Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Çepni55 Tarafından Yapılan Yorumlar
Dağcı, eserleriyle üniversite yıllarımda tanıştığım ve âdeta fahri bir Kırım Türk’ü olmamı sağlayan bir yazardı. Hatta yazarlığından da öte hayatıyla kıymetli bir yazardı. O bir Kırım Tatar’ıydı. 1919’da dünyaya gelmiş; II. Dünya Savaşı’nı cephede yaşamış ve savaş sonrası ülkesinden ayrılmak zorunda kalan yüz binlerce Kırımlıdan biri olarak Londra’ya yerleşmişti. Bütün kitapları Türkiye’de yayımlanmasına rağmen Türkiye’ye hiç gelememiş bir yazardı ve bu hâliyle dünyada eşi olmayan bir örnekti belki de. Dağcı’nın eserlerinin hemen hemen tamamı Kırım’da geçen hikâye ve anılardan oluşur. Kırım’ın asli unsuru olan Türklerin bilhassa Stalin döneminde uğradığı zulümler ve nihayetinde 18 Mayıs 1944 tarihli ‘Büyük Kırım Sürgünü’ ile Türklerin yok edildiği bir Kırım projesinin gerçekleşmesine kadar uzanan hazin süreç anlatılır. Bu anlamda Dağcı, mazlum Kırım Türklerinin ve hatta sadece Kırım Türklerinin değil, sürgüne maruz bırakılan diğer Kırım halklarının da sesi olmuştur.
Bu küçük hacimli eserini 18 Mayıs 1944 sürgününde hayatını kaybeden Kırım Türklerine ithaf etmş ve 4 kitaptan oluşan 'Yansılar' serisine adeta bir "epilog" yapmıştır.
Dağcı'nın 1999 yılında yayınlanmış eseridir. İsminden de anlaşılacağı üzere hatıralarını anlatmaktadır. Bir kısmını Yansılar'da anlattığı olayları, kronolojiye uygun olarak verir. Doğumu, Kırım, çocukluğu, Rus baskısı, II. Dünya Savaşı, Alman işgali, esaret yılları, mültecilik dönemi, İngiltere'ye gelişi ve sonrasındaki yazarlık serüveni. Dağcı sevenler için kaçırılmaması gereken bir kitap.
Aliya'nın 'Doğu-Batı Arasında İslam' adlı kitabının özetinin geçildiği, yine onun otobiyografik eseri 'Tarihe Tanıklığım'dan da alıntılar yapılarak hayatının anlatıldığı, biraz da yazarın görüşlerinin yer aldığı bir kitap. Sırf o değerli şahsiyeti; Aliya İzzetbegoviç'i anlatıyor olması bile kitabın okunması için yeterli bir sebeptir bana göre.
Şemdin Sakık'ın mektuplarından oluşan bir kitap. PKK sorunuyla ilgili içeriden bir bakış var. Bazı yorum ve tespitlerine katılmasam da çoğunun dinlenilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sonuçta bizim için terörist, PKK içinse hain olarak görünen bir isim ama özellikle Dağa çıkışlar, kardeşi Sırrı Sakık, teröristbaşı ve örgütün iç yüzüyle ilgili önemli tespitleri var. Sakık'ın masum olmadığı açık ama yine de kulak vermek gerekiyor.
Simon Kuper ve Stefan Syzmanski'nin birlikte kaleme aldıkları bir kitap Futbolun Şifreleri. Rakamların sıklıkla kullanıldığı ve bu rakamlar üzerine futbolun geleneği ve geleceği üzerine görüşlerin belirtildiği bir kitap. Bazı yerleri zorlama olsa da ilgi çeken ve Kuper'in kendine has üslubunu yansıtan bir çalışma olmuş.