Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
Funda Otruş Tarafından Yapılan Yorumlar
Mübadele yılları ve o yılların aileleri nasıl dağıttığını, hayatlarını nasıl ikiye böldüğünü anlatan güzel bir araştırma yazısı. Gerçek hayat hikayeleri olması, yazarın bu araştırmayı aynı zamanda roman gibi yazması kitabın okunurluluğunu artırmış. Kitapta anlatılan ailelerden tanıdıklar olması benim için daha da duygusallaştırıyor konuyu. Yazar o yılların dramını tanıklarıyla anlatarak mübadale yılları ile ilgili daha doğru bilgiler edinmemizi sağlamış.
Etkileyici bir gerçek yaşam öyküsü... Akıcı bir anlatımla yazılmış. Zaten kadının öyle bir hikayesi var ki, bir çırpıda hepsini öğrenmek istiyorsunuz. Kah kadınla birlikte sinirleniyor ve bütün intikamları almak istiyorsunuz kah onunla birlikte hüzünleniyor ve bir anda duygusallaşıyorsunuz. Küçücük bir kızın gösterdiği inanılmaz cesaret ve sonrasında erkekler dünyasında etkili bir yer edinen kadının gücü sizi derinden etkiliyor. Haksızlıklar, hayatta kalmak için verilen inanılmaz bir mücadele ve en sonunda kazanılan zafer... Kendinizi kadından alıkoyamıyor ve hayranlıkla hikayeye ortak oluyorsunuz. Kesinlikle etkileyici...
Bir tarafta, hayatın renkleri, kışkırtıcılığı, zevkleri, diğer tarafta insanın kendi doğruları ve değerleri...İnsan bütün bunları dengelemeye çalışırken ne hayattan ne değerlerinden vazgeçebiliyor. Paulo Coelho, yaşamın ikilemlerini ve karakterlerin bu ikilemleri yaşayış psikolojisini vermekte yine çok başarılı. Yazarın nefes almak kadar doğal olan cinsellik konusunu, bu kadar yalın, bu kadar çoşkulu ve iki cins arasındaki farklılığı bu derece doğru ortaya koyuşu gerçekten etkileyici...Bence erkekler de bu kitabı okumalı!!!
Okumayı söktüğümden beri kitap okurum. Seçtiğim romanlarda özellikle karakterlerin yaşadığı psikolojinin aktarılış tarzı ilgimi çeker. Bu yüzden Amerika'nın en güçlü yazarlarından, Paul Auster :( bana tamamen uzak bir yazar. Bir kitabı okurken bu kadar sıkıldığımı ve bunaldığımı hatırlamıyorum. İnsanların da her yerde en çok satan kitap listesine giren bu yazarı, reklam sebebiyle okuduğunu ve beğendiğini düşünüyorum. Kitapta o kadar gereksiz uzatmalar ve ifadeler mevcut ki asıl anlamdan uzaklaşıyor, kendinizi kitaptaki karakterle bütünleştiremiyor ve dolayısıyla hikayeye ortak olamıyorsunuz. Bence kitabın en güzel yeri tanıtım yazısı. Yazı o kadar başarılı ki insan kitabı hemen almak istiyor. Ama kitabı okumaya başlar başlamaz pişmanlık hemen baş gösteriyor. Bu kadar ünlü bir yazarın kitapta vermeye çalıştığı karakter psikolojisinin bu kadar sıradan olması, derin olmaya çalışılırken yüzeyselliğin bu kadar yüze çarpması insana "Paul Auster mi?? Kesinlikle hayır" dedirtiyor. Paul Auster okuyucuyu hikayeye ortak edemiyor... Yazarın soğukluğu kalemine yansıyor ve okuyucuya gerçekten bir "yanılsama " yaşatıyor.
Ne yazık ki bu tarza sahip yazarların ortak sorunu ilk romanlarında yakaladıkları farklı kurgu daha sonraki romanlarında sıradanlığa dönüştürmeleri. Kitapta, Türk karakterlerin ve Türkiye'nin olması nedeniyle okuduğum kitap, benim için sıradanlığın ötesine geçemedi. Ama sadece bu tarz okuyanların beğenebileceği bir kitap. Yazar, ilk kitabındaki heyecanı yakalayabilmek için yazmaya biraz ara vermeli bence!!!