Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

zulcenahayn Tarafından Yapılan Yorumlar

29.08.2006

Gerçekten muhteşem bir kitap.Sayın Erbakan'ı ve onun üstlendiği kutlu davasını yakından tanımak isteyenler mutlaka bu kitabı okusunlar.Peki bu kitabta neler var merak ediyorsanız kitabın içindekiler bölümünü olduğu gibi buraya yazıyorum:
ERBAKAN'ın Özgeçmişi
Bir Kahramanın Öyküsü
Şanlı Bir Mücadelenin Tarihçesi
Erbakan Nasıl Bir Ortamda Mücadele Veriyordu?
MSP döneminde devrim niteliğindeki hizmetler
Erbakan'ın Misyonu
Milli Görüş'ün Müjdecileri
Güç Dengeleri Ve Erbakan
Altın Sözler
Siyasi Feraset
Tarihi Hesaplaşma
Refah Yol Kuruluyor
İzmir ECO Bakanlar Konseyi ve “D-8” ler
D - 8'ler ve Yeni Bir Dünya
Refah - Yol ve Şahsiyetli Dış Politika (Uzakdoğu Gezisi)
Çekiç Güç Meselesi
Refah - Yol Yıkılıyor
Çekilmez Oldular
Tenkit'te Dostluk ve Dürüstlük
Zafer Niçin Gecikti ?
Milli Görüş İktidarını Bekleyen Tehlikeler ve Alınması Gereken Tedbirler
Milli Görüş Medeniyetinin Yayılma Şansı
ERBAKAN ve Dokuz'lu Çete
ERBAKAN’ı Anlamak!
Seni Özlüyoruz
Son Söz
29.08.2006

Şu çılgın türkler kitabı maneviyat bilgisinden nasipsiz yazarı tarafından içinde maneviyattan eser yok şekliyle hazırlanmış sıradan bir kitaptır.Yani bi çanakkale savaşı bu kadar manevi olaylardan yoksun yazılır.çanakkale savaşı sırasında ordumuza yardım eden allah dostlarından,düşman askerlerini içine alan o toz bulutundan,bu savaşta gazi olan askerlerimizin birçoğunun söylediğine göre savaş esnasında kendilerine yardım eden at üstünde yeşil sarıklı yeşil cübbeli kişilerden hiç bahsediliyor mu bu kitapta? Askerlerimizin yedi düvele karşı destan yazmasında en büyük etken olan iman gücünden bahsediliyor mu? Bu olaylar adeta yok sayılıyor yazar tarafından. belki bilinçli bir şekilde yazmamıştır. belki de düşmandır bu tür manevi olaylara inanmıyor da olabilir ama eğer sen bir tarihçi isen bu tür olaylara inanmıyor olsan da yazmak zorundasın.Nerde kaldı senin objektifliğin? Genelde bizim ülkemiz kitap okuma oranları bakımından en geri kalmış ülkelerden olduğundan okuyanlar bile nasıl kitap okuyacaklarını bilmiyorlar.
27.06.2006

Üstad Necip Fazıl bu eserinde, İbni teymiyye ve Mevdudi hakkındaki görüşlerinde yerden göğe kadar haklıdır.Üstadı suçlamaya kalkanlar hadlerini bilsinler.Necip Fazıl'ın suçladığı ve daha da ileri giderek kafirlikle itham ettiği zatları etraflıca araştırırlarsa üstadın bu tespitlerinde ne kadar isabetli olduğunu müşahade etmiş olurlar...
13.06.2006

Arkadaşlar! Dinimiz felsefe ile meşgul olmayı,felsefe ile ilgil kitapları okumayı hoşgörmemektedir.Bu kitapta felsefeyi özendirici bir niteliğe haiz olduğundan yararlı değil aksine zararlıdır.Çünkü felsefenin kaynağı akıldır. Filozof, çeşitli bilgileri düzene koyarak madde, hayat, yaratılış, dünyâ rûh, âlem, ölüm ve sonrası gibi konulara aklına dayanarak cevaplar bulmaya çalışır. Bunu yaparken bulduğu cevapların Allahü teâlâ tarafından gönderilen dinlere uyup uymamasına bakmaz. Bu sebeple doğru yoldan ayrılırlar. Felsefecilerin ortaya koyduğu bilgiler, gerek fen bilgilerinin değişmesi, gerekse sonra gelen filozofların öncekilerden farklı düşünmesi sebebiyle ya kısmen yâhut tamâmen değişir. Bu îtibârla sonra gelenler önce gelenleri dâimâ tenkid etmekle veya onların felsefelerini yıkmakla işe başlarlar. Akıl yalnız başına yol gösterici değildir. Dînin rehberliğine muhtaçtır. Yoksa sapıtır. Bunun için din büyükleri îtikâdın bozulabileceğini bildikleri için, felsefe ile uğraşmaktan men etmişlerdir. Nitekim İbn-i Sînâ ve Fârâbî gibi zâtlar felsefecilerin kitapları ile çok meşgûl olduklarından sapıtmışlardır...
30.05.2006

1
Geçenlerde meşhur “Liberal” bir yazarın köşesinde, hararetle böyle bir kitabı tavsiye ettiğini gördüm. (Entelektüel ve siyasi bir kişilik olarak Hz.Aişe - M.Canan Ceylan)

Beni en çok da, yazının sonunda yaptığı yorum etkiledi. Çünkü önemli ipucu veriyordu. Yorum mealen şöyleydi: ” Görüldüğü gibi Müslüman entel kadınlar istediğimiz konuma kendiliklerinden hızla geliyorlar. Başörtüsü ve irtica suçlaması ile üzerlerine gidilmesi bu süreci uzatıyor. Kendi hallerine bırakırsak neticeye ulaşmamız daha çabuk olacak!”

Bu yorum üzerine kitabı alıp, baştan sona dikkatlice okudum. Tahmin ettiğimden daha bozuk ve zararlı gördüm. Aslında hepsini okumaya lüzüm yok.Önsözü okuyunca işin vahameti hemen anlaşılıyor. Çünkü, kitabın yazılmasına destek veren, alkış tutan, mezhepsizliği, reformculuğu yayan kimseler; bilerek veya bilmeyerek dinin temeline dinamit koyanlar.(Prof.Mehmet S.Hatipoğlu, Prof.Mehmet Aydın, Prof.Hayrettin Karaman, Ekrem Sağıroğlu, Ali Bulaç, Yaşar Kaplan)

Sözde hazret-i Aişe validemiz methediliyor, fakat sinsice, bu mübarek annemizin, ulviliği, yüceliği, âlimliği, müctehidliği yok ediliyor. Hafızalara, feminist, müzik, eğlence, süs düşkünü sıradan “entel” bir kadın imajı yerleştiriliyor. Kendisinden, sanki rol arkadaşı gibi, aişe, geldi, aişe gitti gibi saygısızca bahsediliyor. Peygamber efendimizden, dört büyük halifeden ve Eshab-ı kiramdan bahsederken de aynı saygısızlık sürdürülüyor. “Hazreti”, “aleyhisselam”, “Radıyallühü anh” gibi ifadelerle saygı olmayacağı iddia ediliyor.

“Kılavuzu karga olanın.... “ diye bir atasözü vardır. Bu entel bayanımız da, Seyyid Kutub gibi, Eshabı kiram ve Türk düşmanı, fitneci, isyancı, sosyalist fikirli birini kendine kılavuz edinmiş, çünkü, hidayetine bu vesile olmuş. Hal böyle olunca başka ne beklenir?