Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Tansu Gök Tarafından Yapılan Yorumlar
ilk 2 kitabın gerisinde kalmış. Yazar kitabın sonsöz bölümünde de sanki bu durumu bizzat "aslında yazmaya niyetim yoktu ama siz okurların ısrarı ile yazdım" tarzında bir cümleyle zorlama bir kitap olduğunu itiraf etmiş. Kitabın baş kısımlarındaki tarihi gerçek kişiliklerin üzerinde okuru düşünmeye sevk eden bölümleri bu eleştirimin dışında tutuyorum.
okurken defalarca roman mı yoksa gerçek bir otobiyografi mi olduğu hususunda ikileme düştüğüm bir eser. İyi ki okumuşum diyorum. Roma tarihini hiç böyle düşünmemiştim. Arada 2000 senelik bir zaman olmasına rağmen pek çok olgunun bu gün bile hala geçerliliğini koruduğunu öğrendim. Bu güne has bir uygulama olduğunu düşündüğüm pek çok şeyin o zamanlar da var olduğunu öğrendim. Bu güne farklı bir gözle bakabilmek için o günü anlatan bu kitabın okunmasını şiddetle tavsiye ederim.
Uzunca bir süre yayına çıkmasını bekledim. Fakat TTK yeniden yayınlamayınca sahaflarda aramaya karar verdim. Biraz zor edindim ama değdi doğrusu. Türk tarihine meraklı tüm arkadaşlara tavsiye ederim. Zira çok dağınık olarak sunulan ve ziyadesiyle eksik bilinen Göktürkler hakkında oldukça geniş, güncel ve yeni bilgileri bir arada sunan bir eser.
Erhan Afyoncu beğenerek izlediğim bir tarihçi. Bu kitabını da ilgiyle okudum. Kitap daha ziyade Fatih Sultan Mehmet'in ilk tahta çıkışından itibarenki hayatını, İstanbulun fethiti ve dönemin bazı olaylarını anlatıyor. İçerik olarak gayet bilgilendirici ama kitabın ismi sadece ilgi çekmek amaçlı konmuş diyebilirim. İçerdiği konulardan sadece birinde Turuva meselesine kısacık değinerek Fatihe atfedilen Turuvanın intikamını alma cümlesine bir açıklama getirmiş .
Oldukça hazin ve ne ülkeme ne de milletime yakışmayan bir hadise konu edilmiş. Keşke (dönemin gereği olararak belki siyaseten mecbur kalındıysa bile) o gemideki çaresiz insanlar ülkemiz karasularından veya topraklarından daha insancıl bir şekilde uzaklaştırılmış olsalardı.
Elbette ki tarihimizin kirli, karanlık yüzleriyle de yüzleşilmeli. Ama bu yüzleşmeyi yaparken olayın geçtiği dönemin konjöktörkeri de daha iyi ele alınıp objektif olunmalı. Çok çok medeni batı insan avına çıkmışken, ve bu avı bir şekilde bizim ülkemizde dahi sürdürürken herşey olup bittikten sonra tüm bu rezaletin yegane sorumlusu bizmişiz gibi gösterilmeye çalışılması da pek adil olmasa gerek.
Bu kitapta tam da bu yapılmış demiyorum ama sanki gemi gelmeden önceki antisemitist hareketler çevre ülkelerdekilere nazaran fazla ön plana çıkarılarak öyle bir his yaratılmış diyorum. Kitapta adı geçen bazı antiseminist makaleler ise yazarları itibarıyla daha çok tek bir kitleyi değil Türk olmayan tüm ırkları düşman sayan mantığın ürünüdür. Bu yüzden o yazarlara anti seministtiler diyemeyiz. Aşırı derecede ırkçıydılar demek daha uygun. Ama bu bile o dönem için normal sayılabilir zira o yüzyıl avrupalının icat ettiği aşırı ırkçı fikir ve uygulamaların yüzyılıydı.