Toplam yorum: 3.284.589
Bu ayki yorum: 6.095

E-Dergi

Mediha Akyürek Tarafından Yapılan Yorumlar

12.02.2026

Kitap Endülüs'ün nasıl işgal edildiğini, halkının nasıl asimile edildiğini, Hristiyanlaştırılırken ne tür badirelerden geçtiğini bir tablo gibi önümüze sunuyor.

Üç neslin doğduğuna, büyüdüğüna ve hatta vefat ettiğine tanık olmak farklı bir deneyimdi.

Kitaba dair söylenecek çok söz var. Bir Müslüman olarak baktığımda eleştirebileceğim birçok nokta da...
Yine de bir perdenin arkasını açmış ve hiç bilmediğim manzaraları tanımış olmanın verdiği haz da var.
28.01.2026

Enteresan bir şekilde kitabın seveni de çok sevmeyeni de. Ben ikinci kısımda yerimi aldım. Dostluk hikayesi olarak geçiyor ama, dostluk dediğimiz bir ilişki tek taraflı hislerle, uğraşlarla olmaz. Çift taraflı bir emek gerekir...
Hikaye orijinalinde belki daha akıcı ilerliyordur, bilmiyorum. Şahsen çevirmenin dili bana bir tık ağdalı geldi. Okumakta biraz zorlandım diyebilirim.
Benim için bir vakit kaybıydı da diyemiyorum tam anlamda çünkü garip bir tadı vardı. Yine de başka bir eser okumayı tercih ederdim.
28.01.2026

Yazar kitabın başlarında buna benzer bir cümle kuruyor: "Sevmek de bir sanattır, hatta bir resim çizmek, şiir yazmak gibi bir sanattır. "
Aslında şiir gibi bir sanata birçok yerde ana malzeme olmuş bir duygu değil midir, sevmek?

Sevgi kavramına daha önce bu açıdan bakmamıştım. Fromm'a katıldığım ve elbette kati anlamda katılmadığım yerler olsa da, kitabı tekrar okuyacağımı sanıyorum. Okurken o kadar altını çizdiğim cümle oldu ki...

Sevme'ye dair yazılan ilk vurucu eseri kesinlikle okumanız gerek.
21.01.2026

Hepimiz belki de bir bahçıvanızdır...
Kitap sondan başlıyor. Yani sonunu bildiğimiz, acaba sonu ne olacak demediğimiz türden bir anlatı. Roman olarak geçse de, daha çok anı türünde. Peki güzel miydi? Kesinlikle evet.
Ölümden konuşmaktan hep kaçınırız.
Acı bulunduğu yeri kavurur...
Kendimize ise, ölümü hiç mi hiç yakıştırmayız. Hiçbir yarına sığdıramayız ölüm tarihimizi. Saatin hiçbir hali ölüm saatimize dair bir işaret vermez. Fakat son belli...Kitap da bu sondan bir önceki süreçten başlayarak, vefat eden babasını ve onun bahçesini anlatıyor.
Ölümü anmak, bizi yaşamanın verdiği sisli histen uyandırır.
"Görünüşe göre her ölümden sonra, her doğumdan sonra olduğu gibi, dünya yeniden başlıyor. Öyle olaylardan sonra kişisel takvimimiz değişiyor ve yeni çağlar açılıyor. Şöyle demeye başlıyorsunuz – a, bu babam ölmeden önceydi. Ya da – babam hayattayken. Ya da – iki yıl sonra... Kızım doğduktan sonra da böyle olmuştu. Dünya aniden ikiye bölünmüştü – yeni (çocuğa ait) çağdan önce ve sonra."
24.12.2025

Bazı kitaplar uzun betimlemeler yapmaz. Kısa tasvirlerle bile sizde büyük düşünceler çizer. Hüyükteki Nar Ağacı da böyle bir kitap.
Kapitalizm, sanayinin gelişimi kimilerine yaradı doğru, peki yapamadıkları? Peki o gölgede kalıp gittikçe gölgeleşenler?

"Çiçeğin kıymetini balarısı bilir. Her arı çiçek kıymetini ne bilir!"

Arılar, et vakumlayan sinekler, kavurucu güneş ve upuzun bir yol...