Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
nihat058 Tarafından Yapılan Yorumlar
İkinci Dünya Savaşı yıllarında Almanya’da başlayan gizemli bir macera. Üstelik tarihin en acımasız ve ünlü kişiliklerinden biri var perde arkasında: Hitler. Ama olaylar günümüzde ve ülkemizde sürüyor. Kahramanımız Akın işsiz bir gazetecidir, bir Alman haber ajansından çok cazip bir teklif alır. Üstelik ajansta patronu olacak genç kadın da çok çekicidir. Ama bu teklifin arkasında farklı sebepler vardır. Şövalyeler, tarihin karanlık sayfalarına gömülmüş bir sır, Neonaziler… Akın kendisine verilen ilk görevi araştırmaya başladığında macera da tüm hızıyla başlayacaktır. Hevesli gazetecinin ilk haberi babasının hayatı olacaktır. Ama babasının hayatı onun sandığı kadar basit ve sıradan değildir…
Aliyar Dengiz ilk kitabı “Baba Oğul ve Hayal”de sınırları Türkiye’yi aşan hızlı bir macera sunuyor okura. Tempoyu bir an bile düşürmeden, gerilim dozu ustaca ayarlanmış bir hikâye anlatıyor. Romanın daha ilk sayfalarında bu heyecanlı maceranın tadına varacak ve kitabı elinizden bırakamayacaksınız.
Fransız bir yazar tarafından kaleme alınmış, ama altına “Amerikanca” imza atılmış bir eleştiriler yumağı. Ama aynı zamanda son derece tempolu ve gerilimli bir polisiye. Ortada doktor bir seri katil, kendini televizyonda izlediklerinin seyrine kaptırmış geçkince bir kadın, onun heyecanlarının esiri olan kocası var. Ve sahte bir rehine alma olayı, sonra da tabiî ki, ille de FBI. "Yanlış Rehine"de klasik bir Amerikan polisiyesinin tüm ögeleri yerli yerinde. Ama derinden ve çok güçlü bir eleştirel yanı var bu romanın. Amerikan toplumunu, devletini, medyasını topa tutuyor.
John T. Parker takma adıyla yazan, hakkında hiçbir bir bilgi bulunamayan yazarın hikâyesindeki seri katil sosyal güvence sistemine nefret duyan ve bu yüzden kendini yaşlıları öldürmeye adamış bir geriatri uzmanı. Romanın diğer iki kahramanı ise bir karıkoca. Kadın yıllarını televizyon karışısında geçirmiş, bu yüzden polisiye olayların işleyişini gayet iyi biliyor ve bu bilgisini kocasından öç almak, hayatına yeni bir renk getirmek için ilginç bir biçimde kullanıyor. Bu ilginç kahramanlara elbette çok renkli başka kişilikler de eşlik ediyor: haber için her şeye hazır televizyoncular, kokuşmuş politikacılar, FBI uzmanları, danışmanlar, psikolog ve psikopatlar. Daha fazla söze ne gerek: karşınızda tüm ihtişamıyla, cazip bir polisiye. Üstelik sadece bir polisiye roman olmanın çok ötesinde.
Hayranlarına bir asır gibi gelen ayrılığın ardından Glenn Meade yeni romanıyla karşınızda: "Buz Kapanı." Komplo, cinayetler, CİA, Rus Mafyası ve insanlık dramları… Jennifer, annesini esrarengiz bir olayda kaybetmiştir. Kardeşi de aynı gece kendisini tekerlekli sandalyeye bağlayacak kadar derin bir yara almıştır. Üstelik ailenin babası da ortadan kaybolmuştur. Jennifer’ın hayatı zor ve hüzünlüdür. Ancak babasının cesedi İsviçre Alplerinde donmuş olarak bulunduğunda zorluk tehlikeye dönüşecek, hayatına gerilimli bir macera hâkim olacaktır. Cesedi teşhiş etmek için çıktığı yolculuk aslında ailesinin yaşadığı dramın nedenini ve babasının gizemli geçmişini de ortaya çıkarır. Ama olaylar bununla sınırlı kalmaz. Aslında her şeyin temelinde müthiş bir komplo yatmaktadır.
Glenn Meade’in olağanüstü aksiyon yeteneği bu romanda da kendini gösteriyor. Okuyucu aralıksız bir heyecan dalgasına kaptırıyor kendini. Olaylar birbirini izliyor, kahramanlar gerçek birer kişilik olarak ortaya çıkıyor, cinayetler sanki yanı başınızda işleniyor. Ve siz bu nefes kesen kaçıp kovalamacanın tam ortasında buluyorsunuz kendinizi. "Buz Kapanı" kuruluyor, okuyucu romanın sonuna gelene kadar bu kapandan kurtulamıyor. Dikkat!
Bu romanın her satırından kan sızıyor... Kitaba adını veren, planlı ve kanlı katil Cerrah gerilimi her an ayakta tutuyor.
Dr. Catherine Cordell Savannah’da seri cinayetler işleyen bir katilin vahşi saldırısına uğramıştır. Saldırgandan onu silahla vurarak kurtulmayı başarmıştır. Şimdi Boston’dadır. Ancak başka bir katil bu kentte de gerilim yaratmaktadır. Kadınların rahimlerini kesip alan ve korkunç işkencelere tabi tutan adama Cerrah adı verilmektedir. Catherine Cordell birdenbire bu katilin de hedefi haline gelecektir.
Çok satanlar listesinin müdavimlerinden Tess Gerritsen’in insan bedenini ve ruhunu en ince ayrıntısına kadar tarif ettiği tıbbî gerilim romanlarından beşincisi olan "Cerrah", inandırıcı kahramanları, sürükleyici diyalogları ve sürekli tırmanan gerilim duygusuyla bu türü sevenlerin hayran olacağı tarzda bir roman. Doğan Kitap’ın yılın gerilim romanı olmasını beklediği "Cerrah"da Gerritsen tıpkı kahramanının neşterini kullandığı gibi kalemini ustaca oynatıyor.
Kadınlara ve tangoya tutkundu. Bir de dedesine... Onun yaşadıkları yönlendiriyordu sanki hayatını. Bir gün karısı ve sevgilisi tarafından terk edildiğinde, kendini tutkusuna verdi iyice. Tepebaşı’nda dedesinden kalma bir eve yerleşti ve onun romanını yazmaya başladı, büyük bir heyecanla.
Ayşe Akdeniz, "Ateşle Tango"da günümüz erkeklerinden birini seçiyor kendine kahraman olarak, ama bir yandan da 1930’lara uzanan başka bir hikâye kuruyor. Ferhat’ın psikolojik sorunları ile dedesinin yaşadıkları birbirine geçiyor. Ustaca kurgulanmış romanın sonunda da okuyucuyu büyük bir sürpriz bekliyor. Aşkın, maceranın, gizemin ve tarihin harmanlandığı "Ateşle Tango" size heyecan dolu saatler vaat ediyor.