Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Kamil ÖKSÜZ Tarafından Yapılan Yorumlar

25.02.2014

Evliliğe yönelik merak ettiğim hususlar olduğu için kitabı aldım ve kitabı bir çırpıda da bitirdim.Kitabın içeriği; eşlerin bir birlerini anlama konularında neleri yapmaları gerektiği, eşlerin bir birlerini kırmamak konusunda ne gibi davranışlar içinde olmaları gerektiği, eşler arasında eğitim farkının evliliğe ne gibi etkisinin olacağı, evlendikten sonra eşlerin yaşamlarına ailelerin karışmasının ne gibi sakıncaları beraberinde getireceği ve bu durumda eşlerin ne gibi davranış içerisinde olması gerektiği, kadının doğum yapmasından sonra neler yaşayacağı ve bu durumda eşin ne gibi davranış içerisinde olması gerektiği gibi daha bir çok güzel konuların derlendiği bu kitap dil itibariyle çok akıcı ve okunmaya değer olmuş.Bekâr olmama rağmen kitapdan oldukça fazla istifade ettim. Kitabın dili okuyucuyu teknik dil ile boğmuyor.Evlilik konusunda ileride yaşanması muhtemel kazaların önüne geçmek için bu gibi kitapların okunmasının yararlı olacağını düşünüyorum zira; evlilik iki kişinin aynı çatı altında yaşaması gibi gözükse de iki kişiliğin hayatını idame ettirme konusunda karşılaşacağı zorluklara karşı da mukavemetlerinin arttırılması yönünde bu gibi kitapların yararlı olacağı düşünüyorum. Kitabın elime ulaşmasında katkısı olan kitapyurdu.com ekibine ve kitabı okuyarak bilgilenmemi sağlayan sevgili yazarımız Nevzat Tarhan'a teşekkür ediyorum.
22.02.2014

Hasret: Kırıkkale'nin, Keskin ilçesinde başlayan ve aradan yıllar geçmesine rağmen devam eden bir sevdanın öyküsü. İnsanların, bir birlerini sevmeleri, sevdalanmaları gayet güzel duygulardır;ancak bir birini seven kişilerin evlenmelerine ailelerin karşı çıkması karşısında meydana gelen zorluğun yerini hiç bir güç dolduramamaktadır. Roman da da; Tacettin ile Patricia'nın sevdası gayet güzel şekilde izah edilmiş. Esasında kökünü gerçek olaydan esinlenerek yazılan bu romanın, gerek kahramanları gerekse yaşanılan olayları daha derinlemesine işlenmesi romanı daha da güzel yapabilirdi diye düşünüyorum, zira romanın bazı yerleri çok çabuk geçiştirilmiş. Mesela; Tacettin ile Patricianın bir birlerine sevdalanması çok basite indirilerek izah edilmiş, (Tacettin, Patricia'ya sevdalanıyor, Tacettin'in bey oğlu olmasından dolayı, Patricia'nın Tacettin'in kabul etmesi gibi) bu gibi konular daha detaylı olmuş olsa, yani Tacettin'in teklifinin kabul edilmemesi, bu konuda Tacetin'in biraz daha diretmesi gibi konular olmuş olsa, kitap daha güzel olurdu. Sonuçta; Kitap okumaya değer içerikte yazılmış, kitabın elime ulaşması konusunda emeği geçen kitapyurdu.com ekibine ve yazarımız Canan Tan'a teşekkür ediyorum.
17.02.2014

Ahmet Ümit'in, İstanbul Hatırasından sonra, Beyoğlu'nun en güzel abisi isimli kitabı ile ikinci kitabını okumuş bulunmaktayım, kitabın içeriği çok güzel olmuş, Kitabın içeriğinde, her ne kadar polisiye olaylar anlatılmış ise de, satır aralarında toplumsal gerçekliklere de dem vurması kitabı daha da anlamlandırmış,
İstanbul Hatırasında, katilin kim olduğunu tahmin etmiştim;ama Beyoğlu'nun en güzel abisi isimli kitabında ise katili tahmin etmem de ters köşe oldum şöyle ki; Engin Akça'yı öldüren kişilerin kimler olduğuna ilişkin şüpheler Barbut İhsan ile Kara Nizam'ın üzerinde toplanmıştı, hatta Süleyman'ın bıçak kullanmakta usta olması, maktülün ise bıçak ile öldürülmesi üzerine Engin Akça'yı öldüren kişinin Süleyman olduğunu zannetmeme neden olmuştu, halbuki katilin bu kadar basit tahmin edilmemesi gerekiyormuş :) Başkomiser Nevzat ile, Ali'nin, Zeynep'in evinde yemek yerken, Zeynep'in babasının ve annesinin Sadri hakkında bilgi vermesi olayın düğümünü çözmeme neden oldu. Kitabı, büyük bir keyif ile okudum. Kitap bir yönü ile, evgania ile başkomiser Nevzat'ın gıpta edilecek aşkını da çok güzel şekilde anlatıyor. Ayrıca, kitabın satır aralarında sevgili yazarımız Ahmet Ümit'in Aşk köpekliktir, Beyoğlu Rapsodisi gibi kitaplarından da bahsetmesi gözümden kaçmadı değil, hatta kitabın öyküsünde bahsedilen polisiye yazar da kendisi oluyor tabiki :) Sanırım, polislerin; polisiye yazarlara karşı neler hissettiğini azıcık da olsa bilmemiz için öyküye polisiye yazarı koydu diye düşünüyorum. Umarım, kitapyurdu.com tarafından Everest yayınları biran önce haftalık indirime girer de, Ahmet Ümit'in diğer kitaplarını da alırım. Sonuç olarak kitabı beğeni ile okudum, kitabın elime ulaşmasında emeğini esirgemeyen kitapyurdu.com ekibine, böyle güzel bir kitabı okumamı sağlayan sevgili yazarımız Ahmet Ümit'e çok teşekkür ediyorum.
11.02.2014

