Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Çepni55 Tarafından Yapılan Yorumlar

23.01.2011

İlber Hocanın I. Meşrutiyetten günümüze kadar uzanan zaman dilimindeki hadiselere bakış açısını yansıttığı, çoğu çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanmış yazılarından derlenen kitabı. İlgi çekici ve akıcı bir eser.
31.12.2010

Necip Fazıl'ın kendine has üslubu ile adeta "Bir At Divanı" olmuş bu kitap. İngiliz atlarının soyunun Türk ve Arap coğrafyasına dayanması gibi ilginç bilgiler var içinde. Sadece Türklerin değil hatta bizden de fazla diğer milletlerin at ile olan sergüzeştleri anlatılıyor. Bu mübarek hayvanla ilgili aklınıza gelebilecek herşey mevcut bu kitapta...
12.11.2010

Şah ve Sultan titiz bir çalışmanın ürünü her şeyden evvel. Ancak İskender Pala’ya böyle bir romanı yazdıran esas faktör iki hükümdarın kudretlerinden ziyade şairlikleridir. Gerek divan edebiyatına gerekse de halk edebiyatına çok önemli mısralar bırakmıştır iki hükümdar da…

Pala, romanı yazarken tarafsız kaldığını belirtmişti. Hakikaten de öyle yapmış ama cümleler tarafsız değillerdir. Nihayetinde ben ilk başlardaki sertliği ve hırçınlığına rağmen sonralarda iyice olgunlaşan, örnek bir sultan gördüm Yavuz’da. Zaten seviyordum kendisini daha bir sevdim. Şah İsmail ise bana yazarın onca tarafsızlığına rağmen kötü olarak göründü.

Her iki tarafın da Türk/Türkmen olduğu bir muharebe Çaldıran. Şah İsmail için değil ama Yavuz için mezhebin hiçbir önemi olmadığını, önemli olanın devlete bağlılığın olduğunu görebiliyoruz. Zaten bu yüzden isyan etmeyen hiçbir topluluğa bir müdahalesi olmuyor. Tebriz’in Şah’ın ve Sultan’ın ellerine geçişyle birlikte yaşananlar oldukça açık nitekim.

Osmanlı’ın Safevi’ye göre gerçek bir devlet odluğunu görebiliyoruz. Taha Akyol’un tabiriyle Çaldıran’da iki ordu değil iki zihniyet/anlayış karşı karşıya geliyor. Ve kuruluşundaki Türk unsurlara rağmen ilerleyen süreçteki Şiileşme/İranlılaşma açıkça gösteriyor ki, şayet o gün kazanan taraf Şah İsmail olsa idi biz bugün Türk değil İranlı olacaktık. Bu nedenle Yavuz Selim, çok önemli bir işe imza atmış oluyor.

Yavuz’un daha şehzade iken Tebriz’deki saraya gitmesi, çölde bir aslanı öldürmesi… Bir de Timur’un Ankara Savaşında mağlup ettiği Yıldırım’ın eşini esir alıp, çırılçıplak soyması ve komutanlarına içki servisi yaptırması nedeniyle daha sonraki Osmanlı padişahlarının Türk kadınlarla evlenmekten imtina ettiklerini, böyle bir riske girmek istemediklerini öğrendik.

Neticede bu bir roman. Romanın ana unsuru ise aşk… Taçlı yahut Bihruze adlı dünyalar güzeline aşık olanların hikayesi biraz da. Şiirlerle süslenen ve o kadar aşığına rağmen eline erkek eli değmeyen bir ahu gözlünün hikayesi biraz da… Yavuz’u o çok meşhur küpesinin de sebeb-i hikmetinin aşka dair olduğunu bildik bir de… İhtimal, kurgu da olsa.

Bu arada Yavuz’a Şam’da aşık olan cariyenin küçük hikayesi de çok hüzzamdı. O nasıl bir sevdaymış ki, aşığını bulunca kendini kaybetmiş…

Kitapta birkaç küçük hata da vardı, bizzat İskender Pala hocama mail atıp, yollayacağım. Son olarak şöyle bitirelim;


Şîrler pençe-i kahrımdan olurken lerzân
Beni bir gözleri âhûya zebûn etti felek.


( Benim pençemin korkusundan arslanlar(bile) titrerken
Felek beni bir ahu gözlüye esir etti… )
05.11.2010

Ömer Seyfettin, Türk hikayeciliğinde bir zirvedir; bu kesin. Bu kitapta da onun önemli hikayeleri var. Ben sadece birinie dikkat çekmek istiyorum; Nakarat. II. Meşrutiyet zamanında Bulgaristan'da görev yapan bir Türk subayının, aşık olduğu Bulgar kızının söylediği bir türkünün hikayesi. Bir devrin anatomisini sunması açısından enfes bir hikayedir; naş, naş Çargrad naş...
05.11.2010

Süreç şudur; yıllar geçtikçe daha iyileri gelir çünkü zaman yeninin lehine işler ancak ben bugün bile Türk edebiyatında Ömer Seyfettin'in üstünde bir hikayeci tanımıyorum; görmüyorum... Bilen varsa söylesin! Sadece "Nakarat" hikayesi bile bir devrin ruh halini ortaya koymaya yeter de artar bile...

Tahir Alangu'nun ilk basımı 1968'de yapılmış ve gerçekten çok titiz bir ürün bu kitap. Ömer Seyfettin'le ilgili açık bir nokta bırakmamış neredeyse. Ömer Seyfettin'i seven, araştıran herkes için çok önemli bir kaynak kitap olmuş. Çok genç yaşta kaybettiğimiz bu büyük hikayecimizi anlamak için bire bir; oldukça başarılı bir çalışma...