Toplam yorum: 3.285.048
Bu ayki yorum: 6.574
E-Dergi
SelenEskibina Tarafından Yapılan Yorumlar
Atilla İlhan, zamanla edinilmiş sinema ile ilgili tecrübeleriyle bize yeşilçam dönemini anlatıyor. Özellikle sinema bölümünde okuyanların boş zamanlarında severek okuyacağı bir kitap olduğuna inanıyorum. Ayrıca sinemaseverler ve Türk sinemasının tarihini merak edenler için çok güzel bir kitap. Kitap, Atilla İlhan'la iki gün süren bir röportajdan oluşmuş, Yeşilçam film afişleri ve bazı sahnelerden alınmış resimlerle süslenmiş.
Gizli Akşam Yemeği'ni okurken yalnızca Leonardo Da Vinci'nin "Son Akşam Yemeği" adlı eserinin hikayesini öğrenmekle kalmıyor, aynı zamanda hristiyanlık dini ve hristiyanlar hakkında da birçok bilgiyle karşılaşıyorsunuz. Olaylar inanılmaz sürükleyici bir şekilde anlatılmış. Leonardo Da Vinci'nin de içinde bulunduğu hikaye, sizi alıp "Son Akşam Yemeği"nin yapıldığı tarihe götürüyor. Çok severek ve merakla okuduğum bu kitabı herkese tavsiye ediyorum.
Aylak Adam, aslında herkesin içinde varolan; ama kimsenin dışarı çıkaramadığı bir kişiliğin romanıdır. Aylaklık, isteyip de yapamadığımız, toplumsal düzenin izin vermediği bir davranış biçimidir çünkü. Okurken bazı yerlerinde özendiğim, bazı yerlerinde ise küçümsediğim davranışlarıyla bizim yapamadığımızı yapan, düzene inat sonsuz özgürlüğüne sahip çıkan bir ‘Aylak Adam’ ile karşı karşıyayız. Romandaki Aylak Adam’a o kadar alışıyorsunuz ki hikayenin yarısından sonra onun yapabileceği davranışları kestirebilir hale geliyorsunuz. İşte böyle bir ‘Sevimli Aylak Adam’ romandaki. Aylaklık ve aylaklıkla dolu bir yaşam adına okuyabileceğimiz gerçeklerle dolu bu romandaki akıcı anlatımdan kaynaklanıyor olabilir bu aylaklığa alışmamızın nedeni. Sıkıcı bir iş olarak görülen ‘aylaklık’, sıkıcı olmadığı kanıtlanırcasına güzel anlatılmış ve bu nedenle insan bazı anlarda aylaklığa özeniyor bile.
Araf, içerik bakımından çok ilgi çekici, okurken sürükleyici,bize yararı olabilecek birçok yeni bilgi ile dolu bir roman. Roman, dil bakımından da çok hoşuma gitti. Akıcı ve okuyanı sıkmayacak bir dille yazılmış. Ben Araf’ı okurken özellikle içerisindeki ince düşünülmüş detaylardan çok etkilendim. Elif Şafak, birçok kültürü ve dini birden işleyerek bize başka milletler hakkında da bilgi edinme şansı vermiş. Bunun yanında farklı milletlerden olan birkaç insanın aynı ev içersinde nasıl düzen içinde yaşadığını göstermiş. Birbirine hiç benzemeyen kültürlere ve dinlere sahip olan gençlerin birbirlerine saygılı olmaları bu romanın en anlamlı ve en ilgi çekici yanı benim için. Kısacası Araf, birden fazla dini, kültürü ve milleti konu alan, bunları en ince ayrıntılarıyla inceleyen, dostluk bağıyla süslenmiş çok güzel bir roman. Bu romanın en büyük özelliği bir evde farklı özelliklerdeki dört kişi ve onların arkadaşları Debra ile Gail’in arasında geçiyor olması. Hepsinin ayrı bir özelliği olması, yazarın bize farklı hayatları bir çerçevede göstermeye çalıştığının bir göstergesi. Bence çok başarılı, istenen konuları çok güzel işlemiş bir roman. Kesinlikle tavsiye ederim...
Bir romanı elimize aldığımızda ondan ne bekleriz? Okuduğumuz romanların çoğunda var olan gerçekçi bir olaylar dizisi, karakterler ve onların iç dünyaları, hissettikleri, düşündükleri, yaşantıları, yaşadıkları yer, tarih vb. Tüm bunlar klasik roman şeklinin sahip olduğu unsurlardır. Fakat Sevgili Arsız Ölüm, tüm bu bildiğimiz, hep karşılaştığımız romanlardan çok daha farklı, klasiklik ilkesinden çok uzak bir roman. Ele aldığı konu birçok romanda rastlayabileceğiniz bir konu: Köylü insanların yaşantısı ve köyden kente göç. Aslında köyden kente göç bu romanda ağırlık verilen bir öğe olmamış; fakat köylü insanların yaşayış biçimleri, sahip oldukları davranışlar, inançlar, ilginç âdetler ve aralarındaki ilişkiler esas olarak işlenen konu olarak karşımıza çıkıyor. Yazar olağandışı bir olay örgüsü ve destansı bir dille yazdığı bu romana aynı zamanda mizahî bir tatta katmış. Gerek karakterler gerekse yaşanan olaylar oldukça gülünç bir hale bürünmüş. Bir nevi gülümsemek için okunacak bir kitap gibi görülebilir Sevgili Arsız Ölüm.