Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Çepni55 Tarafından Yapılan Yorumlar

09.12.2009

Aslında bir Peyami Safa değil tam bir Server Bedii eseri. Elbette Safa'nın Canan ve Şimşek'te verdiği baskın kadın modelleri ile köle yaptığı erkekler bunda da var. Ancak edebi yönü üstadın kendi ismini kullanmamasından da anlaşılacağı gibi diğerlerine nazaran daha geride. Ancak Peyami Safa o kadar iyi bir yazar ki, üstün körü yazmaya çalışsa bile yine de çok başarılı oluyor. Bir sinema senaryosu kıvamındaki bu eseri de hayli süsürkleyici. Çabucak bitiyor; devrin Şişli/Beyoğlu muhitiyle ilgili tespitlerine de dikkatlerimizi celb ediyor. Tavsiye edilir...
11.11.2009

İletişim Yayınlarının artık iyice bir marka haline gelen “Futbol Kitapları” serisinin son ürünü “Adana Futbolu” kitabı olmuş. Adanaspor ve Demirspor’un ağırlıklı olarak ele alındığı kitabı iki genç isim, Mustafa Uçar ve Yavuz Yıldırım derlemişler. farklı yazarlar olması farklı bakış açıları getirmiş. Adana'nın yüzmedeki başarılarını öğrenmek sürpriz oldu benim için. Kitap sanki bir yerde tıkanmış kalmış hissi uyandı bende, ama bu kitaptan değil de anlattığı hikâyeden kaynaklanmış! Zira Adana futbolu 90’larla birlikte çöküşe geçmiş. Muharrem Gülergin isminden layıkıyla söz edilmiş. Belediye, mahalle ve Aytaç Durak ilişkileri de dikkate değer konuları oluşturmuş.
11.11.2009

Benim gibi Trabzonspor'u tutmayan okurlar için vasatın altında bir kitap olmuş diye düşünüyorum. İletişim'den Hakan Kulçağlu imzasıyla çıkan TS kitabıyla kıyaslanamaz bile; o üst düzey bir çalışma idi bu ise tamamen BMN'ye yönelik olmuş. Dar kalıplara sıkışmış, şişkin bir tribün egosunun olduğu, kendilerinde farklı gördükleri şeylerin aslında tüm taraftarlar için geçerli olduğu ihmal edilmiş bir çalışma. Mesela 25 yıldır şampiyon olunmamasına rağmen bekliyor olmak "biz başarı için sevmedik" şeklinde özetlenmiş, iyi de biz Samsunsporlular, Bursaspor, Kocaelispor, Sakaryaspor vs. ler ne oluyoruz bu durumda?

Yanlış anlaşılma olmasın, tüm tribüncü çalışmaları benzer yansımalar verecektir. Kendi camiasına güzel gelebilirken, tarafsız ya da karşıt cephedeki okurlar için anlamsız olacaktır. Neticede bir taraftar sitesinin forum içeriği yazılanlar. Nesnellik gibi bir iddiası zaten yok.
11.11.2009

Nevzat Hoca, şahsi hikayesiyle birlikte Türk millyetçiliği ve ülkücü hareketin hikayesini de anlatıyor aslında. Onun ki zaman zaman rahmetli Türkeş ile de çelişen daha dindar bir milliyetçilik. İki konunun altını çizmek lazım. Birincisi "bizim yapmayı istediğimiz ama nereden başlayacağımızı bile bilemediğimiz şeyleri Fethullah Gülen Hocaefendi ve arkadaşları yapmıştır; bu anlamda çok takdir ediyorum" demesi. İkincisi ise hapis yatıp, mahkemeler yaşadığı ülkücü hareketin 12 Eylül öncesine sıkı sıkıya sahip çıkması ve toz kondurmaması... ülkücü camiaya ilgi duyanların, belki belli kısımlarında aynı düşünmesler bile okumaları gereken bir kitap olduğu kanısındayım.
11.11.2009

Taha Akyol, neticede bir Türk milliyetçisidir ama kitapta empati kurmaya çalışmış, belgelere dayanarak yıllarca suyu çıkarılan bu konuya insani bir pencereden bakmaya çalışmıştır. Bu anlamda da kendisini en az kitaptaki başarılı anlatım kadar kutlamak lazım. Niçin tehcir ve nasıl tehcir konularına vurgu yaparken; meseleye farklı açılardan bakmayı ihmal etmemiş. İlaveten verilen VCD de hayli anlamlı olmuş.