Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

zulcenahayn Tarafından Yapılan Yorumlar

30.01.2008

Bu kitapta İngiliz Devlet Arşivi’ne ait gizli belgeler yer alıyor.

Mesela 30 Nisan 1908’de İngiliz Dış İşleri Bakanı’nın İstanbul’daki İngiliz Büyükelçiliğine gönderdiği gizli belgede şöyle bir bölüm var: “Van, Ermeni ihtilalcilerinin merkezi durumuna geldi. Ermeni militanlar dinamitle yirmi askeri, mart ayında da elli kişiyi öldürdüler. Militanlar çok güzel örgütlerle Osmanlı otoritelerini tehlikeye koyuyorlar. Hareketleri çok hesaplı bir genel katliam amacı taşıyor.” (Sayfa 109)


Kitapta yer alan diğer gizli raporlardan birkaçı da şunlar:


- İstanbul’dan Mardin’e kadar bütün bölgeleri gezdik. Üç ay önce, Ermenilerin tek bir adam kalmayıncaya kadar kesildiğini duymuştuk, oysa duyduklarımızın hiç biri doğru değildi. Zaten ben bu katliamı her zaman kuşkuyla karşılamıştım. Fransızlar Türkleri mandaları altına almak istiyorlardı; bunun için de dünyanın kuşkusunu Türklerin üstüne çekmek gerekirdi. (General James Harbord’un 10 Ekim 1919 tarihli raporu.)


- Ermenilerin Müslüman komşularını kesmesinden hiç şüphe etmem. Erivan’ı kontrol altında tutan Taşnak çetesine en küçük bir güven göstermemek gerekir. Taşnaklar müthiş bir vahşetle çalışıyorlar ve talihsiz Ermenilerin hiç de yararına hareket etmiyorlar. (İngiliz Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Eyre Crowe’dan İngiliz Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı George Kidston’a, 28 Kasım 1919)


- Fransız gruplarının üçte biri Fransız askerlerden, gerisi yerli Ermenilerdendir. Ermeni askerleri 18 bin kişidir. Türk milli hareketi gittikçe büyüyor. Muhtemelen Fransız üniforması giyen Ermenilerin aşırı hareketleri Türkleri tahrik etmiş olmalıdır. Türkler Ermenilerden nefret ediyor, bu nefret onları sokaklarda Fransız üniformasıyla görünce büsbütün arttı. Ancak Maraş’ta 20 bin Ermeni’nin öldürüldüğü tamamen hayaldir. (İngiliz Dışişleri Bakanlığı toplantı raporundan, 28 Şubat 1920)

Aynı yazışmalarda, şöyle bir paragraf daha var:

"Ermeni intikam hareketleri o derece korkunç bir ölçüde çoğaldı ki, Fransız askeri komutası bile Ermenileri karşı müdahaleye kendini zorunlu gördü."
30.01.2008

Kitabın konusu : Osmanlı kan kaybetmeye başladığı andan itibaren, Rusya’nın da her geçen gün bölgeye yaklaşmasıyla, Ermeniler kaynamaya başlamıştır. Oysa Anadolu’nun Müslüman halkı, Ermenilere karşı inanılmaz bir hoşgörüyle yaklaşmıştır. Sözgelimi, İngiliz Yüzbaşı Fred Burnaby, 93 Harbinin hazırlıkları sürerken (1876) Trakya’dan Batum’a kadar at sırtında Anadolu’yu gezer, uğradığı vilayetlerde yetkililerle görüşür, devlet dairelerini ve hapishaneleri ziyaret eder.

Yüzbaşı Burnaby, uğradığı her hapishanede kalpazanlık suçuyla yatan birden çok Ermeni görür. “Sadık millet” olarak adlandırılan Ermeniler, adeta ülke ekonomisi için kara delik olmuşlar, yoksul milletin kazancına göz dikmişlerdir.
29.01.2008

Kitap, İstanbul’un fethinden Rusların İstanbul önlerine kadar geldiği dönemi, Avrupalıların gözünden anlatıyor.
Kitabın merkezinde, İtalya sınırları içindeki Ferrara şehri var. Türklerin dört yüz yıllık serüvenine; belgeler, yazışmalar, yerel tarihçiler eşliğinde, bu şehirden bakılıyor.

Kitabın yazarı Ricci, "Türkler herhangi bir halk değildi, aksine, Avrupa tarihinin hem içinde, hem dışındaydılar" diyor. Bu yargının doğru olup olmadığını bilmiyorum. Fakat Avrupalıların, "Türklerin elinden her türlü insani niteliği aldığını" (Sayfa 125) iyi biliyorum. Sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türklerle (Müslümanlarla) ilgili kararlarına bakmak bile, bunu gösterecektir...
16.11.2007

Yazar, kendi ifadesiyle Yahudi karşıtı değildir, fakat Yahudilerle ilgili gerçekleri de insanlarla paylaşmak istemektedir.

Eserin yazarı bir Amerikalı. Kitabını 1925 yılında tamamlamış. Görülmeyen El’in yazılış amacı; Yahudilerin Avrupa ve Rusya’da yaptıkları fenalıkları belgeleriyle ortaya koyup Amerikan halkını yaklaşan tehlikeye karşı uyarmak...

Amerika, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Yahudilerin kontrolüne girdi. Kont Cherep Speredovich, korkusunda ve tahmininde haklı çıkmış görünüyor.

Kitap, Hıristiyanları bilgilendirmek ve tetikte olmalarını sağlamak amacıyla yazılmış olsa da, bu konu bizi de yakından ilgilendiriyor.
10.10.2007

Sayın Gencer, genç yaşına rağmen gerçekten de iyi bir iş çıkarmış. Zaten bu kitap, kendisinin yüksek lisans teziymiş.

Kitapta, Türk-Amerikan ilişkilerinin başlangıcı da var. Fakat kitabın asıl konusu, Amerikan misyonerlerinin Osmanlı topraklarında yaptığı faaliyetler ve Amerikan Yakın Doğu Yardım Komitesi'nin Anadolu ve Amerika'daki icraatları.