in idamını nasıl onayladığı, tarihi gerçeklerle sabittir. Bu gerçeklerden sonra kalkıp da, bir kaç kişisel mektuba dayanarak padişahı aklamaya çalışmak gülünçtür. Vahdettin HAİNdir. Kimsenin bundan rahatsız olmasına gerek yok. Vahdettin, İngiliz gemisiyle ülkeden kaçmaktan rahatsız olamamış, siz ne diye dert ediniyorsunuz!
08.12.2006

Yazar gerçketen iyi bir araştırma yapmış. Dürüst olmak gerekirse beni ikna etti. En azından Atatürk'e yanlış tedavi uygulandığını belgeliyor. Tabi burda kasıt var mı yok mu, o sizin kendi mantığınızla kara vereceğiniz bir durum. Ama ben Atatürk'ün öldürüldüğüne inanıyorum. Bu kitapla birlikte yazarın devam kitabı olan, ''Atatürk Nasıl Öldürüldü'' kitabını, her Türk çocuğu mutlaka okumalı. Bu kitap şu an burda satış dışı, lütfen en kısa zamanda satışa konsun.
02.12.2006

Bu kitabın özellikle ülkemizde yayınlanması çok önemli. Kitapta anlatılan süreçleri birebir yaşamış bir ülke olarak, bu kitaptan çıkarmamız gereken çok ders. Kitapta anlatılan; IMF ve Dünya Bankası gibi kuruluşların, ülkeleri ödeyemeyecekleri borçlar altına sokup, sonra da küresel imparatorluğun birer kölesi haline getirmesini, ne yazık ki biz de yaşadık. Ülkemizde kurulan ABD üsleri ve BM'de Türkiye'nin oyunu nasıl verdiğini bir düşünün. Benim kitabı okuyacaklara tavsiyem; kitabı bitirdikten sonra, Adnan Menderes döneminde dış borçla yapılan otoyol ve baraj ihalelerini iyice incelemeleridir. Türkiye'de ilk ABD üslerinin de kimin zamanında açıldığını unutmasınlar. Bu ülkeyi sömürgeye çevirenleri unutmayacağız!
28.11.2006

Şimdi diğer yorum yazanların da belirttiği gibi, katılımcıların Türkçesi bozuk. Programda Aytunç Altındal'ın karşısında, iki tane Katolik var. Biri Vatikan'dan, diğeri Caritas'tan. Aytunç Altındal varsa zaten almak bize farz ama onun karşısındakiler aynı performansı gösteremiyor ne yazık ki! Hem türkçeleri yetersiz hem de bazı iddialarda cevap veremiyorlar. Ama kitapta çok önemli konulara değinilmiş ve mutlaka okunmalı.
27.11.2006

Derin devleti anlatan kitapta verilenlere derin devlet(!) niye müdahale edemiyor bilmem. Ama her halükarda Mahir Kaynak baya bir esip gürlemiş. Ömer Lütfi Mete'de pek bir şey yok, sürekli kıvırıyor. Mahir Kaynak biraz daha kendinden emin ve kesin konuşuyor. Ama bu sefer de her zamanki gibi çok bilmiş bir havaya giriyor. Ayrıca diğer kitaplarındakilerden çok başka şeyler de yok hani! Hep aynı mevzu. Niye bu kadar çok kitap çıkarıyor bunlar böyle?!!!