Toplam yorum: 3.284.924
Bu ayki yorum: 6.430

E-Dergi

sevvallsirin Tarafından Yapılan Yorumlar

17.12.2025

Ahmet Mithat Efendi’nin Hâce-i Evvel lakabının hakkını verdiği eserde iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Kitap, 19. yüzyıl İstanbul’unun ışıltılı ama bir o kadar karanlık Beyoğlu sokaklarında, henüz 17 yaşındaki Kalyopi’nin düşüşünü ve küllerinden doğuşunu anlatıyor. Beni en etkileyen, yazarın dönemin ahlakçı kalıplarını yıkarak düşmüş kadın figürüne karşı sergilediği devrimci tutum oldu.
Lütfi Bey üzerinden verilen eğitimle rehabilitasyon mesajı, bugünün perspektifinden bakınca biraz didaktik gelebilir ama döneminin şartları düşünüldüğünde muazzam cesaret örneği. Yazarın araya girip okuyucuyla sohbet etmesi, sanki bir kahvehanede meddah dinliyormuşsunuz hissi uyandırıyor. Kalyopi’nin sadece bir mağdur değil, aynı zamanda öğrenmeye ve değişime aç bir birey olarak çizilmesi eseri zamansız kılmış. Toplumsal önyargıları sorgulatan, kalemini şefkatle kullanan bu 'tezli roman', Türk edebiyatındaki kadın temsilinin köklerini anlamak isteyen herkesin kütüphanesinde olmalı.
24.10.2025

Rumeli’de Ramazan Geceleri, Osmanlı'nın son dönem Balkanlar’ına sevgi dolu bir selam gibi. Bu öykü derlemesi, siyasi karmaşanın yaşandığı dönemde, onun dışındaki insana odaklanıyor.
Kitabın en büyüleyici yanı, yazarın tarafsız ve nüktedan üslubuyla yarattığı Ramazan atmosferi. Kendinizi iftar sonrası kahvehanelerde, yayılan Türk kahvesi ve nargile kokusu eşliğinde anlatılan sıcak hikâyeler meclisinde buluyorsunuz. Hikâyeler, aşk, talih ve günlük hayatın komiklikleri üzerine kurulu, adeta modern bir Binbir Gece Masalları tadında.
Nušić'in Rumeli Türkçesi'ne olan hâkimiyeti takdire şayan. Eserin Sırpça aslındaki Türkçe kelimeler, dönemin kültürel etkileşimini, çok uluslu yaşam zenginliğini hissettiriyor. Yazarın insancıl mizahı ve kültürel derinliği, kitabı sadece tarihi belge değil aynı zamanda Balkanların ortak geçmişine bir edebi köprü yapıyor.
Eski Rumeli hayatının sıcaklığını, mizahını ve kültürel zenginliğini arayanlar için kaçırılmaması gereken, keyifli ve samimi bir eser.
24.10.2025

Sermet Muhtar Alus'un Eski Çapkın Anlatıyor'u, benim için keyifli bir zamanda yolculuk oldu. Roman, II. Abdülhamit dönemi İstanbul'unun sosyal yaşamını, Tosun Bey adlı bir "eski çapkının" anıları üzerinden aktarıyor.
En güçlü yanı, yazarın üslubu. Tosun Bey'in hikâyeleri, kuru bir anlatıdan ziyade, bol manili ve Rumca esprilerle süslü, sıcak bir meddah performansı havasında. Alus, sadece çapkınlık maceralarını değil; giyim kuşamdan içki meclislerine kadar o dönemin kaybolan İstanbul beyefendiliğini, samimi ve nüktedan bir dille canlandırıyor.
Kendinizi Beyoğlu'nda bir gazinoda hissettiren bu "İstanbulist" tavır, eseri edebi bir portreye dönüştürüyor. Yer yer tempo düşse de, kitabı okurken Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın mizahi gerçekçiliğinin izlerini bulmak mümkün.
Eski İstanbul'un zarif, alaycı ve hayat dolu ruhunu yakalamak isteyenler için Eski Çapkın Anlatıyor mutlaka keşfedilmesi gereken, kıymetli bir hazine.
04.01.2025

Halid Ziya Uşaklıgil’in "Onu Beklerken" adlı eseri, beni derinden etkileyen bir hikâye oldu. Kölelik, özgürlük ve aidiyet kavramlarını sorgulatan bu eser, dönemin toplumsal yapısını çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Afrika’dan koparılıp Osmanlı’ya getirilen genç bir kızın yaşamı, insanın köklerinden koparılmasının ne kadar yıkıcı olabileceğini hissettirdi.

Yazarın detaylı betimlemeleri ve karakterlerin duygusal dünyasını ustalıkla aktarması, hikâyeyi daha da etkileyici kılıyor. Okurken hem hüzünlendim hem de insanın özgürlük mücadelesine duyduğum saygı arttı. Eser, toplumsal adaletsizlikleri sorgulamak ve empati kurmak isteyen herkes için okunması gereken bir başyapıt. Halid Ziya’nın kalemi, insan ruhunu anlamakta ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
04.01.2025

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın "Meyhanede Kadınlar" adlı eseri, mizahi dili ve güçlü toplumsal gözlemleriyle beni derinden etkiledi. Cumhuriyet’in ilanından sonra değişen toplumsal yapıyı ve kadınların modernleşme sürecinde yaşadığı zorlukları eğlenceli bir dille ele alıyor. Bahriye Hanım’ın cesur tavrı, bir yandan güldürürken bir yandan düşündürüyor.

Meyhanede yaşanan olaylar, kadınların özgürlükleri için verdiği mücadeleyi ve toplumun bu değişime karşı tepkisini ustaca yansıtıyor. Gürpınar, modernleşen kadın figürünü mizahi ve canlı bir atmosferde sunarak dönemin toplumsal ikilemlerine ışık tutuyor.

Bu eser, yalnızca dönemi anlamak için değil, toplumsal değişimler üzerine düşünmek için de harika bir fırsat. Mizah ve eleştiriyi ustalıkla harmanlayan Gürpınar, okuru hem eğlendiriyor hem de sorgulatıyor. Kadın hakları ve toplumsal dönüşümlerle ilgilenen herkesin okuması gereken bir kitap!