Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
Çepni55 Tarafından Yapılan Yorumlar
Yaşar Kemal'in epey kitabını okudum. Bu da oldukça başarılı. Kendini okutyor..Gerek başlangıçtaki o uzun tabiat tasvirleriyle, gerek yerel ağızla konuşmalarıyla onun tarzı. Bilmiyorum filmi çekildi mi ama iyi bir dizi film de olur bu seriden. Anlatmayı başarabilecek miyim bilmiyorum lakin birkaç tespitimi paylaşmak istiyorum. Başarılı bir roman ama Yaşar Kemal'in bence çok da baskın olmayan Kürt kimliğine, nasıl desem, çok abandığını hissettim. Hatta beni rahatsız bile etti. Çünkü, evet Kürt bir ailenin çocuğu, bu bir kusur değil, ayrıca olumlu ya da olumsuz bir şey de değil. Ancak sadece doğup büyüdüğü köy değil, neredeyse bütün bir civar Türkmenlerden müteşekkil. Yani Kürtler yok. Buna rağmen mesela bu roman gibi mübadeleyi anlatan, Ege sahilinde geçen, bir ada hikayesinde bile bir şekilde Kürtleri katmış. Oysa öykünün mekan ve olaylarının uygun olduğu bir konu olsa da katsa anlarım ama "o kasabada Türkler, Rumlar, Çerkezler ve Kürtler(!) de vardı." yazmak,yani epeyce zorlama olmuş.
Serinin ana hikayesi mübadele esnasında Rumların boşalttığı, Ege'deki küçük bir adaya yerleşen insanlar. Yani bir deniz, ada ve mübadele romanı.
Yaşar Kemal'in iyi bir romancı olduğunu, kendine has bir üslubu olduğunu burada da görüyoruz. 508 sayfalık bir roman olmasına rağmen okutuyor kendini. İlk romanda ön plana çıkan Poyraz ve Vasili karakterleri burada da varlıklarını sürdürürken, yeni karakterler de ekleniyor ve ada sakinlerinin sayısı artıyor. Dönemin sosyo politik yansımalarını başarılı bir şekilde vermiş. Savaş karşıtlığı çok iyi verilmiş. Özetle oldukça başarılı bir ikinci romandı.
Yaşar Kemal'in yaklaşık 1750 sayfayı bulan, Bir Ada Hikayesi dörtlemesini her ay bir kitabını okuyarak bitirdim. Özünde bir mübadele romanı olan seride, Türk-Yunan nüfus mübadelesi sonucunda Kuzey Ege'de Türkiye'ye yakın bir yerde bulunan bir kurgu ada olan Karınca Adası'nda yaşayan Rumların birkaç gün içinde adayı, yani yurtlarını terk etmeleri ile başlayan hikayede, buraya gelen bir Birinci Dünya Savaşı ve Milli Mücadele gazisi olduğu iddia edilen genç bir insan var. Tek başına bu adaya gelip yerleşen Poyraz/Abbas ilerleyen süreçte adada tek kalmayacak. Mübadeleden kaçıp orada kalmayı tercih eden bir Rum ve sonrasında merkezi yönetim tarafından bu adaya yönlendirilen Türk/Müslüman mübadil ve muhacirler gelmeye başlar. İlk romanda iki kişi olan ada sakini sayısı ilerleyen romanlarla birlikte hızla artmaya başlar.
Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın uzun zamandır üzerinde çalıştığı kitabı Fatih Sultan Mehmed piyasa çıktı. Hoca, Doğu’nun ve Batı’nın Efendisi olarak nitelendirdiği ve eşsiz bir padişah olarak portresini çizdiği Fatih’in yaşadığı dönemi anlatıyor. Bunu yaparken sadece onun kişisel hayatını değil, devrin sosyo-politik yapısını, Osmanlı’yı ve fethettiği ya da etkileşime girdiği çevresini de kaleme alan Ortaylı, Fatih’in fikir dünyası ve uygulamalarının altını çizerken, bir yandan da İstanbul’un Fethi’nden, ölümüne kadar pek çok konuda halen cevabı aranan soruların peşinde koşuyor.
Günümüz Türkiyesi'nde hemen her kesimin üzerinde ittifak ederek beğendiği nadir tarihi şahsiyet Fatih Sultan Mehmed olabilir. Artık maalesef ortak değerlerimiz pek kalmadı. Şahsen benim de Osmanlı padişahları arasında ilk üçümde yer alan kişidir adaşım sultan. İlber Ortaylı, bir tarihçi olarak iyi bildiği ancak bir Türk aydını olarak da hayranlık duyduğu bir insanın portresini yazmış.
Bozkırın İnsanlık Türküsü Cengiz Aytmatov, 2021 yılında hatta onun doğum günü olan 12 aralıkta piyasaya çıkmıştı. Sonrasında kitap okuma grupları ya da okul etkinliklerinde paylaşımlarımız oldu. Çeşitli edebiyat dergilerinde, internet sitelerinde hakkında yazılar çıktı. Gelgelelim birkaç sene içinde kitabın baskısı tükendi ancak sorulmaya devam etti. İşte bu süreçte, ilk kitabın genişletilmiş yeni bir halini, yeni yayınevinde çıkarmaya karar verdik.
Kitap yine üç bölümden müteşekkil; ilkinde Aytmatov’u ve eserlerini yazdım. Her eseriyle ilgili inceleme yazısı ve eserden bazı alıntılar koydum. Böylece benim bakış açımdan, eser incelemeleri okumuş olacaksınız. İkinci bölümde tamamen onun sözleri üzerinden kurguladığım hayali bir röportajını okuyacaksınız. Üçüncü bölümde ise muhtelif tarihlerde Aytmatov ile ilgili yazmış olduğum yazıları ya da yaptığım konuşmaların metinlerini bulacaksınız.