Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

Çepni55 Tarafından Yapılan Yorumlar

04.06.2006

2000 ylının kavşağında Türkistan'ın iki mümtaz aydını, kendi çocukluklarından ve atayurtlarından yola çıkarak hayata, aşka, edebiyata, tarihe, dünya siyasetine ve çevreye kadar pek çok ortak meseleyi tartışmaya başlarsa sonuçta nasıl bir tablo çıkar ortaya diye düşündüğünüzde, cevap "Şafak Sancısı"dır kısaca. Gün yüzlü bir tarihten karanlık bir geceye geçildiği dönemde, kendi topraklarından kararmış gönülleri aydınlatmak üzere gökyüzüne fırlatılan bu iki sancılı gönül, Avrasya aydınlarına has köklerine bağlı tutumlarıyla bölgelerinin ve dünyanın geleceğini cesaretle ve bir sohbetin sıcaklığı içerisinde tartışıyorlar. Her iki yazarın da çocukluk ve gençlik yıllarından izlere de rastlayabiliyorsunuz.
04.06.2006

serbest vezinle yazılmış ve daha çok kişiye özel gibi görünen şiirlerden oluşan bir eser. İmgeler ve şairde saklı anlamlarla dolu...

Bercesteler var elbette ama benim aradan kaç yıl geçse de aklımda yer edecek iki mısra şunlar;

Benimse ellerim darmadağın tuğlalar taşımaktan...

Sabahları uyanmak için tutuyorum gülüşünü aklımda....

04.06.2006

Ömer Seyfettin’in biyografisinin sunulduğu ve bazı edebi eserlerinin örnekleriyle desteklenen kitap Türk Hikayeciliğinin en önemli isimlerinden birisi olan Ömer Seyfettin’i daha yakından tanımamızı sağlıyor. Şiirle başlayıp hikayeciliğe kadar uzanan kısa hayatında nicelik ve nitelik olarak üst seviyede eserler vermiş olan Ömer Seyfettin’in özellikle Osmanlı’nın yıkılış dönemindeki buhranlı yıllardan çıkardığı büyük eserler olduğunu idrak edeceksiniz.
04.06.2006

Zamana Adanmış Sözler zamanları da aşmış bir şiir haline gelmiştir. Üniversite mahfillerinde sıkça okunana şiir bundan sonraki kuşakları da cezp edecek gibi görünüyor.

Senin kalbinden sürgün oldum ilkin
Bütün sürgünlüklerim bir bak1ma bu sürgünün bir süregi
Bütün törenlerin söylenlerin ayinlerin yortularin disinda
Sana geldim ayaklarina kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layik olmasam da
Uzatma dünya sürgünümü benim
Günesi bahardan koparip
Bir tuz bulutu gibi
Savuran yüregime
Ah uzatma dünya sürgünümü benim
Nice yoruldugum ayakabilarimdan degil
Ayaklarimdan belli
Lambalar egri
Aynalar akrep melegi
Zaman çarpilmis atin son hayali
Ev miras degil mirasin hayaleti
Ey gönlümün dogurdugu
Büyüttügü emzirdigi
Kus tüyünden
Ve kus südünden
Geceler ve gündüzlerde
Insanliga anit gibi yükselttigi
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünüm benim
Bütün siirlerde söyledigim sensin
Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin
Seni saklamak için görüntülerinden faydalandim Salome'nin Belkis'in
Bosunaydi saklamaya çalismam öylesine asikarsin bellisin
Kuslar uçar senin gönlünü taklit için
Ellerinden devsirir bahar çiçeklerini
Deniz gözlerinden alir sonsuzlugun haberini
Ey gönüllerin en yumusagi en derini
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim
Yillar geçti sapan ölümsüz iz birakti toprakta
Yildizlara uzaniphep seni sordum gece yarilarinda
Çati katlarinda bodrum katlarinda
Gölgendi gecemi aydinlatan essiz lamba
Hep Kanlica'da Emirgan'da
Kandilli'nin kursuni safaklarinda
Seninle söylesip durdum bir ömrün baharinda yazinda
simdi onun birdenbire gelen sonbaharinda
Sana geldim ayaklarina kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layik olmasam da
Ey çagdas Kudüs ( Meryem )
Ey sirrini gönlünde tasiyan Misir ( Züleyha)
Ey ipeklere yumusaklik bagislayan merhametin kalbi
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim
Daglarin yikilisini gördüm bir Venüs bardaginda
Köle gibi satildim pazarlar pazarinda
Günesin sarardigini gördüm Konstantin duvarinda
Senin hayallerinle yandim düslerin civarinda
Gölgendi yansiyip duran bengisu pinarinda
Ölüm düsüncesinin beni sardigi su anda
Verilmemis hesaplarin korkusuyla
Sana geldim ayaklarina kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layik olmasam da
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünüm benim
Ülkendeki kuslardan ne haber vardir
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardir
Ask celladindan ne çikar madem ki yar vardir
Yoktanda vardan da ötede bir Var vardir
Hep suç bende degil beni yakip yikan bir nazar vardir
O sarkiya özenip söylenecek misralar vardir
Sakin kader deme kaderin üstünde bir kader vardir
Ne yapsalar bos göklerden gelen bir karar vardir
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardir
Yanmissam külümden yapilan bir hisar vardir
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardir
Sirlarin sirrina ermek için sende anahtar vardir
Gögsünde sürgününü geri çagiran bir damar vardir
Senden umut kesmem kalbinde merhamet adli bir çinar vardir
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
03.06.2006

Eserlerinde acı çeken, kimsesiz çocuklara sık sık yer vermiş olan Charles Dickens, henüz 12 yaşındayken bir rahip olan babası hapse düştüğünde, birkaç ay boyunca bir boya fabrikasında çalışmak zorunda kalmıştı:
“Annem ve babam oldukça memnun olmuşlardı. 20 yaşında olsam, dil okulunda başarı göstersem ve Cambridge’e gitseydim, bu kadar memnun olmazlardı.”