Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Çepni55 Tarafından Yapılan Yorumlar
Semerkand, gerçekten de sürükleyici, güzel bir kitap. Ancak benim içeriğiyle ilgili ciddi itirazlarım var. Müslüman bir Türk kimliğiyle baktığımda Amin Maalouf'un tam da Batılıların istediği tarzda bir roman yazdığını görüyorum; oryantalist! Kitabı yaklaşık 11 yıl önce okudum, aklımda kaldığım kadarıyla Çağrı Bey ve Tuğrul Bey iki barbar, istilacı, Selçuklular medeniyetsiz, Haşhaşiler ve Hassan Sabbah idealist savaşçılar, vezir Nizamülmülk Türklere satılmış bir köpek olarak lanse ediliyordu. Eserin kahramanı Ömer Hayyam'dı sanırım. Halen daha Batılı ülkelerde Omar adının onun sayesinde kullanıldığını öğrenmek, sıfırın hikayesi vs. gayet güzeldi. Bu arada Maalouf'un Yüzüncü Ad ve Afrikalı Leo adlı kitaplarını da okudum. Onlarda da durum çok farklı değildi. Sıkı bir Türk düşmanı Maalouf!
Erol Kılınç'ın ülkücü kimliğiyle bizzat içinde bulunduğu ve aktif olarak yaşadığı 1960-80 dönemini anlatan kitabı. Bugün bile romantizim kokan süslemelerle anlatılan ve adına 68 gençliği denilen Sovyetler güdümündeki, aldatılmış, gayrı milli güruhun serüvenini ve onların karşısında yer alan Ülkücülerin durumlarını anlatıyor Kılınç. O zamandan beri genelde haksızlığa uğramış, yok sayılmış milliyetçi gençlerin sesini bugüne duyurabilmek için yapıyor biraz da bunu. Döneme ilgi duyanlar için mühim bir kitap.
Kitap iki bölümden müteşekkil; birinci kısımda İstiklal Mahkemeleriyle ilgili süreç anlatılıyor. Niçin kuruldu, işlevleri nelerdi, neler yaptı, özellikleri neydi? gibi suallerin cevapları veriliyor. İkinci bölümde ise Sivas'ta yaşanan bir yargılama süreci anlatılıyor. Nitekim Sivas örneği bize harbin bitiminden sonraki dönemde mahkemelerin nasıl çalıştığını ve aslında ortalama her türlü muhalefete ve siyasi, ekonomik nüfuz unsurlarınca nasıl kullanıldığını açıkça ortaya koyuyor. Mesela, şapka inkılabı bahanesiyle açılan bir davada, aslında şehrin önde gelen ve CHF'li bir ferdinin, siyasi rakiplerini nasıl bertaraf ettiğini ve konuyu TCF'ye kadar getirebildiğini göstermesi açısından hayli ilgi çekici. Öyle ki, idam edilerek öldürülen Çil Mehmed'in karakteri, alışkamlıkları ve dünya görüşüyle şapka inkılabına hele de din adına karşı çıkacak birisi olmadığı çok açık!
Bu eser asırları aşan büyük şair ve müslüman alim Yunus Emre'mizle ilgili bir kaynak kitap olarak da düşünülebilir. Özellikle İskender Pala'nın Od'undan sonra okunduğunda daha bir anlam kazanıyor. Yunus'un 109 adet şiiri yer alıyor burada. Yalnız çok sevdiğim ve bilinen "Dağlar ile taşlar ile çağırayım Mevlam seni", "Elif Elif Deyu" ve "Araya Araya Bulsam İzini" gibi şiirlerini aramadım desem yalan olur. Son bölüme eklenen sözlük oldukça faydalı olmuş.
Hz. Peygamber (SAV)'in torunlarından birisi olan Hz. Hüseyin ve ailesinin Kerbela'da katledilmeleriyle son bulan son aylarını anlatıyor roman. Kerbela vakası hepimizin içini yakan bir durumdu ve onunla ilgili bazı şeyler biliyordum elbette. Ancak bu romanda meselenin bütün yönlerini anlayabiliyoruz. İslam tarihinin en acı olaylarından birisinin bütün ayrıntılarını bulabilirsiniz. Ahmet Turgut çok ciddi bir araştırma ve Kur'an ayetleriyle destekleyerek yazmış romanı. Tavsiye ederim.