Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Çepni55 Tarafından Yapılan Yorumlar

10.10.2011

Oğlumun büyük bir ısrarla aldırdığı ve sonunda da çok beğendiği bir kitap. Güzelmiş, öyle dedi.
10.10.2011

Öyle 20 farklı dile çevrilecek bir eser olmadığını düşünüyorum. Belki de büyük bir beklentiyle yaklaştığım için olsa gerek. Oryantalist bir hikaueydi bence. Mesnevi ya da Bostan'daki hikayelerin modern hali gibi, belki biraz Simyacı gibi. Abartılı bir tanıtımı ve abartılı beğenileri olan bir kitap.
09.10.2011

10 Haziran 2008 günü Türk edebiyatının en büyük romancısı dünya edebiyatının ise en büyüklerinden birisi olan Kırgız yazar Cengiz Aytmatov 80 yaşında hayata veda etti.
Aytmatov'un kalemine olan hayranlığımı -ki pek kimselere hayranlık duyan birisi değilimdir- anlatacak sözleri toparlamakta güçlük çekiyorum. Onunla ilgili bir konferans vermiştim; küçük bir ilçeye o büyük yazarı anlatmıştım. Sadık bir okuru idim ama yüzünü görmek, elini sıkmak kısmet olmadı. Oysa hayatta tanışmayı en çok istediğim insanlardan birisi idi… Babasını Stalin terörüne kurban vermiş, çocukluğu II. Dünya Savaşı’ının yıkıcı ortamında geçmişti. Hiçbir zaman sosyalizm propagandası yapmamış, bütün totaliter rejimlerin karşısında olmuş, ülkesini sevmiş; insanı ve insanî olanı önemsemiştir.
Onun eserleriyle 1997 yılında tanışmıştım. İlk Toprak Ana'yı okumuş, resmen vurulmuştum. Tolgonay’la dertleniyor, Maysalbek'i takdirle anıyor, Aliman'ı ise bir türlü affedemiyordum. Sonra diğerleri geldi. Bir İstanbul yolculuğu sırasında otobüste uyuyup uyanıp okuduğum ve bitirdiğim Beyaz Gemi'yi, çocuğu, Mümin Dede'yi hatta o kötü Orozkul'u nasıl unutabilirim ki? Gün Olur Asra Bedel... Dişi Kurdun Rüyaları... Yüz Yüze... Cemile... Elveda Gülsarı… Tabii ki Al Yazmalım Selvi Boylum...
En son aralık ayında son romanı Dağlar Devrildiğinde'yi okumuş ve iyi ki yazmış demiştim. O roman kimsenin beklemediği bir anda çıktı ortaya. Aytmatovperverler için alışıldık bir tarzı vardı. Yine Kırgız gelenekleri ile modern dünya arasındaki gelgitler aşk, tabiat ve hırs üçgeni kullanılmıştı.
Tartışmasız, Türk Dünyasının en büyük romancısı idi. Nobel edebiyat ödülleri alakalı alakasız isimlere verilirken o hep pas geçilmişti. Ama bu haksızlık onu daha da büyütüyordu. Arkasında bir lobi bir gizli dernek yoktu. Üstelik Asyalı bir Türk’tü. Buna rağmen eserleri dünyada tam 154 farklı dile çevrilmiş, en fazla okunan yazarlardan birisiydi.
Ülkesini, geleneklerini kötülemeden de iyi ve uluslararası yazar olunabileceğinin ispatıdır Aytmatov. Hatta bırakın kötülemeyi o Kırgız geleneklerini savunmuş, kendi ifadesiyle “eserlerinde yerelden milliye, milliden de evrensele ulaşmıştır.”
Aytmatov edebiyat eğitiminden önce veterinerlik eğitimi almıştır. Eserlerindeki hayvan ve tabiat tasvirleri veterinerlik tecrübesiyle de böylesi güçlüdür. Çocuk motifine ayrı bir önem vermiş ve dünya meselelerini mahalli hikâyelerle işlemiştir.
Eserlerinden tek tek söz etmeye kalkmak bu yazının sınırlarını aşar. Mankurtizm kavramını sosyo-psikolojiye katmış, gerçek bir sanatkârdır ve hepsi okunmalıdır ama bilhassa I. Dünya Savaşı yıllarını anlattığı Toprak Ana, Yüz Yüze, bir başyapıt olan Gün Olur Asra Bedel, aşk hikâyeleri Cemile ve Al yazmalım Selvi Boylum ( hani şu Kadir İnanır ile Türkan Şoray’ın da oynadığı Türkiye uyarlaması olan film ) ve Beyaz Gemi mutlaka okunması gereken eserleridir. Bunlardan birçoğu değişik ülkelerde sinema filmi olarak çekilmiştir.
Son yıllarda Türk Dünyası edebiyatı birliği hayalleri vardı. Türk dünyası kendi Nobel'ini oluşturmalı diyordu. Ekim ayında Elazığ’da Hazar Şiir Akşamlarına katılmıştı; “köklerimi buldum” dediği Türkiye’ye sıkça gelirdi. Derlerdi ki, “Aytmatov Kırgızistanlı değil Kırgızistan Aytmatov’ludur” çünkü o küçük kardeş ülkenin Manas Destanıyla birlikte en büyük iki markasından birisiydi.
O artık yaşayan en büyük Türk romancısı değil, gelmiş geçmiş en büyük Türk romancısı. Ötüken'in bir set olarak eserlerini vermesi de doğru bir uygulama, şimdiya kadar tanışmayanlar için güzel bir fırsat.
09.10.2011

Bu kitaptaki maksat hasıl olmuştur sanırım. Merhum Erol Güngör'ü çokça okur, ayrı tutardım ama bu kitapla birlikte Ziya Nur'a da ayrı bir yer açmış oldum gönül kapımda. Dündar Taşer'in Büyük Türkiye'sini yıllar evvel okumuştum, şimdi ayrı bir gözle tekrar bakmak icap eder. Ahmet Turan Alkan Hoca'nın, Mehmed Niyazi, Erol Kılınç, Belma Aksun ve Halil Duruk ile merhum mütefekkir Ziya Nur Aksun üzerine yaptığı sohbetlerin yer aldığı güzel bir derleme olmuş.
09.10.2011

Ziya Nur, Enver Paşa'nın ihtilalciliğini değil ama fikriyatını çok seven bir aydındı. Enver Paşa'yı adeta bir efsane gibi anlatır bu eserinde. Objektik midir? Evet ama yine de Enver Pşa'yı bir Trük kahramanı olarak görmeden de edemez.