Yoksulluğun, çaresizliğin iliklerimize kadar işlemiş olduğu zamanlarda, türk milletinin tam bağımsızlık uğruna canını dişine takarak imkansızı başarması her millete mahsus bir durum değildir. 1921-1922 yıllarının Türkiye’sinin, gerek ordu olarak gerekse ekonomik olarak kendinden sayıca ve daha başka bir çok konuda üstün olan düşmanlarına karşı savaşması ve bu savaşı kazanması mükemmel bir durumdur.
Biz, milli mücalede döneminde sadece Yunanlılar ile mücalede etmedik, sadece emperyalist güçler ile de mücadele etmedik, emperyalist güçlerin içimizde ve dışımızda etkisi altında olan ve milli mücadelenin düşmanı olan güçler ile de savaştık. Milli mücalede döneminde gerek İstanbul hükümetinin gerekse, din kisvesi altında emperyalist güçlerin himayesini kabul eden zihniyet ile de mücalede ettik.
Türk milletinin bağımsızlık savaşının nelerden ibaret olduğunun anlaşılması için Şu Çılgın Türkler’i okumak ve anlamanın yeterli olacağını zannetmiyorum, aynı zamanda Turgut Özakman’ın; Diriliş, Şu Çılgın Türkler Kıbrıs, Cumhuriyet -1 ve Cumhuriyet -2 olmak üzere diğer başlıca kitaplarının da okunması dedelerimizin, nenelerimizin bağımsızlık uğruna nelerden feragat ettiklerini anlama konusunda pusula görevi görecektir.
Türk milletinin, milli mücadele döneminde yapmış olduğu vatan savunması her millete nasip olacak bir savunma değildir, şayet; milli mücadele döneminde emperyalist güçlerin savaşı kazanmış olması, günümüzün Irak’ının başına gelenlerin daha fazlasının o zamanlar bizim de başımıza gelmesi hiç de zor olmayacaktır. Sonuç itibariyle, böyle güzel bir eseri bizlere kazandırdığı için rahmetli Turgut Özakman’a teşekkür ediyorum, mekanı cennet olsun.
02.02.2014

Ahmet Ümit'in İstanbul Hatırası kitabına hayran kaldım. Kitabın türü polisiye olmasına rağmen, okuyucuya çok daha fazla katkı sunmuş olması yadsınamaz. Şöyle ki; kitap da işlenen konular anlatılır iken İstanbul'un tarihinden de bahsetmesi okuyucuya doyurucu bir zevk sunuyor, açıkçası ben kitabı büyük bir heyecanla ve hiç de sıkılmadan okudum çünkü kitabın içeriği ve dili çok akıcı haliyle de insanı sıkmıyor. Nevzat Başkomiserin, Adem Yezgan'ın iş yerinde, Demir'e ait kartvizite ulaşana kadar katillerin Leyla ile Namık olabileceğini tahmin etmiştim; zira Namık cerrah idi ve ölen kurbanların da ölüm şekilleri cerrahi ustalık gerektiriyordu, daha sonra Başkomiser Nevzat'ın, Adem Yezgan'ın odasında çocukluk arkadaşı Demir'e ait kartvizit bulması olayın seyrini değiştirdi ve kitabı daha da zevkli hale getirdi. Zaten katillerin Yekta ile Demir olduğuna ilişkin ip ucunu Demir yeemekte vermişti;ama Nevzat'ın arkadaşlarından yana şüphesi olmadığından pek de bunu önemsemedi, ne zaman ki Adem Yezgan'ın odasında Yekta ile Demir'in katil olabileceğine ilişkin ip ucu buldu o zaman işin seyri değişti. Sonuç itibariyle; ben kitabı okurken büyük bir zevk aldım, kitabın elime ulaşmasını sağlayan sevgili kitapyurdu.com ekibine ve kitabı okuyarak büyük bir keyif almamı sağlayan değerli yazarımız Ahmet Ümit'e çok teşekkür ediyorum.