Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
abdüssamet Tarafından Yapılan Yorumlar
Demokrasi Allahın egemenliğ yerine ulusal egemenlik kavramını benimsediği ve haramı helali belirleme hakkını parlamenterlere verdiği için İslamdan ayrı bir sistemdir.(Dindir)
Yine demokrasi cahiliyye değerlerinin üstün tutulduğu ve insanların kullara kulluğa çağırıldığı bir düzenin adıdır.(Tevbe 31 ve Şura 21.ayetlerin tefsirlerine bakılabilir.)
Yavuz Bahadıroğlu'nun yazmış olduğu kitaplardan taassup derecesinde Osmanlı hayranı olduğu anlaşılıyor.Özellikle kitabın Osmanlılarda şehzade katli bölümüyle ilgili olarak ileri sürülen gerekçeler bir ilim adamına yakışmayacak derecede absürd.Bu konuyla ilgili olarak Kur'an ayetlerinin delil gösterilmesi ise tam bir facia... Masum insanların ilerde suç işleme ihtimaliyle öldürülmesine İslami delil üretebilmek anacak saltanat zihniyetiyle açıklanabilir.Yani hukukun değil gücün üstün tutulduğu zihniyet. İslam ise böyle bir zihniyeti reddeder.
Bu kitabın bu kadar çok okunmasını toplumun sahip olduğu dini anlayışla ancak açıklayabilirim.Boğazına kadar tasavvufa batmış insanlarımıza bu kitap ilaç! gibi gelmiş.
İslamı bu kadar yanlış tanıtan roman tarzında başka bir kitap bulmak sanırım zordur.
Kitabın insanlara vermek istediği anlayış;kalbin temiz olduktan sonra dilediğin gibi yaşayabilirsin şeklinde özetlenebilir.Bu anlayışın ise İslam diniyle uzaktan yakından bir alakası olamaz.Bu kitabı okuyarak tasavvufun ne kadar İslamdan uzak bir anlayış olduğunu bir kere daha görmüş oldum.Dinlerini anlamak için Kur'an'a ve Peygamberin sahih sünnetine bakmayanlar tasavvufun hakla batılı birbirine karıştıran prebsibleriyle oyalanıp dursunlar.Kısacası bu kitap ılımlı İslam projeleri uygulayanlar için bir başvuru kaynağı da olabilir.
Bir ülkenin tarihi bu kadar yanlış yazılabilir mi? Herkesin Türk olduğunu ispat edebilmek ve farklı etnik toplulukların varlığını inkar edebilmek için ne yazıkki yakın tarihimiz tamamen çarpıtıldı.Bu çarpık tarih anlayışının oluşturduğu sorunlarla boğuşmaktan bir türlü kendimize gelemiyoruz. Zaten tarihe övdü ve sövgü açısından bakan yaygın anlayışımız da bizde olumlu bir tarih bilincinin oluşmasını engelledi.
Ancak bu kitapta adı geçen yazarlarımızın katkılarıyla eleştirel tarih anlayışıyla tanışma imkanına kavuşma şansımız var.Bu tür kitapların sayılarının artması çarpık tarih anlayışının etkisini önemli ölçüde azaltabilir.
Düzene bağlı din anlayışının ülkemizdeki temsilcisi Y. Nuri Öztürk yine misyonuna uygun bir kitap yazmış. Mesele statükoyu her alanda savunmak olunca din de bunun malzemesi haline getiriliyor. Laikliğin İslamda bulunduğunu, mevcut düzene aykırı ne kadar İslami hüküm varsa aslında bunların dinde yeri olmadığını ispatlamak! Y. Nuri gibi resmi dinin görevlilerine düşüyor. Bu durum tam da Ali Şeriati'nin kavramsallaştırdığı gibi ''dine karşı din'' oluşturmaktır. Bu kitapta yapıldığı gibi Atatürkle İmam Ebu Hanife'nin amaçlarının aynılığını savunmanin ne tarihi, ne ilmi, ne de dini bir değeri olabilir.Bu durum, dinin kurulu düzenin bir payandası olarak görülmesinden ibaret bir İslam ile aldatma durumu olabilir ancak.